Beşiktaş’ın geçen sezonki çifte kupa başarısını tekrarlaması zor ama imkansız değil.
Kartal’da öncelikle Rüştü ve Hakan lige yetişmeli. Savunmanın ilk yarıdaki başarısı devam etmeli. Hücum adamları Nobre, Bobo ve Nihat ile Tabata verimli olmalı. Ve en önemlisi Serdar, Yusuf,?Tello,?Delgado, Uğur gönderilip, yerlerine de işe yarayanlar konulmalı
Bir çifte şampiyonluk sahip olunan gücün üstüne çifte güç katmak demektir. Biri kazanılan coşku ve özgüven ile rakipler üzerinde oluşturulacak baskıdır. Öteki de maddi güçtür.
Önce Beşiktaş yönetimi, sonra teknik direktör ve futbolcu kadrosu bu iki gücü çöpe atarcasına harcadı. Bugün ligin beşinci sırasında bulunmasının başlıca nedenleri bunlardır.
Biraz açalım: Beşiktaş çifte kupanın yarattığı havayı ve getirdiği parayı ki bu 20 milyon avro civarında yakın bir gelirdi, şampiyonluk kimliğinin üstüne koyarak güçlenmekte kullanamadı!
TOPUZ HATASI VE NİHAT HAMLESİ
Mehmet Topuz olayı ilk hata idi. Başkan, gerekli miydi, fiyatı buna değer miydi, iyi araştırmadan bu oyuncuyu transfer etmenin savaşımına girişti. Topuz olayı Aziz Yıldırım’ın gövde gösterisine dönüşürken, en fazla 2,5 milyon avro edecek bir adamın değeri 10,5 milyon avroya çıktı. Aslında burada Aziz Yıldırım da mağluptu. Fiyakası Fenerbahçe’ye pahalıya mal olmuştu.
Püf nokta şuydu: Yıldırım bunun kendisine karşı kullanılmasını önlemeyi başardı da Demirören başaramadı. Ve de bunu örtebilmek için Nihat’ı aldı. Adam nefis bir kariyere sahipti, ama sakatlıktan çıkmıştı ve askerlik yapacak, sezon hazırlıklarına katılamayacaktı. Ve de lütfeder gibi geldi Kartal’a.
Beşiktaş lige, çifte şampiyonluğunun özgüven ve coşkusunu; iyi para kazanmanın transfer yoluyla ağırlığını, şampiyon hocanın karizmasını kullanamadan başladı.
Son ligde Beşiktaş’tan 10’ar puan fark yemiş olan G.Saray’ın Fener’in havası daha yerindeydi yarış başladığında!
Ve bunun sonucu, ilk 6 haftada iki ezeli rakibinden 12’şer puan fark yedi!
Kimine göre iki ezeli rakiple doğan 12 puan fark kapanmazdı. Ancak futbolda garantiler de umutsuzluk da yoktur.
Hoca da oyuncular da bir güvensizlik hastalığına yakalansalar da içlerinde bir gizil güç (potansiyel) taşımaktaydılar.
Savunmaya dayalı başarının üstüne hücumda vuruş becerisini ekleyememek ve son maçta (hatta bir de kupa maçında) iki deneyimli kalecisinden birden mahrum kalmak Beşiktaş’ın savunma gücünü de hırpaladı. Yoksa ilk yarı lideri olurdu. Ferrari’nin de sakatlanması ve iyileşme süresinin uzunluğu Beşiktaş’ın ligin ikinci yarısındaki en büyük sorunu olacak.
İKİNCİ YARIDA İŞLER NASIL DÜZELİR?
Zorlukların yenilmesi öncelikle giderilmesi doğru transferle olasıdır. Ancak transferi engelleyecek iki neden görünmekte:
Bu çalışmayı şimdiki başkan ve gelecek dönemin başkan adaylarından Yıldırım Demirören’in yapması gerekiyor. Gerekiyor da kulüpte para yok! Kaynak başkanın kendisi. O da “ya seçilemez isem” endişesi ile yapmaz ise... Hadi yaptı diyelim, ya başarısız olursa ki bugüne değin transferlerinin yarısı işe yaramadı!
Beşiktaş bu yarışta ayakta kalır, ama şu koşullar yerine gelirse:
1. İki kalecisi de lige yetişmeli
2. Savunma başarısı sürmeli
3. Hücum adamları, özellikle Nihat ve Tabata verimli olmalılar.
4. Keçiboynuzu kadar tat veren oyuncular (Serdar, Yusuf, Tello, Delgado, Uğur) gönderilmeli yerine işe yarayanlar konmalı.
