Takımlarımızın Avrupa Kupalarındaki maçları ve futbolun genel gündemiyle ilgili ERCAN TANER sordu, ŞANSAL BÜYÜKA bütün içtenliği ile yanıtladı. İşte bu hafta "Şansal Büyüka ile Dobra Dobra" programının metni...
ERCAN TANER: UEFA Kupası’nda rakipler belli oldu. Beşiktaş’la başlayalım. B Gurubu'nda Dinamo Bükreş, Club Brugge, Leverkusen ve Tothenham var. Çok eskilerden beri Türk futbolu iyi sonuçlar alamıyor. Bu grup biraz korkutucu mu sizce?
ŞANSAL BÜYÜKA: Sevgili Ercan, özellikle geçmiş yıllarda gruplara dönük UEFA uygulaması başladıktan sonra -özellikle geçen yıl oldukça sıradan takımlar vardı- bakıyoruz ki kura çekimindeki 40 takım arasına ciddi takımlar geldi. Düşün; Beşiktaş 3. torbada, Fenerbahçe 4. torbada... 5. torbadan Beşiktaş'ın karşısına İngiliz klasiği Tothenham, Fenerbahçe'nin karşısına henüz Alman Ligi'nde yenilgisi olmayan Eintracht Frankfurt çıkıyor. Demek ki bu sezon UEFA Kupası'nda sıradan takımlar değil önemli takımlar var. Ancak ben öyle 'Yandık, bittik' der gibi zayıf rakip beklemeyi, zayıf rakiplerle eşleşmekten medet ummayı, bununla umut tazelemeyi de bir acz olarak görüyorum. eğer gücün-kuvvetin varsa, eğer takım olabiliyorsan bu rakipleri yenmeyi bilmelisin. Sonuçta bu takımlarla gruplarda oynamasan çeyrek finalde, yarı finalde eşleşeceksin. Üstelik orada çift maç eleminasyon sistemi olduğu için telafi şansın da yok; ya eleyeceksin ya eleneceksin. ama burada hiç olmazsa 5'li grup içerisinde ikisi içeride ikisi dışarıda 4 maç oynama, puan hesabı yapma durumun var. Bakıldığında bunun bir takım için avantaj olduğunu da görebilirsin.
"RAKİPLER UCUZ AMA TAKIM OYUNU OYNUYORLAR"
Ancak kabul edelim ki ciddi rakiplerle oynayacağız. Şimdi Beşiktaş'ın rakiplerine bakalım: İlk maçı Tottenham'la kendi sahasında. Tottenham lige iyi başlamadı ama sonuçta İngiliz takımı. Dikkat edeceksin ve içeride 2 maç oynadığına göre bu 2 maçı mutlaka kazanacaksın. İçerideki diğer rakip ise Club Brugge... Brugge bu grubun en zayıf takımı olarak görünüyor.
Newcastle'ı bir kenara koyarsanız takımlarımızın eşleştiği diğer takımlar maliyet olarak Beşiktaş ve Fenerbahçe'den daha pahalı takımlar da değiller. ama maalesef bizden daha iyi takımlar, takım oyununu da daha iyi oynuyorlar. Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın gruplarındaki 8 takımı baz alırsak bir ya da iki takım hariç en pahalı kadrolar bizim takımlarda. Bugün kura çekimi esnasında Şenes Erzik de Lig TV'ye bağlandı ve Club Brugge'ün ciddi bütçe sıkıntısı yaşadığını söyledi. Dinamo Bükreş'e bakıyorsun gerçekten ucuz bir kadro. Celta Vigo yine aynı şekilde ucuz bir kadro ancak ucuz oluşları bu takımların kötü takım olduğu anlamına da gelmiyor. İyi futbol oynuyorlar. Takım oyununu iyi oynuyorlar. Örneğin Ben hafta sonunda Leverkusen - Schalke maçını çok dikkatli izledim ve rastlantı eseri Leverkusen Beşiktaş'a çıktı. Leverkusen bu eşleşmelerdeki pahalı ve iyi takımlardan birisi ve üstelik müthiş bir takım oyunu oynuyorlar. Tabir yerindeyse 20-30 metreden kaleyi gördüklerinde gözünün üstüne çakıyorlar. Fizik güçleri yüksek ve mücadeleci, hızlı bir oyun oynuyorlar. Bizim bu gruplarda başarılı olabilmemiz için, uygun adım yürüyüş temposundan, çağdaş futbolun hızına geçiş yapmamız lazım.
