Koca Galatasaray ne hale geldi bakar mısınız? Sıradan bir takım, sıradan bir oyun anlayışı ve kaybolup giden umutlar...
Bir de Başkan Adnan Polat, 'Her şeyi unutup bembeyaz bir sayfa açalım...' diyor futbolcularına...
Beyaz sayfa anlayışı yerle bir...
Milan Baros'u bir kenara koyarsak, 'cüce bir takım', yine taraftarını kahretti... Hangi rezilliği, hangi sevimsizliği anlatayım ki...
Rijkaard, Galatasaray'a geldiği ilk günden bu yana ilk kez 'istifaya' davet edildi... Büyük yıldız adayı Misimoviç, ıslıklarla oyundan çıktı... Üçüncü golden sonra Fatih Terim yine göreve çağrıldı... Kaleci Ufuk'un, ceza alanı dışında uçarak topu elle kesmesi komedinin ta kendisiydi... Pino, nasıl futbolcu, nasıl bir kurtarıcı veya bugüne kadar neyi kurtarmış? Gören var mı?
Servet'li, Hakan Balta'lı defans, Ayhan'lı, Mustafa Sarp'lı orta alan inanın saç baş yoldurdu... Sonra seyirci başladı 'İmparator Fatih Terim' diye... Herkes farkında artık, Rijkaard çare değil... İstikrar denilen yolda, Galatasaray her gün eriyor...
Hep hüzün, hep dram... Sonra futbolcuları etrafına topla 'Beyaz sayfa açıyoruz' diye uzun, duygu yüklü bir konuşma yap...
Sayın Polat! Siz hep, 'Devrim adamıyım' demez misiniz?
Devrimler de kanlı olur... İçi boşalan, ruhu olmayan bu takım tükenmek üzere... Önümüzdeki hafta oynanacak derbiyi bence hiç beklemeyin...
Vurun baltayı, olsun bitsin... Bari kendinizi kurtarın...
105 yaşında, Artvin Şavşat'tan getirilen Fatma nine bile Galatasaray'a dayanamadı... En son gördüğümde oğlunun dizinde yatıyordu...