Ustat Uğur Dündar'ın programında Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, 'Bu yayın ihalesinde rakam 400 milyon dolara çıkar' deyince kulaklarıma inanamamış ve 'Aziz Başkan hayal görüyor' demiştim. Bizim 'hayal' dediğimiz rakam gerçek oldu. Bütün paketleri toplarsanız, Aziz Başkan'ın verdiği rakamı da, aşarak gerçek oldu. Hayırlı olsun... Değer mi değmez mi tartışması gereksiz...
Gerekli olan bu futbol ekonomisini ayakta tutacak marka değerini, kaliteyi, kavgadan gerilimden uzak, uygun ve hoşgörüye dayalı bir futbol ortamını, bir yarışma ortamını sağlayabilmek.
İşin aslına bakarsanız, ihale öncesi Digitürk ile Telekom arasında belli paketlerde önemli bir anlaşma ve iş ortaklığı sağlanmıştı. Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener ile Kulüpler Birliği Başkanı Aziz Yıldırım'ın çabaları bu iş ortaklığının temelini atmıştı.
Bu konuda her türlü anlaşma sağlanmışken ve kulüpler 300 milyonluk bir pakete 'evet' demişken, Telekom'un ihaleye 24 saat kala 'biz tek başımıza giriyoruz' demesi, bir rekabeti de ortaya çıkardı ve rakam daha önce 'hayal' denilen noktaya gelip gerçek oldu.
YILIN CEO'SU ERTAN BEY
Aslında Digitürk gibi, futbola çok büyük katkı sağlayan bir kurumun yanında Turkcell, Türk Telekom, Vodafon, Avea gibi gerçekten çok güçlü kuruluşları futbol sektörünün ve ekonomisinin içinde tutmak gerekiyor.
Telekom'un dilerim futbola yakınlığı ve yatırımı devam eder. Dilerim futbol sektöründe bu dev kuruluşlar arasında birliktelikler oluşur ve çok güçlü bir sinerji doğar. Bunun için hepimizin çaba göstermesi gerekiyor.
Ben, belki de bir raslantı olacak; yayınlar havuza geçtikten sonra tüm ihale süreçlerini yaşayan ve çok iyi bilen biri olarak, bu son ihale kadar zorlu ve değişken bir ihale süreci yaşamadım. Burada futbol sektörünün ve kamuoyunun Digitürk Genel Müdürü Ertan Özerdem'in hakkını teslim etmesi gerekiyor. Ertan Bey, çok değişkenlik gösteren bu süreçte inanılmaz zorluklarla karşılaştı, olağanüstü bir ilişkiler yumağı oluşturdu ve birbirlerine selam vermekte zorlanan dev grupları bile bir masa etrafında oturtmayı başardı. Benim için yılın CEO'sudur Ertan Bey.
Aslında biz grup olarak kendimizi öne çıkarmayı, parlatmayı ne severiz, ne de fazla becerebiliriz. Ama bir patron düşünün ki, dört saat süren bir naklen yayın ihalesinde yerinden bir dakika kalkmıyor, Genel Müdürü'ne bir kere olsun karışmıyor, aksine rakibin mola aldığı yerlerde Genel Müdürü'ne fıkra anlatabiliyor. Mehmet Emin Karamehmet, Türk futbolu için gerçekten çok önemli bir patron.
Gerekli olan bu futbol ekonomisini ayakta tutacak marka değerini, kaliteyi, kavgadan gerilimden uzak, uygun ve hoşgörüye dayalı bir futbol ortamını, bir yarışma ortamını sağlayabilmek.
İşin aslına bakarsanız, ihale öncesi Digitürk ile Telekom arasında belli paketlerde önemli bir anlaşma ve iş ortaklığı sağlanmıştı. Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener ile Kulüpler Birliği Başkanı Aziz Yıldırım'ın çabaları bu iş ortaklığının temelini atmıştı.
Bu konuda her türlü anlaşma sağlanmışken ve kulüpler 300 milyonluk bir pakete 'evet' demişken, Telekom'un ihaleye 24 saat kala 'biz tek başımıza giriyoruz' demesi, bir rekabeti de ortaya çıkardı ve rakam daha önce 'hayal' denilen noktaya gelip gerçek oldu.
YILIN CEO'SU ERTAN BEY
Aslında Digitürk gibi, futbola çok büyük katkı sağlayan bir kurumun yanında Turkcell, Türk Telekom, Vodafon, Avea gibi gerçekten çok güçlü kuruluşları futbol sektörünün ve ekonomisinin içinde tutmak gerekiyor.