"BEŞİKTAŞ VE FENERBAHÇE ÇOK YAVAŞ OYNUYOR"
Beşiktaş ve Fenerbahçe son derece yavaş oynuyorlar. Çok fazla yan pas yapıyorlar. Büyük maçlar büyük futbolcularla kazanılır. Sen Delgado ve Ricardinho'yu büyük futbolcu diye alıyorsan, bonservislerine milyonlarca dolar verdiysen bunların ikisini de yanyana oynatabilmelisin. Ben o matematiksel sistemleri hiç anlamıyorum, önem de vermiyorum. Bir yöntem bulup oynatacaksın. 'Bunlar geri dönmüyorlar' diyorsan, yanlarına da geri dönüşü olan adamı koyacaksın. Mücadele güçleri azsa, yanlarına mücadele gücü yüksek olanı koyacaksın. Bunlar basit gerçekler. Bunları bilmek için de Tigana olmaya gerek yok.
Beşiktaş eğer kendi sahasındaki Tottenham ve Brugge maçlarını kazanabilirse, ki Brugge maçını rahat kazanabileceklerini düşünüyorum, düşünmek istiyorum. Tottenham maçında zorlanabilirler o da fizk gücü nedeniyle olur. Bu iki maçı kazanırsa 6 puana ulaşır ve dengeli bir grup olması nedeniyle de bu 6 puan onları bir üst tura taşır.
"İNGİLİZLER TEHLİKELİ"
Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın İngiliz rakipleri var. İngiliz futbolu demek, kendi liginin hangi sırasında olursa olsun, hızlı, tempolu, acımasız ve sert oynanan bir futbol anlamına geliyor. Biz öyle çıtkırıldım futbolla İngiliz takımlarıyla boğuşamayız. fizik gücüne, omuz omuza mücadeleye dikkat edeceğiz. Uzaktan şut attırmayacağız. Liverpool - Galatasaray maçının ilk 20 dakikasında gördük. Galatasaray kalesini bombardımana tuttular ve ilk 15 dakikada durumu 2-0'a getirdiler. Üstelik 2-3 tane de yüzde yüzlük pozisyondan yararlanamadılar. Şunu da kabul edelim ve lütfen tepki göstermeyelim; o Galatasaray da Avrupa kupalarında, bu Beşiktaş ve Fenerbahçe'ye oranla çok daha istikrarlı olan ve çok daha iyi mücadele edebilen bir takım. Bu alışkanlığına rağmen Galatasaray neye uğradığını şaşırdı.
Elbette rakipler güçlü ancak bakıldığında kadro olarak geride kalır bir yanımız yok. bizim anlayışta, takım oyununuda eksikliklerimiz var bunu gidermemiz lazım. 'Kuvvetli gruba düştük' demenin bir anlamı yok. elbetteki kuvvetli gruba düşeceksin. Başkanlar ne diyor: "Bu takıma inanalım... Biz iyi kadro kurduk", madem iyi kadro kurdunuz, madem bu kadar paralar harcadınız, hodri meydan gösterin kendinizi; bu gruplardan çıkabilme şansınız elbette var ama ligin son haftalarında ortaya koyduğunuz performansla değil.
FENERBAHÇE'YE KARE AS ÇIKTI!
