Trabzon’un efsane hocalarından Özkan Sümer iyi futbolcuyu bir bakışta tanımasıyla ünlüdür.
Buna en güzel örnek ise Yattara’dır. Özkan hoca 2003 yılında Gineli yıldızı 15 dakika izlemiş ve “Mutlaka alın” diye rapor vermiş, ardından da Yattara Trabzon’a kazandırılmıştı...Ve o Yattara’nın iki antrenmana çıktıktan sonra ünü alıp başını gitmişti. O dönem “kendi kornerine yetişip kafa vuruyor” tabiri de Gineli için en çok kullanılan tabir olarak hafızalara yerleşmişti.
İşte o günden bu yana Trabzon, Yattara ile yatıp Yattara ile kalkar oldu. Üç oynadı otuz yattı. Milli takıma gitti, gelmedi. Sakatlandı aylarca iyileşmedi. Şenol hoca göreve gelir gelmez ilk iş olarak Yattara’ya iyi futbolcu olduğunu hatırlattı.
Sonra da “Bu takıma ve bu kente borcun çok. Ödeme zamanıdır” dedi. O borcun ilk taksitlerini sezon başı ödemeye başlayan Yattara, dün büyük bir ara ödeme gerçekleştirdi. Tam anlamıyla mükemmeldi Gineli. İki olağanüstü gol attı, bir de attırdı. İmzasını koyduğu 2. gol gözlerimizin pasını sildi. O yüklendikçe hem Trabzon dalga dalga geldi hem de goller. Aman Yattara’ya nazar değmesin.
GÜNEŞ’İN ESERİ
Dün Selçuk’tu diğer başroldeki isim. Milli yıldız her gün futbolunun üzerine koyarak zirveye tırmanıyor. Öyle zamanlaması iyi paslar attı ki, Teofilo ve Jaja istemeseler de sürekli hücum yapmak durumunda kaldılar. Colman’ın savunmadaki desteğiyle zaman zaman risk de alan Selçuk, bir de gol attı ki, Yattara bile kıskandı. Unutmadan, Teofilo ile ilgili eleştiriler de tıpkı Alanzinho için yapılan “Yalanzinho” eleştirilerine benzedi. Sanırım birilerinin Sadri Başkan’a özür borcu var...
Güneş’in hücumdan vazgeçmeyen karakteri dün de sahadaydı. Bir kanatta Umut, diğer tarafta Yattara. Önlerinde Teo ve Jaja. Bu dört gol ayağının arkasında ofansif 3 oyuncu daha. Ve kenarda Alanzinho, Burak. Kimilerine göre riskli bir kadro dlabilir ama Güneş takımını tanıyor. Ve bunun meyvelerini de alıyor. Görünen o ki, ‘Karadeniz Fırtınası’ kolay kolay dinmeyecek...