Telekom'un dilerim futbola yakınlığı ve yatırımı devam eder. Dilerim futbol sektöründe bu dev kuruluşlar arasında birliktelikler oluşur ve çok güçlü bir sinerji doğar. Bunun için hepimizin çaba göstermesi gerekiyor.
Ben, belki de bir raslantı olacak; yayınlar havuza geçtikten sonra tüm ihale süreçlerini yaşayan ve çok iyi bilen biri olarak, bu son ihale kadar zorlu ve değişken bir ihale süreci yaşamadım. Burada futbol sektörünün ve kamuoyunun Digitürk Genel Müdürü Ertan Özerdem'in hakkını teslim etmesi gerekiyor. Ertan Bey, çok değişkenlik gösteren bu süreçte inanılmaz zorluklarla karşılaştı, olağanüstü bir ilişkiler yumağı oluşturdu ve birbirlerine selam vermekte zorlanan dev grupları bile bir masa etrafında oturtmayı başardı. Benim için yılın CEO'sudur Ertan Bey.
Aslında biz grup olarak kendimizi öne çıkarmayı, parlatmayı ne severiz, ne de fazla becerebiliriz. Ama bir patron düşünün ki, dört saat süren bir naklen yayın ihalesinde yerinden bir dakika kalkmıyor, Genel Müdürü'ne bir kere olsun karışmıyor, aksine rakibin mola aldığı yerlerde Genel Müdürü'ne fıkra anlatabiliyor. Mehmet Emin Karamehmet, Türk futbolu için gerçekten çok önemli bir patron.
MARKAYI KARALAYANLARA EKRANLARDA YER YOK
Şİmdİ ne olacak... Bizim yeni sezon ile birlikte Lig TV olarak bir kararımız var. Futbolda eleştiri sınırlarını aşıp, markayı karalayanlara, ürünün değerini düşürenlere bu ekranlarda yer vermeyeceğiz. Bu kendi kadromuz için de, konuklarımız için de geçerli olacak. Tekrarlıyayım: Eleştiri elbette, ama karalama, kavga, ürünü aşağılama kesinlikle olmayacak.
Ama Digitürk'ün gayreti yetmiyor. Marka değerinin korunması için kulüplere önemli görevler düşüyor. Bugüne kadar kendi ürünlerine sahip çıkamadılar. Kavga ettiler, ortamı gerdiler, hesapsız kitapsız paralar harcadılar, yanlış yatırımlar yaptılar, aşırı borçlanıp gelecekteki çok uzun yıllarına ambargo koydurdular. Korkuyorum ki, artan paraları görüp, Haziran ayında almaları gereken peşinatları hesaplayıp, bugünden, yani Ocak ayı itibarıyla bu paraları bile harcayabilirler. Neyse ki, Futbol Federasyonu'nun bu konuda ciddi yaptırımlara hazırlandığını duyuyorum.
ÜÇLÜ TOPLANTI YAPILMALI
AslInda Futbol Federasyonu, Kulüpler Birliği ve Digitürk ortak bir toplantı yapmalı. Herkes eteğindeki taşları dökmeli. Özlenen uygar ortam nasıl yaratılabilir, marka nasıl parlatılabilir bunlar konuşulup bir prensip kararına bağlanmalı. Açıkçası biz Lig TV olarak geride kalan dokuz yılda, bazı kulüplerimizden yeterli desteği ve ilgiyi göremedik. Hatta köstek bile gördük. Kulüpler yayıncıya sahip çıkmalı, kolaylık ve öncelik sağlamalı. Kulüpler, ekonomilerinin can damarı olan yayıncının, bu damarlarının tıkanmaması için her türlü kolaylığı sağlamalı. Neyse ki, dün öğleden sonra bizi mutlu eden bir gelişme oldu. Kulüpler Birliği toplantısında, bu kadar ağır bir yükün altına giren yayıncı kuruluşun korunması gerektiği görüşüne varılarak 'Digitürk'e tam destek' kararı çıktı.