ERCAN TANER: İlk üçe girmek UEFA Kupası'nda tur atlamak için yetiyor ama Fenerbahçe'nin grubuna bakıyorsunuz, Newcastle, Celta Vigo, Palermo, Eintracht Frankfurt bu kupanın eski sahiplerinden. Beşiktaş'ın rakiplerine bakarsak, Dinamo Bükreş ligde 10 maçını kazanmış... Tottenham söylediğiniz gibi bir ekol... Brugge ortada... Leverkusen hiç kolay lokma değil... Lokum gibi denemez değil mi bu kuraya?
ŞANSAL BÜYÜKA: O takımda Alman Milli takımının en büyük kozu Schneider oynuyor. İnanılmaz bir futbolcu olan Ramelow oynuyor. Voronin var Ukraynalı. Berbatov ayrılmış ama yine Beşiktaş'ın başına bela Tottenham'a gitti. Dinamo Bükreş çantada keklik gibi geliyor ama onların da lig performansı ortada. Hagi televizyona geldiğinde çok konuştuk. "En pahalı futbolcumuz 150-200 bin dolar" dedi ancak onlar da takım oyununu çok iyi oynuyorlar sevgili Ercan. Takım oyununu oynayabiliyorsan aldığın yıldızların çok fazla bir önemi kalmıyor. Maalesef bizde ne Beşiktaş ne de Fenerbahçe takım oyununu tam olarak oynayamıyorlar. Beşiktaş Delgado, Ricardinho birarada oynar mı sorusuna bakarken Fenerbahçe uzunca bir zamandır takım oyunu oynamıyor zaten. Fenerbahçe'nin bir şanssızlığı da Avrupa Kupalarında Avrupa futbolunun kare asından takımlarla eşleşmesi oldu. İngiltere, İtalya, İspanya ve Almanya'dan rakipleri var.
Fenerbahçe'nin rakiplerine bakarsak Palermo'nun kadrosunun Fenerbahçe'den daha iyi olduğunu düşünmüyorum. İtalya ligi'nde 2. sırada ama baktığında 'aman aman' diyebileceğin bir adamı yok. Kadro olarak da maliyet olarak da Fenerbahçe'den daha ucuz. Takım oyunu anlayışı ve fizik gücü daha iyi olunca senden daha iyi takım konumuna geliyor
"2007'DE FİNAL OYNARIZ DİYENLER ŞİMDİ SABIR İSTİYOR"
Eintracht Frankfurt 2. liglerde dolaşıp gelmiş ve 5. torbadan kuraya katılmış bir takım. Bunlarela artık kafa kafaya oynamak lazım. Fenerbahçe'de '2007'de Final' diyenler şimdi sabır diyorlar. Bunu söyledikleri zaman da 4-5 yıl öncesiydi. Bu sözün ucu bucağı neresi belirsiz... Yoksa ucu açık mı? Meslekte 30 yılı geride bıraktım. Başkanlar, yöneticiler ve hocalardan "Sabır" lafı dışında birşey duymadım. Türk futbolseveri bu kadar sabırlı olmak zorunda değil. Bence daha fazlasını hak ediyor futbolseverler. Seyircide de suç var; talep edip, daha iyi transferler isteyeceklerine eleştirenlere tepki koyuyorlar. Fenerbahçe'nin kaç zamandır kötü olduğunu bütün yorumcular söylüyor. dikkat edersen seyirciler de Başkan da, yöneticiler de bunu söyleyenlere tepki koyuyorlar. Sonuçta eleştirenlerin söyledikleri ortaya çıktı. Bunu kendileri de biliyorlar ancak söylenmesinden hoşlanmıyorlar.
Sonuçta hem Fenerbahçe hem de Beşiktaş, bu gruplarda ilk üçe girmelidir.
