Futbolumuzun ender entelektüel futbolculardan biridir o. Görgü şahitlerinin anlattığına göre futbolculuk dönemlerinde özellikle uçak yolculuklarında kitap okuduğu için böyle bir yakıştırmada bulunulmuş.
Zaman Gazetesi'nden Burak Bürkük'ün röportajı:
Kitap kurdu olanlar 'mülayim' olurlar diye bir kural konmadığı için hem birikimli hem de haksızlığa isyan eden 'agresif' bir kimlikle çıkıyor karşımıza. Kayserispor Teknik direktörlüğüne getirilen Tolunay Kafkas, Trabzonspor'da öne çıkan asi kimliğini hâlâ koruyor. Denizlispor'da iken takım arkadaşı kaleci Hamido'ya karşı yapmış olduğu 9 kusurlu hareket sonrası gördüğü kırmızı kart hâlâ konuşulur zaten. Onun Türkiye'de ilk kez bir kulüp takımı çalıştırdığını bildiğimiz için, "Hocam ilk deneyiminiz hayırlı olsun' şeklindeki gaflı girişimiz sonrası, attığı sert bakış ile bir an Hamido'nun akıbetine uğrama korkusuna kapıldık! Avusturya'da Pashing takımında oynadığını biliyorduk; ama gelin görün ki orada antenör-futbolcu olarak görev yaptığını unutmuştuk. Üstelik, "Ben Kayserispor'dan önce U 19 milli takımını da çalıştırdım" diye sitemli çıkışı sonrasında, kastımızın kulüp takımı olduğunu ifade ederek gönlünü aldık.
Sohbetimizin bu trajik girişinden sonra Tolunay'ın bize ısınması fazla zaman almadı. Geçen yıl Erciyesspor ile yapılan ancak kısa süren sözleşmeyi sorduğumuzda, bunun olağan bir durum olduğunu belirterek, şartların elvermemesinden dolayı yaşanan bir anlaşmazlık olduğuna değindi.
Yeniden Kayseri şehrine gelmesini ise her iki tarafın daha oturaklı maddeler üzerinde anlaşmasına bağladı. Soğuk görüntüsüne rağmen samimi bir yaklaşım içerisinde olan Tolunay'ın yüzünde yeni yeni normalleşen ifade, "Ertuğrul Sağlam'dan aldığınız Kayserispor'un son iki sezonda çıtayı yükseltmesi sizi gelecek adına endişelendiriyor mu?" sorumuzla yeniden gerildi. Kendinden emin bir şekilde 'Hayır endişelendirmiyor.' diye kestirip atmasını tatmin edici bir cevap olarak bulmadığımız için; "Ligi 5. sıranın altında bitirirseniz camiadan yükselecek homurtular sizi rahatsız etmez mi?" karşı atağına geçtik. Savunmaya geçen Kafkas, "Ben hiçbir şeyden tedirgin olmam. Çıtanın yüksekte olması beni rahatsız etmez, aksine daha da hırslandırıyor. Ben hayatım boyunca hep hırslı oldum. Kayserispor'la uzun vadeli sözleşme yaptım. Kısa vadede sıralamalara takılıp kalmayacağız. Tabii ki en iyisini yapmak isterim; ama ligi orta sıralarda bitirmekten çok, bir kupa ile kapatmayı tercih ederim. Asıl hedeflerimizden biri de sezonu Türkiye Kupası'nı alarak sonlandırmak olacak zaten." dedi.
