Güiza kim? İspanya Milli Takımı'nın santrforu...
Semih kim?
Türk Milli Takımı'nın santrforu...
Gökhan Ünal kim?
Türk Milli Takımı'nın bir başka santrforu...
Semih kim?
Türk Milli Takımı'nın santrforu...
Gökhan Ünal kim?
Türk Milli Takımı'nın bir başka santrforu...
Bir takımda üç milli santrfor...
Böyle bir bolluk her takıma kısmet olmaz...
Ama Fenerbahçe üç milli santrfordan bir santrfor çıkaramıyor...
Adeta 'varlıkta darlık' çekiyor...
Deniyor ki 'santrforlar ne yapsın...'
'Sağdan top gelmiyor, soldan pas gelmiyor...'
'Orta saha ileri çıkmıyor...'
Bahane ararsanız çok...
O zaman yaptığınız transferlere bakacaksınız...
Sağdan, soldan orta gelmiyorsa...
Orta saha ileri gitmiyorsa...
Bu işte bir yanlışlık var demektir...
Ya transferde, ya hocada...
Bu işte bir yanlışlık var...
'Hayır yok' diyorsanız, oynanan futbol ortada...
Daha ilk yarı bitmeden Semih kulübede esniyorsa...
Tribündeki on binler...
Ekran başındaki milyonlar ne yapsın...
Fenerbahçe seyircisine yazık değil mi?
Futbol seyircisine yazık değil mi?
Bir cumartesi akşamında, yani bir eğlence akşamında...
Böyle bir futbol eziyeti çektirmeye kimin hakkı var...
Erman Hoca'nın söylediği gibi La Fontaine'den masalları bırakın...
Her hafta yeni bir suçlu aramayın...
Suçlu sizsiniz!
Başkası değil, suçlu sizsiniz...
Semih'i esneten maçın ben neyini yazayım...
Gökhan Ünal'ın biçilişi, Lugano'nun kucağa alınışı...
Bunlara Abitoğlu'nun seyirci kalışı...
Ardından Andre Santos'un önce bileğe basışı, sonra dirsek atışı...
Maç derseniz...
Baktığınızda 'Ahh, vahh' diyeceğiniz bir Gökhan kafası...
Bir de ilk dakikalarda Deivid hovardalığı...
Gerisi yok...
Gençlerbirliği çok mu farklı...
Yooo...
Beraberliğe dünden razı...
Razı olmasa, iki hızlı adam Hurşut ile Burhan'ı kenarda tutar mı?
Bu kadar yavaş hücuma çıkar mı?
Bu kadar topa basar mı?
Yazıyı bağlayalım...
Bu kadar para harcayacaksın...
Bu kadar kötü oynayacaksın...
Herkesin becereceği (!) iş değil...
Katkısı olanları tebrik (!) ederim...