"İBRAHİM AKIN'I YOK SAYAMAZSINIZ"
ERCAN TANER: Turkcell Süper Lig'e baktığımızda Beşiktaş'ın problemi sizce nedir? Ömer Güvenç'in hafta içerisinde Tigana'ya sorduğu bir soru vardı; "Siz Beşiktaş taraftarı olsanız bu takımı para verip izler miydiniz?" diye. "Evet olabilir ama kadrom dar" yanıtını aldı. gerçekten kadrosu dar mı Beşiktaş'ın?
ŞANSAL BÜYÜKA: Sevgili Ercan, bu kadar transferi Beşiktaş'a kim yaptı? Tigana yaptı. Belki Ricardinho onun isteği dışında alınmış olabilir ama o da son Dünya kupası'nda Brezilya formasını giyip Türkiye'ye geldi. Kimi istediyse alındı; genç istedi alındı. Delgado'da ısrar etti. Beşiktaş yönetiminde Yıldırım Demirören, Murat Aksu gece-gündüz uğraştılar. Bu kadar para sayıp istediklerini aldılar sen kulübede oturtuyorsun. Hazır değilse hazırlamak da senin görevin. Erciyes maçından sonra, "Sonradan oyuna soktuğum gençler yapmaları gerekeni yapmadılar" dedi. O zaman ustaları neden çıkarıyorsun. Burak bence o maçın en iyi adamıydı. Tigana Burak'ı oyundan aldı. Nobre zaten sakatlanmış. Ricardinho koşmuyor mücadele etmiyor ama orta sahada organizasyonu oluşturuyor. Onları da çıkarıp gwençleri sürüyor sonrada şikayet ediyorsun. İbrahim Akın da oyuna girdikten sonra takıma bir hareket getirdi. Yine Hagi'den örnek vereyim. Hagi Lig TV'ye geldiğinde birkaç futbolcu sordu. sorduklarından birisi İbrahim Akın oldu. "Yedek" dedim inanamadı. "Bana göre Türk futbolunun yetenek adına birkaç önemli isminden birisi" dedi. İbrahim'in futbolun dışında ciddi yanlışları var ancak onları düzeltmek de biraz Tigana'nın işi. İbrahim Akın'ı bu kadar yok sayamazsınız.
"HOCALARA KÖTÜ DİYEMEM"
ERCAN TANER: Siz de yıllardır yazıyorsunuz; Yabancı antrenörlerle Türk futbolcular arasında bir ritm birliği sağlandığında o takım şampiyon olabiliyor. Büyük başarılara imza atıyor; Piontek'in, Derwall'in Türk futboluna kazandırdıkları ortada. Son yıllarda Türk antrenörler kendilerini geliştiremediler mi?
ŞANSAL BÜYÜKA: Hocalara 'Kötü' demem için vicdansız ve peşin hükümlü olmam lazı ki ben bunu söyleyemem. ancak ortada bir gerçeği görüyorum; Türk futbolcusu Avrupalı kadar koşmuyor, mücadele etmiyor. Türk futbolcusu Avrupalı kadar tempoyu yakalayamıyor, Avrupalı'nın onda biri kadar da şut atmıyor. Bunu hazırlayacak olan kim? elbette ki hocalar. yerli ya da yabancı ayrım yapmadan söylüyorum. Demek ki ya antrenman yöntemlerinde ya da futbol ortamımızda bir sorun var. Ben Liverpool kadar mücadele edebilmeliyim. Ben Leverkusen kadar şut atmalı, İngiliz takımları kadar agresif olabilmeliyim. Baktığımızda bunları yapamadığımızı görüyoruz. Sonuçta baktığımızda az önce saydığım nedenleri üst üste topladığında Avrupa ile aramızda fark ortaya çıkıyor. Dikkat edersen yetenekten bahsetmedim zira belki de yetenekte onlardan daha iyiyiz. Tugay'ın fantastik hareketlerinin Premier Lig'de hayranlık yarattığını biliyoruz. Çünkü İngiliz futbolunun yaratıcı tarafı yok. Bizim futbolcularımızda herşey var ama fizik gücümüz yok, dayanıklılığımız yok. Neticede Antrenman kaynaklı bir eksikliğimiz olduğunu düşünüyorum. Bu yabancı hocalar için de geçerli.
