“G.Saray'da seçimleri kim kazanırsa kazansın gerçekten iktidar olamaz” demiştim.. Ne yazık ki haklı çıktığımı şimdi görüyorum.. G.Saray çalışılamaz, işletilemez, akıllı değil, hırslı insanların kol gezdiği ve sınırlı üye profili sebebiyle sözünü geçirdiği, ortak aklını kaybetmiş, bunların gölgesinde de geleceği tehlikede olan bir kulüp artık.. Kriz anında birlik olma özelliğini kaybeden kulüp, krizle beslenen üyelerin sözünün geçtiği bir yer oldu.
Liseli-lisesiz kavgasını yıllarca körükleyenlerin aslında sarı-kırmızı renklere nasıl büyük kötülük ettiği, tahmin ediyorum bugün daha net anlaşılıyor. 5500 kişinin üç bininin oyunu almak kulübü yönetmeye yetmiyor, 2300’ünün oyu da sağlam muhalefet yapmak için güçlü kılmıyor. Üyeler kulüplerini halkla paylaşamadıkları sürece huzur yüzü göremeyecek. Ada kavgası bunun bir parçasıydı. O zaman “Adasını paylaşamayan kulübünü nasıl halkla paylaşacak?” diye yazmıştım. Dünkü kongrede yaşananlar sanıyorum açıklayıcı olmuştur o zaman yazdıklarıma. Dün G.Saray tarihine geçecek kara bir leke. Bunda iktidarın, muhalefetin ve kulüp içindeki kaygan zeminde dansöz gibi yön değiştirenlerin payı var.
Yönetim tüzük tadilini üzerine almaya korkmuş, arkadan iş çevirmeye kalkmıştır.. Adnan Polat elini taşın altına sokmamış, camianın sevmediği Divan Kurulu Başkanı İrfan Aktar’ı ileri itmiştir.. Aktar’ın Cemiyet ve Kalamış toplantılarına kaç kişi katıldı?
Muhalefet sırf muhalefet etmek için işi yokuşa sürmüştür. Bir derdiniz varsa imza toplarsınız kongreye gidersiniz ama G.Saray’ın işleyişine çomak sokamazsınız. Bugün baştakini çalıştırmazsanız, yarın siz başa geçtiğinizde kimseye derdinizi anlatamazsınız..
Kendini bilmezler, hayatta sadece G.Saray paltosu altında kimlik bulanlar yine ortalığı karıştırdı, yine kazandı. Ne iktidarlar ne de muhalefet.. Parayla, menfaatle oylarını satarlar, yalanla, yanlışla iş yaparlar.. Bunlar G.Saray’dan derhal gönderilmeli. Balotaj kurulu yeni üyeler için değil mevcut üyeler için kurulmalı.. Önce içerisi temizlenmeli.. Sonra “yeni G.Saray” yaratılmalı.. 105 yıllık G.Saray mevcut yapısıyla iflas etmiştir. Dün bunun en büyük örneğidir.. G.Saray’ın “eğitim yuvası” olduğu, “batıya açılan pencere” gibi iddialı sıfatı artık safsatadır.. Tek gerçek G.Saray’ın ‘bilge kimliğini’ kaybettiğidir.. Hükümsüzdür..