BU YÜKÜN ALTINDAN KALKARIZ
YazIyI noktalayacağım ama, mutlaka teşekkür etmem gereken kişiler ve kesimler var. Henüz ihale bile bitmemişken, soluk soluğa yarış devam ederken, bizi arayıp moral veren, destek atan Türk halkına, internet ortamında, henüz ihale devam ederken, attıkları mesajlarla Digitürk'e sahip çıkıp destek verenlere, ihale öncesi 'Digitürk'ün bu işte büyük emeği var, devam etmeli' anlayışıyla bu görüşünü Futbol Federasyonu ile paylaşan değerli kulüp başkanlarına ihale sonrası tebriklerini gönderen, bize moral veren tüm Başkanlarımıza ve Digitürk dostları ve üyeleri ile tüm Türk halkına, gerçekten teşekkür borcumuz var.
Şİmdİ ne olacak... Bizim yeni sezon ile birlikte Lig TV olarak bir kararımız var. Futbolda eleştiri sınırlarını aşıp, markayı karalayanlara, ürünün değerini düşürenlere bu ekranlarda yer vermeyeceğiz. Bu kendi kadromuz için de, konuklarımız için de geçerli olacak. Tekrarlıyayım: Eleştiri elbette, ama karalama, kavga, ürünü aşağılama kesinlikle olmayacak.
Ama Digitürk'ün gayreti yetmiyor. Marka değerinin korunması için kulüplere önemli görevler düşüyor. Bugüne kadar kendi ürünlerine sahip çıkamadılar. Kavga ettiler, ortamı gerdiler, hesapsız kitapsız paralar harcadılar, yanlış yatırımlar yaptılar, aşırı borçlanıp gelecekteki çok uzun yıllarına ambargo koydurdular. Korkuyorum ki, artan paraları görüp, Haziran ayında almaları gereken peşinatları hesaplayıp, bugünden, yani Ocak ayı itibarıyla bu paraları bile harcayabilirler. Neyse ki, Futbol Federasyonu'nun bu konuda ciddi yaptırımlara hazırlandığını duyuyorum.
ÜÇLÜ TOPLANTI YAPILMALI
AslInda Futbol Federasyonu, Kulüpler Birliği ve Digitürk ortak bir toplantı yapmalı. Herkes eteğindeki taşları dökmeli. Özlenen uygar ortam nasıl yaratılabilir, marka nasıl parlatılabilir bunlar konuşulup bir prensip kararına bağlanmalı. Açıkçası biz Lig TV olarak geride kalan dokuz yılda, bazı kulüplerimizden yeterli desteği ve ilgiyi göremedik. Hatta köstek bile gördük. Kulüpler yayıncıya sahip çıkmalı, kolaylık ve öncelik sağlamalı. Kulüpler, ekonomilerinin can damarı olan yayıncının, bu damarlarının tıkanmaması için her türlü kolaylığı sağlamalı. Neyse ki, dün öğleden sonra bizi mutlu eden bir gelişme oldu. Kulüpler Birliği toplantısında, bu kadar ağır bir yükün altına giren yayıncı kuruluşun korunması gerektiği görüşüne varılarak 'Digitürk'e tam destek' kararı çıktı.
BU YÜKÜN ALTINDAN KALKARIZ
YazIyI noktalayacağım ama, mutlaka teşekkür etmem gereken kişiler ve kesimler var. Henüz ihale bile bitmemişken, soluk soluğa yarış devam ederken, bizi arayıp moral veren, destek atan Türk halkına, internet ortamında, henüz ihale devam ederken, attıkları mesajlarla Digitürk'e sahip çıkıp destek verenlere, ihale öncesi 'Digitürk'ün bu işte büyük emeği var, devam etmeli' anlayışıyla bu görüşünü Futbol Federasyonu ile paylaşan değerli kulüp başkanlarına ihale sonrası tebriklerini gönderen, bize moral veren tüm Başkanlarımıza ve Digitürk dostları ve üyeleri ile tüm Türk halkına, gerçekten teşekkür borcumuz var.
Biliyoruz, yükümüz ağır. Ama kendimize güveniyoruz, sizlerin de bize güvendiğini biliyoruz.
O zaman biz bu yükün altından kalkarız. Futbol Federasyonu ile Kulüpler Birliği ile üyelerimizle, değerli Türk halkı ile elele verip bu yükün altından gene kalkarız.
O zaman biz bu yükün altından kalkarız. Futbol Federasyonu ile Kulüpler Birliği ile üyelerimizle, değerli Türk halkı ile elele verip bu yükün altından gene kalkarız.
Daha iyi bir lig, daha iyi bir futbol ve barışın egemen olduğu bir rekabet ortamını hep birlikte yaratacağız. Buna inanıyoruz.