F.Bahçe mi kazandı? Antalyaspor mu kaybetti? Sonuca bakarsanız, tabii ki F.Bahçe kazandı. Ama gerçeğe göz atarsanız, Antalyaspor hediye ettiği bir golle puan alabileceği maçı F.Bahçe'ye verdi.
Tıpkı 26 Eylül 2009'da Antalya'da oynanan ilk maçtaki gibi... Yine cümbür cemaat hücuma çıkış... Yine büyük bir hata... Ve yine amatör takım edasını çağrıştırarak yenilen bir gol! Hatırlayın, oyun 1-1 sürerken ve Antalyaspor topyekun hücum ederken kaptırılan bir topla F.Bahçe karşı alana geçmiş, Semih bomboş durumda fileleri havalandırmış ve 89. dakikadaki bu golle takımını 2-1 galip getirmişti.
Tıpkı 26 Eylül 2009'da Antalya'da oynanan ilk maçtaki gibi... Yine cümbür cemaat hücuma çıkış... Yine büyük bir hata... Ve yine amatör takım edasını çağrıştırarak yenilen bir gol! Hatırlayın, oyun 1-1 sürerken ve Antalyaspor topyekun hücum ederken kaptırılan bir topla F.Bahçe karşı alana geçmiş, Semih bomboş durumda fileleri havalandırmış ve 89. dakikadaki bu golle takımını 2-1 galip getirmişti.
Bu defa da benzer şey oldu. Antalyaspor, rakip alanın solundan bir faul atışı kazandı. Kaleci Ömer hariç tüm oyuncuları F.Bahçe sahasındaydı. Bu tür atışlarda tabii ki çok adamla gol aramak önemliydi. Lakin, hücuma yönelirken savunma önlemini almak da gerekliydi. Antalyaspor, en az iki süratli oyuncunun dönen toplara müdahale için arka alanın kontrol edilmesi gerekliliğini unuttu. Bir oyuncuyla, Erhan ile o bölgede kaldı. Atış önlendi, top döndü, Semih-Emre'ye, Emre öne hamle yapan Dos Santos'a pasını verdi. Geriden Jedinak yetişmeye çalıştı. Ama Dos Santos, çoktan vuruşunu yapmış ve topu ağlara bırakmıştı. Temposu, çekişmesi, kora kor mücadelesiyle keyif veren ve o ana dek heyecanla izlenen, vasatın üstündeki bir maçta böyle acemice bir yerleşme hatasıyla skordaki ibre F.Bahçe'ye döndü. Dakika 33'tü. Ve F.Bahçe, rakip kale önünde oluşturduğu karambollerde duruş ve vuruş yanlışlarıyla bulamadığı golü, Antalyaspor'un bu düzeydeki bir oyuna yakışmayan komiklikteki hatasıyla yakaladı ve rahatladı.
Golün öncesi ve sonrasında oyunun kontrolü uzun süre F.Bahçe'deydi. Kanatlardan gelen ataklarla rakip savunmayı zorlayan, yıpratan, ama net pozisyon bulamayan F.Bahçe, son haftalardaki görüntüsünün aksine diri, istekli, atak bir futbol sergiliyordu. Emre'nin liderliğinde ve Dos Santos'un soldan yaptığı bindirmelerde sürekli Antalyaspor kalesini yokluyordu. Antalyaspor ise yalnızca arka alanda direnmekle kalmadı, öne çabuk ve çok adamla çıkıp gol arayarak oyunun güzelleşmesine katkı sağlıyordu. Antalyaspor, bu oyun anlayışını ikinci yarıda, hele de ilk bir saatlik bölümün sonrasında daha da geliştirdi. Önemli ölçüde oyunu rakip alana taşıdı. Ancak F.Bahçe, iyi savunma yaptı ve beraberlik peşinde koşan rakibine gol şansı tanımadı. Bu bölümün en etkili atağı, yine F.Bahçe'den geldi. Sahanın en iyisi Emre, Yalçın'dan topu kaptı, Deivid'le ikiye bire girdi. Ömer'le karşı karşıya kaldı. Şutunu, Ömer çıkardı. Bu, F.Bahçe'nin maç içerisinde gol dışında kaleyi bulan ikinci şutuydu. Oyunun kritik pozisyonu yine Emre'nin Yalçın'la ceza alanı içerisinde girdiği ikili mücadelede geldi. Pozisyonda Emre'nin ayağına gelen bir darbe vardı, hakem Bünyamin Gezer, tercihini devamdan yana kullandı. Sonuçta F.Bahçe, 7 maçlık aradan sonra yeniden galibiyetle tanıştı ve şampiyonluk yarışında nihayet derin bir nefes aldı.