19 Ağustos 1985'te Spor etkinlikleri ve özellikle futbol maçlarında seyirci ve kötü davranış ile ilgili Avrupa Konvansiyonu imzalandı. Bunun akabinde, Avrupa'da taraftar örgütlenmeleri kurulmaya başlandı. Almanya'da KOS, İngiltere'de FSF, İtalya'da Progetto Ultra, İspanya'da CEPA, Avusturya'da Fair-Play gibi örgütlenmelerin yanı sıra, Uluslararası Futbol Taraftarları FSI ve Avrupa Futbol Taraftarları FSE kuruldu.
Türkiye, bu konvansiyona 25 Eylül 1986'da imza attı ancak o tarihten bu yana ülkemizde taraftar koordinasyon merkezi kurulması adına herhangi bir girişimde bulunulmadı. Bugüne kadar...
İzmir Gücü Spor Vakfı İZVAK, 1998 yılında İzmir kulüplerine ekonomik olarak kaynak yaratmak amacıyla kuruldu. Kulüp projeleri, altyapı organizasyonları, antrenör eğitimleri, sponsorluk temini, Almanya ile antrenör değişim programı gibi aktiviteler yürüten İZVAK yönetimi, Türkiye'deki ilk taraftar koordinasyon merkezini kurmak için harekete geçti.
İlk adım, taraftar gruplarını bir araya getirip projeyi anlatmaktı. Aralarında çoğu zaman gerginlikler yaşanan, profesyonel liglerde mücadele eden 7 İzmir Kulübü; Altay, Altınordu, Bucaspor, Göztepe, İzmirspor, Karşıyaka ve Menemen Belediyespor taraftar gruplarının liderleri bir araya getirildi. Toplantıya emniyetten, valilikten Türkiye Futbol Federasyonu ve Gençlik Hizmetlerinden yetkililer de katıldı. Hem koordinasyon merkezinin kuruluşu konuşuldu, hem de taraftarların sorunları...
UEFA Taraftar Eksperi Prof. Dr. Seyhan Hasırcı ile birlikte hazırlanan İzmir Taraftar Koordinasyon Merkezi Projesi, kelimelere döküldüğü kadar kolay bir iş değil... Önlerinde upuzun bir yapılacaklar listesi, yürütülmesi gereken çok sayıda sosyal sorumluluk projesi, verilecek eğitimler, birlikte çalışılması gereken kurumlar var...
Spor Bakanlığı, Valilikler, Emniyet Müdürlükleri, Türkiye Futbol Federasyonu, Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü, taraftar grupları, medya, akademisyenler, hukukçular... Tüm bu grupların birlikte çalışması ama öncelikle projeye inanması ve gönül vermesi gerekiyor.
Ve elbette, günümüz dünyasında, bu projenin bir de karşılanması gereken bütçesi var. 2 yıl için toplam bütçe 850.000 TL.
İzmir Taraftar Koordinasyon Merkezi takım ve tribün kültürünü geliştirecek projeler yürütecek. Şiddetin önlenmesi için çalışmalar yapacak. Merkez hayata geçtiğinde, yapılacak çalışmalarla, toplumun aynası olan tribünlerle birlikte toplumun tamamına yansıyacak bir süreç başlayacak.
Kolay mı? Hayır. Ancak Türkiye'de taraftar örgütlenmelerine bir yerden başlanması gerekiyor. İzmir bu aşamada pilot bölge... Zamanla tüm Türkiye'ye önce iller bazında sonrasında ise ulusal çapta bir örgütlenmeye gidecek uzun yolun ilk adımları atılıyor.
Şimdi, İzmir ve Taraftar Koordinasyon Merkezi destek bekliyor... Tıpkı, tribünlerde bir araya gelip hep birlikte bağıran taraftarların gür çıkan sesi gibi, tüm takım taraftarlarının birleşip bir araya geldiği bir Türkiye'de, doğrunun, iyinin ve futbol tutkusunun sesi daha gür çıkacak...
Yepyeni bir dönem başlıyor
14 Şubat 2013 13:48