Beşiktaş’ın Fernandes, Simao, Almeida’yı getirmesini kimileri fantezi buldu. Kimileri ligdeki geri kalışa gösterilen tepkilerin üstünü sıvama olarak gördü. Bence ‘zorunlu’ gereksinmelerdi...
Sürekli sakatlıklar, yemiş bitirmişti kadroyu.
Ancak Beşiktaş’ın hedefleri bitmemişti.
Hepsi bitse biri asla bitmezdi: O da milyonlarca Beşiktaşlının gönlündeki aşkın ateşini canlı tutmaktır.
Yönetim gerekeni yerine getirdi. Son transferler de bu yıl daha önce yapılanlar gibi tam yerinde idi. Beşiktaşlı için bir ‘hamle’ umudu, güven yarattılar!
Bu işleri yürütenler biraz propagandaya hak kazanırlar. Medyada bile “17’de 17 yorumları” yapılıyorsa; onların da azıcık şişinip, şampiyonluktan söz etmeleri doğaldır!
Ancak durum, yasayı işletti... Transferlerin ışıltısından etkilenme, tepkileri üretti.
Almeida transferinde kullanılan fonun altı kurcalandı, bir şey arandı!
Seyircisi olmayan idman maçında bile yıldızlar tekmelenmeye başlandı!
Bırakın ‘yıldız’ özelliği verilmiş kişileri, kimse, kimse tarafından tekmelenmemeli.
Delikanlılık, mertlik tekme atmada değil, her şeyi kuralları içinde yaparak,’atmamadadır!’
Futbolumuzda ileri gitmekten söz etmek, yalnızca kimi takımlarımızın şampiyon olması ya da onların yurt dışında kimi maçları kazanması, kimi kupaları alması ile olası değildir.
İlerleme, futbolcunun kafasını geliştirmesi, teknik adamın bakış açısını genişletmesi; yöneticinin, hakemin, medyanın olayları dünya değerleri ile ölçüp biçmesiyle olasıdır.
Spor, ahlakı korur, kollar ve geliştirir. Spor olayının içine rakibi durdurmak için ‘tekmeyi’ ya da söz gelimi ‘taktik faulü’ koyamazsınız. Faul, ‘hata’ demek ise, spor hatalardan arınmak için yapılıyorsa, hiç kimse spordaki başarı için ‘hata yapmayı’ kullanamaz.
Aptallık edip kullanırsanız, maç kazanıp, şampiyon olsanız da adam olamazsınız.
AZİZSİLİN'E BAĞIŞIKLIK
Şu Brezilyalı Fenerbahçeli Santos’un yaptıklarına bakın:
“Daum kalsa daha iyi olurdu ve hocamız Alex’i kıskanıyor” demiş.
Hocası Kocaman’ın tatilde çalışması için verdiği nabız saatini geri getirmemiş.
Çünkü bir kere bile düz koşu yapmamış.
Kampa iki kilo fazla ile dönmüş.
Milli takıma gitmek için sakatım numarası yapmış.
Bunlar için bir “pardon” bile dememiş...
1. Anlaşılan Aziz Yıldırım’ın otoritesini simgeleyen Azizsilin’e artık bağışıklık kazandılar!
2. Bu adamları daha alırken, ederinden çok parayla, vergisizlikle, garantilerle, sonra her topa vuruşunda aşırı alkışlayarak, başarısız hallerine mazeret üreterek şımartıyoruz. Kendi otoritemizi kendimiz yok ediyor, adamlara otoriteye karşı peşin bağışıklık veriyoruz. Onun karakteri de buna uygun ise sonuç böyle oluyor...
BIKTIK
Kuralları çiğnemenin delikanlılık sanılmasından; mertliğin kuralları takmamakta değil, onlara uymakta olduğunun fark edilmemesinden, bıktık usandık...
USANDIK
Sertlik, mertlik değildir!
12 Ocak 2011 11:04