"JAPONYA'DA FUTBOL MU VAR Kİ ZİCO'NUN HEYKELİ DİKİLSİN!"
ERCAN TANER: Türk teknik direktörlerle yabancı teknik direktörleri gözlemlediğinizde büyük fark görüyor musunuz?
ŞANSAL BÜYÜKA: Bu hocaya bağlı. Bugün Daum'a hangi eleştiriyi getirirsek getirelim kariyerini inkar etmemiz mümkün değil. Aynı şeyi Zico için söyleyemezsin. O zaman akıllara şu geliyor; "Benim yerli hocamın kusuru ne?" Bana "Fenerbahçe'yi Zico'ya mı? Ersun yanal'a mı teslim etsinler?" diye sorsan ben duraksamadan "Ersun Yanal" derim. Ben yine "Yılmaz Vural'a teslim edilsin" derim. Ama öyle bir yabancı hoca getirirsin ki yerli hoca dahil herkes saygı duyar. Burada Zico'yu eleştirmiyorum. Zico'yu getirenleri eleştiriyorum. Zico'nun ne günahı var? Zico bu kadar hoca bilmiyor muydunuz? Avrupa başarısı yok, hiçbir önemli başarısı yok. Japon futbolunu Türkiye'ye örnek almaya çalışıyoruz. Japon Milli Takımını çalıştırmış, Japonya'da heykeli dikilmiş... Japonya'da futbol mu var ki heykeli dikilsin. Japonya'da teknoloji var, insanlık var, herşey var ama futbol yok...
Ben açıkçası Tigana'dan çok umutluydum. Çünkü belirli bir kariyeri vardı ancak O da Türkiye'deki beklentilere cevap verecek performansı ortaya koyamadı.
"TİGANA İÇİN CİDDİ KUŞKULARIM VAR"
ERCAN TANER: Bundan sonrası için Tigana'dan umutlu musunuz?
ŞANSAL BÜYÜKA: Ciddi kuşkularım var ama hoca değişikliğini Beşiktaş için asla çare olarak görmüyorum. Beşiktaş'ın sakatları düzelirse, sezon başındaki hevesli futbolunu tekrar yakalayabilir diye düşünüyorum ama şu son 1-2 haftada da o havayı ciddi bir biçimde kaybettiğini düşünüyorum. futbolcularla Tigana arasında da bir takım kopuklukların oluştuğunu hissediyorum.
ERCAN TANER: Bir sevgisizlik mi mesela?
ŞANSAL BÜYÜKA: Karşılıklı eleştiriler, iddialar ve suçlamaların olduğunu görüyorum. Beşiktaş'ta hava dağılıyor gibi geliyor bana. O hava dağılırsa zor toplarlar.
"BURSASPOR'UN HAKKINI TESLİM ETMELİYİZ"
ERCAN TANER: Fenerbahçe'ye geçelim. Fenerbahçe son olarak Bursaspor'a yenildi. Avrupa'da rakipleri belli oldu. Zico ile bundan sonra, Fenerbahçe taraftarının beklediği gelişimi sağlayabilecek durumda mı sizce Fenerbahçe? Nasıl değerlendiriyorsunuz?
ŞANSAL BÜYÜKA: Öncelikle Bursa maçında Fenerbahçe'nin kötü oyunundan ne kadar bahsediyorsak, Bursaspor'un iyi ve akılcı oyunundan da bahsetmeliyiz. Belki de Saracoğlu Stadı yapıldığından beri orada en aklıcı futbol oynayan takım olarak Bursaspor'un hakkını teslim etmeliyiz. Bursa takımı çok akıllı bir savunma yaptı ve Deivid'in bir kafa pozisyonu dışında Fenerbahçe'ye pozisyon vermeden maçı tamamladı.
