Erdem Erol
Ligtv.com.tr
Haber Müdürü
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 'Hizmet nedeniyle emniyeti suistimal ettikleri'' gerekçesiyle, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy, eski başkan vekillerinden Ata Aksu ve Orhan Saka ile eski Mali İşler Koordinatörü Haldun Kozzakoğlu hakkında, 1 yıl 9'ar aydan 11 yıl 3'er aya kadar hapis istemiyle dava açtı.
Aylardır konuşuluyordu yaşanan bu gelişme. "Hakkında dava açılacak, Ulusoy gönderilecek, istenmiyor, Kasım ayında bu iş biter" şeklinde yorumlar yapılıyordu. Herkes bunları konuşuyordu ama biz konuşmaktan öteye gitmiştik.
Şimdi herkes birbirine soruyor ne olacak diye?.. TFF Başkanı Haluk Ulusoy ise sadece bir yazılı açıklama yapmakla yetindi ve şimdi suskunluğunu koruyor! Ancak… Evet bu konunun bir 'ancak' boyutu var! Haluk Ulusoy şimdi susuyor ama bu yaşananlara ve yaşanacakların sonrasında olacaklara zaten cevap vermişti!
Herkes neler olacak sorusunun cevaplarını konuşurken, konuşmaktan öteye gitmiş ve kendisine sormuştuk, neler oluyor diye? Başkan Ulusoy’da içinden geldiği gibi her zaman ki dobralığıyla cevaplandırmıştı sorularımızı. Eylül ayında Ligtv.com.tr olarak TFF Başkanı Ulusoy’a bugünlerde yaşananları sormuştuk, o da adeta herkese hodri meydan demişti. Röportajımız geniş yankı uyandırmış ve gazetelerde geniş yer bulmuştu.
Neler neler söylemişti Ulusoy?
Neler sormuştuk, nasıl cevaplar almıştık. Ulusoy aslında 07.09.2006 tarihinde sayfalarımıza taşıdığımız röportajımızda bugünlere ışık tutmuştu. Şimdi çok uzatmadan, o röportajımızı sizlere hatırlatalım…
Röportajın tamamını okumak için ...tıklayın...
Açılan dava ile ilgili ayrıntıları okumak için ...tıklayın...
-Sayın Ulusoy, öncelikle tebrikler Malta'yı yenerek elemelere iyi bir başlangıç yaptık. Az sonra bu maçı enine boyuna konuşacağız ancak ben röportajımıza farklı bir konuyla başlamak istiyorum. Son haftalarda futbol camiasında "Kasım'da Haluk Ulusoy gönderilecek" söylentileri dolaşıyor. Belki kamuoyuna pek fazla yansımıyor ama bu iddialar futbol camiasında dillerden düşmüyor. Siz, resmi sürenizin sonuna kadar görevde kalacağınız inancını taşlıyor musunuz? Bu 3 yılı da başarıyla tamamlayacağım diyor musunuz?
“Tabii ki beni yıldırmaları mümkün değil. Ben mücadeleyi seven bir insanım. Daha önce görev yaptığımda son güne kadar yıpratmak için, yıldırmak için, beni görevden yollatmak için maalesef şer güçleri vardı. Onlar beni yıpratamadılar ve hiçbir şekilde yıldıramadılar. Ben mücadeleyi seven bir insanım. Ben yüreğimi her zaman ortaya koydum. Türk futbolu benden ne kadar hizmet isterse ben o kadar hizmet edeceğim. Nereye kadar gider, bunun sonunu bilmiyorum ama ben seçimle göreve geldim, gideceksem genel kurulun karar vermesi lazım. Genel Kurul "Biz artık teşekkür ederiz" demedikçe; yazılarla yorumlarla beni bu görevden yollamaları mümkün değil. Ben inandığım doğrunun peşinde koştum. Hayatımın 30 yılını Türk futboluna verdim. Ben hiçbir zaman paranın peşinden koşmadım. Son 7.5 yıl görev yaptığım federasyon başkanlığı dönenminde ben kendimi ülke futboluna adadım. Herşeyden evvel benim kendi kendimi takdir etmem lazım.. Ülke futboluna çok şeyler kazandırdığına inanıyorum. Çok büyük mücadeleler vererek, yüreğimi ortaya koyarak büyük başarılara imza attığma inanıyorum. Onun için kimse demesin ki "Haluk Ulusoy’u yıldıralım, küstürelim, her türlü baskıyı yapalım".. Hayır böyle bir şey yok. Ben seçimle geldim seçimle giderim.” -
-Önümüzde bir Olağanüstü genel Kurul söz konusu mu?
“Şu anda bunun olması için bir ortam mı var? Haluk Ulusoy’a bir sevgisizlik ortamı olduğuna inanmak istemiyorum. Haluk Ulusoy sokakta yürüdüğü zaman dünyanın neresine giderse gitsin bana gösterilen sevgiyi biliyorum.. Ama beni sevmeyen kesimler de olabilir, normaldir. Herkes herkesi sevebilir ya da sevmeyebilir. Ama böyle bir yıpratmayla, üstüne gidersek yollarız Haluk’u anlayışıyla bir yere varamazlar. Ama en nihayetinde Olağanüstü Genel Kurul sürecine de genel kurul üyeleri karar verecek. Olduğu takdirde de görevi şerefle teslim ederiz.”