Tolunay Kafkas ile ilgili edindiğimiz izlenim doğrucu Davut olması. Bazılarına göre, her doğruyu her yerde söylemek doğru olmasa da, bu kural onun için geçerli değil. Lafını esirgemeden bildiği doğruların arkasından giden bir yapıda gözlemledik onu. Ç.Rize ile yapılan Kartepe Turnuvası'nda bile hakeme karşı sert çıkışlarıyla dikkatleri çekmesini bildi. Agresif futbolcu kimliğinin, antrenörlükte ne kadar etkili olacağını sorduğumuzda, verdiği cevap bu özelliğinin bir hayli avantaj sağlayacağı yönünde oluyordu. Kafkas, "Ben hırslı insanların her zaman başarılı olacağını düşünüyorum. Hayatım boyunca bu yönümle iyi şeyler yaptığıma inanıyorum. Bu teknik direktörlükte de takım üzerinde pozitif etki bırakacaktır. Futbolcu benim kazanma arzu ve isteğimi gördüğünde daha bir gayretli olacaktır." açıklamasını yaptı.
"GÖKHAN VE MEHMET ÇOK RAHAT"
Kayserispor'da, geçen sezondan bugüne gazete manşetlerinden düşmeyen iki ismi, Gökhan Ünal ve Mehmet Topuz'u hatırlatıyoruz. "Bu futbolcular transfer borsasından olumsuz etkilenip, verimsizleşebilirler mi?' diye soruyoruz Tolunay Kafkas'a. Futbolcuları ile yaptığı ikili görüşmenin detaylarını söyle anlatıyor: "Benim için ikisi de çok kaliteli futbolcular. Kaliteleri sadece saha içi ile sınırlı değil. Karakter olarak da çok kaliteliler. Ben kendileri ile özel olarak görüştüm. Transfer konularını kafalarına takmadıklarını söylediler. Yeni sezonda geçmiştekinden çok daha fazla verimli olmak için gayret sarfedeceklerini ifade ettiler. Ayrıca Kayserispor'da olmaktan da çok memnun gördüm onları."
Geçen sezon ligde iki takım ile mücadele eden Kayseri'de, Erciyesspor'un küme düşmesi ile yeni sezonda ildeki futbol pastasından kendilerine düşecek payın artıp artmayacağı şeklindeki sorumuza genç teknik adamın verdiği cevap politik gibi görünse de, oldukça netti: "Ben Kayseri'deki potansiyelin iki takıma da yeteceğini düşünüyorum. Erciyesspor'un düşmesini kesinlikle istemezdim. Sonuçta her iki takımın yönetimi ve kulüp yapılanması ayrı ayrı olacağı için bizi etkilemeyecekti." Ancak geçen sezon taraftarın futbolu özlemeye bile fırsat bulamadan Kayseri'de her hafta maç oynanması ile tribünlerin boş kaldığını hatırlatmamız, Tolunay Kafkas'a mantıklı gelmiş olacak ki bir süre düşünüp, yorum yapmamayı tercih etti.
Henüz yolun başında olan genç teknik direktöre, kendisi için zirvenin neresi olduğu sorusunu yönelttiğimizde ise yine o bildik kararlı ve emin ifade ile "Avrupa'da takım çalıştırmak istiyorum.' diye cevap verdi. Avrupa'ya açılmak için diğer meslektaşmlarının yaptığı gibi büyük takımları basamak olarak kullanıp kullanmayacağını sorduğumuzda ise, "Zamanın neleri göstereceğini bilemeyiz; ama illa da Avrupa'nın yolu büyük takımlardan geçer diye bir kural yok. Buradaki hedeflerime ulaştıktan sonra Edirne'den öteye çıkmak kolay. Ben Avusturya'da da teknik direktörlük yaptım. İdeallerim var; ama bu ideallerimin özünde tüccar zihniyeti kesinlikle yok. Kesinlikle futbol tüccarı olmayacağım. Futbol adamı olacağım. Bunun altını özellikle çizmek istiyorum." şeklinde konuştu.
"Futbolcu olmak mı zor, antrenör mü?' sorusuna, "Her ikisi de kolay, yeter ki severek ve isteyerek bu işi yapıp özveride bulunulsun." şeklinde karşılık veren Kafkas, futbolcuların futbolu bıraktıktan sonra antrenörlüğe yönelmesinin ise yadırganmaması gerektiğini, herkesin iyi yaptığı işle uğraşmasının doğal olduğunu sözlerine ekledi.