Picasso, 90’ında nefis eserler veriyordu.
Goethe, Dr. Faust’u 80’inden sonra tamamladı.
Verdi, Otello’yu 71, Falstaff’ı 80 yaşında bitirdi.
Mikelanj, 80’li yaşlarında hâlâ üretiyordu.
İngiliz düşünürü Thomas Hobbes, 90’ını geçtikten sonra bile yazdı.
Bu uç örneklerden oluşan derlemeyi okurken, İbrahim Üzülmez’in kaptanı olduğu takımın oyuncusuna soyunma odasında saldırdığında 37’sinde olduğu aklıma geldi!
Bir yazar için 70, 80, 90’lı yaşlar ne ise bir futbolcu için de 37 yaş o...
Sevgili İbrahim’in Beşiktaş’tan ayrılış gelişmeleri içimde hep bir sızı yaratıyor. Ancak konunun bir de bu tarafı var.
Bir işte yaşlanmak ve yaşamın ileri yıllarına ulaşmak, insanı daha verimli kılmalı!
Kişi fiziksel yapısının giderek çökmesini engelleyemez, ama bu süreç içinde düşünsel yapısını dinçleştirmeyi başarabilir.
Başkan Yıldırım Demirören, 14 Nisan’da Bahçeşehir Üniversitesi’ndeki konuşmasında Üzülmez olayını yerli yerine oturttu:
“.... Yaptığımız transferler sayesinde bütün dünyadan taraftarlarımız oldu. Bugün İspanya’da Beşiktaş forması giyen çocuklar görebilirsiniz. Her attığımız adımı bunu düşünerek atıyoruz. Çünkü dünyanın gözü Beşiktaş’ta. Üzülmez’i takımdan keserken Beşiktaş’tan önce Türk futbolunu düşündüm. Beşiktaş kaptanının takım arkadaşıyla ettiği kavgayı kimseye anlatamazdık. Avrupa’da duyulsaydı, Türkiye bu ayıbı örtemezdi. ”
Değerli Başkanın bu sağduyulu, toplumsal değerleri ön planda tutan yaklaşımı çok sevindirici...
Nihat Kahveci’ye gelince...
Yeni gerginlik Nihat, hem ülkemizde hem bir futbol ülkesi olan İspanya’da öne çıkmayı başarmış bir oyuncuydu.
Bu geçmişinden ötürü transfer değeri yüksekti. Ne var ki 30’una gelmişti, sık sakatlanıyor, iyileşmesi uzun sürüyordu. Verimliliği hızla düşüyordu. Böyle bir gerçek ortada iken, özellikle Türkiye için çok sayılacak bir bonservis ücreti ve üç yıllık garanti paralı sözleşme ile Beşiktaş’a getirildi.
Nihat’ın parlak geçmişine ve ona biçilen paraya bakanlar, doğal olarak ondan yüksek verim beklediler.
Oysa Nihat’ta daha gelirken verimlilik özelliği kalmamıştı! Gizli değil, göz önünde bir gerçekti bu.
Buradaki hatalı ne Nihat ne Nihat’tan verim bekleyen yorumcular ve kamuoyu... Nihat’ın verim değerinin düştüğünü görüp geleceği hesaplayamayarak kumar oynayan Başkan Demirören...
Nihat olayını böyle sorgulamak gerek...
Dilerim yeni Nihatlar olmaz. Başkanın, Üzülmez yorumundaki zengin bakış artık olmayacağı izlenimini veriyor...
Üzülmez ve Nihat
29 Nisan 2011 11:53