Kocaman, FourFourTwo dergisinin Haziran ayı sayısında yer alan söyleşisinde, teknik adamların, öncelikle çalışacakları kulübün fiziki ve mali olanaklarını düşündüğünü belirterek, ''Size nasıl bir çalışma ortamı sunabileceklerini merak ediyorsunuz. Yöneticilerle oturup konuşurken, size karşı güvenin nerede başlayıp nerede sona eriyor diye bakıyor, ona göre bir değerlendirme yapıyor, karar vermeye çalışıyorsunuz'' dedi.
Türkiye'deki en önemli kriterin mali yeterlilik olduğunu dile getiren Aykut Kocaman, şunları kaydetti:
''Çünkü bir oyuncu grubuyla berabersiniz. Tatmin edemediğinizi düşündüğünüz bir toplulukla bir hedefe doğru ilerlemek çok kolay değil. Bir yerden sonra iş kopmaya başlıyor. Türkiye'de en fazla tercih edilen veya önemsenen kriter mali yeterlilik ama teknik direktörler işin mali tarafında olmamalı. Teknik adamlar bir kulübe gider, seçtiği futbolcuları o kulübün oyuncu politikasına göre yönlendirmeye, yoğurmaya başlar. Oysa ülkemizde sistem bu şekilde işlemiyor. 'Bu takımın mali durumu nedir, oyuncularına, personeline verdiği sözleri tutabiliyor mu, fiziki şartları, hedefi nedir?' diye sorular sorarak, göreve başlayıp başlamayacağına karar veriyorsunuz. Yine de tüm bu değerlendirmeler boşa çıkabiliyor. Takımın başına geçtiğinizde, daha önce konuştuğunuz şeylerden bambaşka ortamlarla karşılaşabiliyorsunuz. Bu da işin bir başka tarafı.''
Aykut Kocaman, futbolun içindeki insanların, neden ''Hakemler hakkında konuşmayı sevmem'' dedikten sonra ''Ama'' ile başlayan konuşmalar yaptıklarının sorulması üzerine, ''Futbolumuz kaos ve karmaşa üzerine kurulmuş. Bu düzen içinde birisine saldırarak kendinizi koruyorsunuz. 'Ama' ile başlayan tüm cümlelerin altında kendini korumak, başkasına saldırmak ve işin günahını karşı tarafa yüklemek istemenin etken olduğunu düşünüyorum'' diye görüş belirtti.
"Türkiye'de kulüpler teknik adam seçer"
29 Mayıs 2007 19:22