Şenol Güneş’in ne kadar usta bir teknik direktör olduğunu anlatmaya gerek yoktur herhalde. O bir eğitimci olduğu için, ders vereceği öğrencilerinin karşısına hep dersini iyi çalışarak çıkar. Her maç öncesi bıkıp usanmadan tekrar yapar ve oyuncularından da o tekrarın uygulamasını hep ister.
Güneş’in çalıştırdığı takımlarda daima kazanma arzusu bir adım öndedir. Elbette kaybetmemek için oynadıkları zamanlar da vardır ama bu, genelde “Önce durdur, sonra vur” planı içinde işler. Bu çaresizlik planı Güneş çok zorda kalmadığı sürece hayata geçmez.
Şenol Güneş’in oyuna müdahalesi de olağanüstüdür. Ama onun müdahalesi önce devre arası soyunma odasında başlar...
Bakın bu sezon Trabzon’un oynadığı tüm maçlara. Puan kaybettiklerini de söylüyorum elbette. Bu karşılaşmaların tamamının 2. yarılarında hep çok iyi oynayan bir takım göreceksiniz sahada.
Ve Trabzonspor aynen dün akşam olduğu gibi tüm kritik maçlarını ikinci yarıdaki üst düzey performanslarıyla kazandı. Hatırlatmakta fayda var; kazanamadığı maçların 2. yarısında da mükemmeldi. Bu tamamiyle Güneş ve Trabzon teknik ekibinin oyuncuları tanıma ve takım olma nosyonuyla tarif edilebilir.
HAGİ’Yİ KANDIRDI
Hagi’nin “4-5-1, Çanakkale Geçilmez” taktiğiyle G.Saray’ı sahaya çıkaracağını Şenol Güneş’in tahmin etmemiş olması saflık olurdu. O nedenle ilk yarıda Trabzonspor’u, rakibi yorma hatta rakibi bir ölçüde kandırma anlamında çok ama amaçsız pas yaparken gördük. O tempo yapmasına alıştığımız, bir şekilde Burak’ı ya da Umut’u kanatlardan kaçırmayı mutlaka becerebilen Trabzonspor, dün geceki ilk 45 dakikada neredeyse bunu yapmaya yeltenmedi bile.
Ama 2. yarı her şey çok farklıydı. Selçuk da sahne aldı, Umut da, Colman da... Kısacası Trabzon bildiğimiz gibi oynadı, oynayınca da bileğinin hakkıyla kazandı.
“10 numara” Engin!
Engin Baytar, Türkiye’nin üst düzey diyebileceğimiz ilk 10 oyuncusu içinde mutlaka var. Şenol Güneş’le birlikte futbolunun baharını yaşıyor. Öyle futbolcular vardır ki, hiçbir şey oynamasa bile 90 dakika sahada tutma zorunluluğu hissedersiniz. Engin işte böyle bir oyuncu. İlk golden önce Servet’in tam anlamıyla belini kırdı. Ve doğrusu şu ki, şaşırtıcı bir biçimde pas verdi. Bencillikten de sıyrılmış. Bu maçın yıldızı kesinlikle Engin Baytar’dır.
Şenol Güneş’i anlamak
08 Kasım 2010 10:07