-Hakkınızda soruşturmalar açılıyor, duruma müdahale edileceği söyleniyor. Futbol camiası bu söylentilerle çalkalanıyor..
"Ben bu filmleri çok gördüm, çok yaşadım. Geçmişte yaşanan filmleri sahneye koymayı düşünüyorlarsa, o filmleri koymasınlar. Geçmişte yaşatmak istedikleri, oynadıkları ve oynattıkları filmleri eğer tekrar sahneye koymak istiyorlarsa; herkes bu filmlerden bıktı. Bu filmleri bir daha sahneye koymaya hiç kimsenin gücü yetmez. Böyle bir şey olmaz. Aynı filmi bir daha tekrar çekersen tutmaz. İzleyiciler aynı filmi bir daha izlemek istemezler. Hele kötü bir filmi hiç izlemek istemezler."
-Diyelim ki Haluk Ulusoy gönderildi.. Neler olur?
"Türk futbolunun içinden insanların futbolu yönetmesi lazım.. Üstüne basa basa söylüyorum Türk futbolu böyle bir kaosu bir daha kaldıramaz. Çok kötü olur. Türk futbolunda benden sonra gelen insanlar futbolu keşke çok iyi bilebilselerdi, tecrübeli insanlar olsalardı. Türk futbolunu iyi idare etmiş olsalardı. Ve o koasları yaşamamış olsaydık. Bugünkü çekilen acıyı çekmezdik."
-Sözlerinizden şu anlamı çıkardım: O yönetimler basiretsiz miydi?
"Evet. Bir daha kaldıramaz Türk futbolu bunu, çok kötü yerlere gelir. Türk futbolunu bu kötü ortama ben getirmedim. Tecrübe, birikim çok önemli.. İnsanlar yaşlanmadan tecrübe sahibi olamazlar. Bu tecrübe Allah’a şükür bende var. Dolayısıyla kötü gidişe dur diyecek durumdayız. İnanın çok daha iyi yerlere gelyeceğiz."
-Sayın Ulusoy, siz göreve geldiğinizde dendi ki “Biz Haluk Ulusoy’a Haziran’da göndeririz”.. Haziran geçti.. Şimdi de Kasım’da gönderileceğinin dedikoduları yapılıyor.
"Bayrağını seven, ülkesini seven, Türk futbolunu seven bir insanım. Haluk Ulusoy gidebilir. Peki benden sonra kim gelecek? Gelecek olanlar ülke futbolunu yaşamış ve güvenilir insanlar olmalı. Geçmişteki gibi bir yönetim gelecekse Türk futbolu bunun altından kalkamaz. Çok kötü günlere gider. Kasım’da Haluk Ulusoy gidebilir. Ama Haluk Ulusoy’u kim gönderecek, nasıl gönderecek, ne şekilde gönderecek !.."
-Basında ve futbol camiasında hükümetin göndereceği söyleniyor?
"Önemli değil. Neyin ne olduğunu, ne yaptıklarını bilmiyorum. Her şeyin bir hesabı var bu dünyada. Herkesin, her kuruluşun, her kurumun bir hesabı var. Ama önemli olan yüce Allah’ın hesabı. Haluk Ulusoy’u yollayabilirler, katakulli yapabilirler. Olmayacak şeyleri oldu gibi gösterebilirler. Ama yüce Allah kötülük yapanın yanına bırakmayacak. Allah benim kalbimi de görüyor, bana kötülük düşünenleri de görüyor. Allah herkesin kalbine göre veriyor. Benim de kalbime göre verdi. Türk futbol tarihinde yaşatılmayan bütün başarıları ülkeme yaşattım. Bundan sonra da eğer Allah bana ömür verirse, görev süremi tamamlamayı nasip ederse, ben daha çok büyük başarılara imza atarım."
-Görev süreniz tamamlandıktan sonra aday olamayacaksınız. Ne düşünüyorsunuz?
"Artık önümüz kapalı. Ancak kanun değişikliği olursa aday olabilirim."
-Özerk bir federasyonun başkanlığında kısıtlama olmasını nasıl yorumluyorsunuz?
"Herşey olabilir, biz Türkiye’de yaşıyoruz. Kanunlara da saygılıyım, herşeye de saygılıyım. Herşeyden evvel devletimizi seviyorum. Herkes yaptığı kötülük ve düşündüğü çirkinliklerle bir gün karşılaşır. Allah benim başarılı olmamı istedikçe ben başarılara imza attım. Haluk Ulusoy olmuş olmamış önemli değil. Ulusoy’un hayatı Futbol Federasyonu değil. Haluk Ulusoy’un tek makamı Federasyon Başkanlığı makamı değil. Biz futbola edebildiğimiz yere kadar hizmet ederiz, edemediğimiz yerde gideriz; kendi makamımızda otururuz. Hizmet etmemi isteyenler olursa etmeye devam ederim. İstemezlerse derim ki “Kardeşim haydi eyvallah, bu kadarmış”.. Geçmişte olduğu gibi kenara çekilirim, Türk futbolunu izlerim."