İstanbul BŞ. karşılaşması Schuster’in Süper Lig ile tanışma maçı oldu bir anlamda.
Henüz ikinci haftada gelen bu radikal rotasyon, ligdeki rakipleri tanımamaktan kaynaklanan bir yanılgıydı. 2-0’ın avantajı ile gidilecek Helsinki deplasmanı İstanbul BŞ maçından daha zor değil. Ayrıca 8-10 yabancı ile de çıkılabilecek bir maç. Yani kontenjan sorunu da yok. Schuster henüz Türkiye’yi tanımıyor. Rakiplerin büyük çoğunluğu -kimse kusura bakmasın ama- futbol falan oynamıyor. 9 kişiyle savunma yapıp ‘1 tane tesadüf pozisyon bulur muyum?’un peşinde. Frank Rijkaard, Del Bosque ve Luis Aragones de aynı hataları yaptı.
İstekli ve tempolu başladığı maçta siyah-beyazlı takım, rakibin katı savunması karşısında ceza sahasına taşıdığı pozisyonları gole dönüştüremedi. Bunun nedeni Holosko ve Nihat’ın Bobo veya Nobre stilinde ceza alanı santrforu olmaması. Kanatlarda oynayan Quaresma ve Hilbert’in getirdiği toplar takım arkadaşlarıyla bir türlü buluşmadı. Açıkçası Beşiktaş bu 90 dakika boyunca Bobo’yu çok aradı.
DELGADO KÖTÜ..
İkinci yarı biraz daha cesur oynayan İstanbul ekibi, ‘Bu kadar önde oynayan bir takıma gol bulabilirim’ düşüncesini ortaya koydu ve tipik bir kontra oyuncusu olan İskender’le öne geçti. Bu an, daha önce de yaşanabilirdi.
Delgado, Beşiktaş’ta orta alanda oynadığı her maçta ortaya pahalı bir fatura çıkartıyor. Top rakipteyken hiç yok. Top ayağındayken de çok top kaybediyor. Oyuna ağırlığını koyamıyor ve pozisyonunu dolduramıyor. Belli yetenekleri olan, ancak kalibresi sınırlı bir oyuncu. Guti Hernandez’in alternatifi ise kesinlikle değil ve olamaz da..
Schuster'in oynatmak istediği total futbol stilindeki oyun, zayıf rakipler karşısında keyif verir. Ancak dünkü gibi daha diri ve ciddi rakipler karşısında Beşiktaş’ın işini güçleştirir. Çünkü orta alanda etkin pres yapacak oyuncu sayıları az. Ve hal böyle olunca savunma güvenliği de azalıyor.
TARAFTARA UYARI
Alman teknik adam bu denklemi çözemez ise Beşiktaş, bu ligde çok puan kaybeder ve hedeflerine ulaşamaz. Bu lig, kırıcı ve zor bir lig. Rakipler futbol oynamak için değil, Büyükler’in işini güçleştirmek için sahaya çıkıyor. İstanbul BŞ özellikle ikinci yarıdaki akıllı oyunuyla boş alanları iyi kullandı ve haklı bir galibiyet aldı. Rakip takımdan gelen erken tokat Bernd Schuster için önemli bir ders olur mu? Yoksa bildiğinden şaşmayan bir çizgide devam edecek mi? Bunu zaman gösterecek.
Bircümle de Beşiktaş taraftarına. Ricardo Quaresma büyük bir oyuncu ve çok arzulu yürekli oynuyor. Ancak maçı kaybederken sadece Quaresma’ya tezahürat yapmak diğer futbolcuların moralini ciddi derecede olumsuz etkiler. Benden söylemesi..
Tribünleri uyarıyorum
22 Ağustos 2010 13:26