Bir de yarışı yakın geriden kovalamak zarar vermez. Ancak hamlede gecikmemek, zamanını iyi seçip değerlendirmek gerekir.
Denizli’nin gözleri ve sözleri silikti
Mustafa Hoca çifte kupa zaferinde yıprandı.?Dinlenmek istedi, olmadı. Sezon başı Kartal kötü sonuçlar alırken Denizli’nin gülen gözleri ve umutlu sözlerinden eser yoktu
Denizli geçen yıl, gelişinden, çifte şampiyonluğu yakalayışına değin yürünen yolda hemen her işi kendisi yönetti, yönlendirdi. Tüm yükü omuzlarına alması, iki cephede şampiyonluğa yürümek ve bu arada çok sevgili ağabeyini yitirmek onun gerginliklerine tavan yaptırdı. Dinlenmek istedi.
İşte bu durum bile Beşiktaş’a karşı kullanıldı. Yöneticiler de Denizli de durumu yönetemediler!
Sezon başında Beşiktaş, 6 haftada ezeli rakiplerinden 12’şer puan fark yerken teknik direktör Denizli’nin isteksiz, umutsuz, güvensiz bir görüntüsü vardı. O, toplumu bile yönlendiren gözleri ve sözleri silikti! Hoca takımı takım sahadaki yetersizliği ile hocayı olumsuz etkiledi.
KARTAL’IN İLK YARI MAÇLARI
İstanbul Bl-Beşiktaş 1-1
Beşiktaş-Antalyaspor 2-0
Gençlerbirliği-Beşiktaş 0-0
Beşiktaş-Gaziantep 0-0
Galatasaray-Beşiktaş 3-0
Beşiktaş-Kayseri 0-1
Ankara-Beşiktaş 0-3 (H)
Beşiktaş-Denizli 1-0
Beşiktaş-Kasımpaşa 2-1
Eskişehir-Beşiktaş 0-1
Beşiktaş-Ankaragücü 1-0
Trabzon-Beşiktaş 0-2
Beşiktaş-Fenerbahçe 3-0
Sivasspor-Beşiktaş 0-1
Beşiktaş-Diyarbakır 0-0
Manisaspor-Beşiktaş 1-1
Beşiktaş-Bursaspor 2-3
Tabata pahalı bir çözüm oldu
Kontenjan açmak için Zapo’nun gönderilmesi, Delgado’nun sözleşmesinin dondurulması sorunları çok yıpratıcı oldu. Delgado işi Ağustos sonunu buldu. Transfer dönemi bitmek üzereydi, Tabata’ya mecbur kaldılar. Ve de 8,5 milyon avro bonservis ödemeye mecbur olarak!
Beşiktaş’ın bu transfere mecbur olmasının görünmeyen nedeni de Yusuf’a, Tello’ya forvet arkası olarak güvenememekti!
Çıkışın başrolü savunmacılar
İlk 6 haftada 12’şer puan fark yiyen Beşiktaş, sonraki 8 haftada Fener’e 11, G.Saray’a 13 puan fark atıp, 14.haftada 12. sıradan ikinciliğe çıktı! Kartal’ın bu çıkışında dayandığı güç savunması oldu. Daha doğrusu, bunun gol atabilme ile birleşmesiyle. İlk 6 haftada 3 atıp 5 yemişken, sonraki 8 haftada sahada 10 (+3 H) atıp 1 gol yedi!
Son üç haftada da üç gol atıp 4 yediği 2 beraberliği bir yenilgisi var. 17 maçın 11’inde kalesinde gol görmedi!
Yarış, Galatasaray ile Fener arasında!
Önde koşan 5 takımın birbirleriyle oynadıkları maçların sonucuna göre bir puan cetveli oluşturdum. Sonuncu durumda genel durumdaki gibi Beşiktaş var. Beşiktaş önündeki 4 takımdan lig lideri Fener’i yendi, öteki üçüne yenildi. Toplam 10 golün 7’sini bu takımlardan yedi! Beşiktaş 2. yarıda gerekenleri yapamaz ise, Kayseri ile Bursa yarış gerginliğini taşıyamazlarsa ki bunun belirtileri başladı, son 7-8 haftayı Fener ile G.Saray birlikte koşar.
Yatıran transfer yatırımı
Zapo, Cisse, G.Zan’dan ayrılıp, Ferrari, Fink, İsmail, İ.Kaş, Nihat, Tabata, Erhan, Onur, Rıdvan’ı aldı Beşiktaş. Yedisi oynadı. % yüz verimli olan Ferrari, yüzde 60 verimli Fink, İsmail ve Kaş... Gerisi? Hava gazı. Demirören transferlerinde isabet oranı % 40’ı geçmiyordu. Gene o civarda.