Bir futbol maçının en önemli olayı goldür. Kural kitabına göre gol, topun kale çizgisini tam olarak geçmesidir. Meşin yuvarlak ağlara yuvarlanıyorsa, sorun yok... Ancak kaleci ya da rakip oyuncunun çizgiden geçen topa müdahale edip çıkarttığı pozisyonlarda hakemlerin bu saniyelik olayı tam olarak görebilmeleri mümkün olmuyor.
Günümüz teknolojileri, bize golün çizgiyi tam olarak geçip geçmediğini söyleyebiliyor... Ancak, maç bittikten yani her şey sona erdikten sonra, pozisyonun gol olup olmadığının artık bir önemi kalmamış oluyor.
2010 Dünya Kupası'nda, Frank Lampard'ın vurduğu topun çizgiyi geçmesine rağmen, hakemlerin bunu görememiş olması sonrası, FIFA harekete geçti ve gol çizgisi teknolojisi için çalışmalar başlatıldı.
Zengin işi, gol çizgisi teknolojisi, aslında çok da yeni değil. Tenis ve kriket maçlarında oldukça sık kullanılan, Hawk Eye yani Şahin Gözü adı verilen bu teknoloji, süper hızlı çekim yapan 6 kamera ve yapılan çekimlerin aktarıldığı bir bilgisayar sisteminden oluşuyor. Normal bir kameradan 20 kat hızlı çalışan ve saniyede 500 kare çekim yapan 6 kamera, çizgi ve kale direkleri arasını farklı açılardan görecek şekilde yerleştiriliyor. Yapılan çekimler özel hazırlanmış bir bilgisayar grafik programına aktarılıyor. Topun çizgiyi geçip geçmediği, 1 saniyeden kısa bir sürede belirlenebiliyor. Gol çizgisi teknolojisi, top çizgiyi 3,6 milimetre geçtiğinde, sistem gol kararı veriyor.
Sistemin handikapı ise, çizgide karambol yaşandığı pozisyonlarda kameraların topu tam olarak tespit edemeyecek olması. Bir başka değişle, kameraların açıları futbolcular tarafından kapanırsa, sistem işe yaramayacak. Ancak Premier Lig şimdiden bu teknolojiyi satın aldığını ve 2013-2014 sezonu itibariyle hayata geçirileceğini duyurdu bile...
Goalref ise farklı bir sistemde çalışıyor ve daha ucuz , daha ulaşılabilir bir teknoloji sunuyor. Kale direkleri ve çizgi arasında kalan dikey dörtgenin kenarları arasında manyetik bir perde oluşturuluyor. Özel üretilen topun içindeki çip, manyetik perdeyi terk eder etmez, hakemin kolundaki özel alıcıya "gol" bilgisi gönderiyor. Sistem basit, hata payı yok ve saniyenin 10'da biri kadar bir sürede golü tespit edebiliyor.
FIFA, 2014 Dünya Kupası'nda bu iki teknolojiden birinin seçilmesi bekleniyordu ama öyle olmadı... FİFA, Goal Control adında üçüncü bir sistemi tercih etti. Gol çizgisine yaklaşan topun pozisyonunu yüksek hızlı 14 kamera ile kaydediyor. Sürekli ve otomatik bir şekilde topun X, Y ve Z koordinatlarını kullanarak üç boyutlu yakalıyor. Top, çizgiyi tamamen geçtiğinde merkez analiz birimi, hakemin saatine 1 saniyeden kısa sürede sinyal gönderiyor. Sistem, standart kalelerin ve topun kullanıldığı maçlarda başarılı sonuçlar veriyor. Goal Control ilk kez 2013 FIFA Konfederasyon Kupası'nda kullanılacak. "Top çizgiyi geçti mi" tartışması da tarihe karışacak.
Yılların tartışması son buluyor!
19 Nisan 2013 15:58