"FENERBAHÇE HAVA HAKİMİYETİNİ YİTİRDİ"
ERCAN TANER: Ömer'in de çok kritik kurtarışları var
ŞANSAL BÜYÜKA: Bursaspor kalesine çok ciddi diyebileceğimiz pozisyonlar da gelmedi açıkçası. Fenerbahçe'ye bakacak olursak, Turkcell Süper Lig'de bu kadar yan pas yapan başka bir takım görmedim. Lig sonundaki takımlar dahil. Yine bu kadar ağır hücuma çıkan ve hava toplarında bu kadar etkisiz kalan bir başka takım da yok. Geçen senelerde Fenerbahçe Alex'le duran top kullanırken rakiplerin üzerine kabus çöküyordu adeta. Fenerbahçe seyircisi de bu toplarda havaya kalkmaya hazırlanıyordu 'Gol geliyor' diye. Fenerbahçe bu toplarda 5-6 uzunla rakip ceza sahasına girdiğinde, rakip takımın savunması kimi marke edeceğini şaşırıyordu. Aradan yapılan bir vuruşla Fenerbahçe kötü oynasa bile maçı kazanıyordu. Savunması da Önder ve Luciano ile rakipten uzak oynamasına rağmen hava toplarını kaçırmıyordu. Sen bu takımı dağıttın, üstüne de en az 15-20 milyon dolar vererek en büyük avantajını yerle bir ettin. Bunu benim mantığım almıyor. Bursa maçında bir sürü duran toplardan hiçbir pozisyon çıkaramadın.
"EN BÜYÜK AVANTAJINI ÜSTÜNE MİLYONLAR HARCAYARAK BİTİRDİN"
Fenerbahçe UEFA Kupası'nda Newcastle United ile başlayacak. İngiliz demek hava topu demek. Savunmada rakibini hava toplarında nasıl karşılayacaksın? Bence zor. Hücuma çıktın korner atıyorsun... O İngiliz savunmasının arasından nasıl yükselip vuracaksın? O da yok. Peki o zaman bu nasıl transfer? Sen hala kendi yanlışını görmüyorsun, çeşitli benzetmelerle bunu eleştirenlere suçlamalar getiriyorsun. Önce kendinize bakacaksınız; Bu transferi yanlış yaptınız. Bu hocayı yanlış seçtiniz bunu kabul edin. En büyük avantajını üste milyonlarca dolar harcayarak bitirdin. Ne dedi Tigana geçen seneki maçta yan toplardan 2 gol yedikten sonra; "Maçtan önce bunun antrenmanını yaptırdım" Düşünün ki Beşiktaş gibi bir takım bile yan topta Fenerbahçe'yi önleme çalışması yapıyor, yine de önleyemiyor. Öyle kabus bürümüş rakiplerini... Fenerbahçe yönetimi parasıyla bu avantajını yerle bir etti.
"BUNDAN SONRA, BUNDAN DAHA İYİSİ OLMAZ"
ERCAN TANER: Peki ne olur bundan sonra?
ŞANSAL BÜYÜKA: Bundan sonra, bundan daha iyisi olmaz...
"FENERBAHÇE SEYİRCİSİ GÖREVİNİ YERİNE GETİRİYOR"
ERCAN TANER: Zico'ya karşı da tepkiler yoğunlaşmış durumda...
ŞANSAL BÜYÜKA: Bana göre Zico'ya da tepki var, yönetime de tepki var. Fenerbahçe seyircisini ayırıp bir kenara koymak lazım. Her maç 40-50 bin kişi çekiyorsun stada, üstelik Tütkiye'de statlar tamamına yakını boşken. Fenerbahçe seyircisi, seyircilik görevini yerine getiriyor, kombine diyorsun alıyor, piyango diyorsun yine öyle. Fenerium'a gidin diyorsun gidiyor. Fenerbahçe seyircisi daha ne yapsın? Fenerbahçe seyircisi de müşteri ve müşteriyi memnun etmen lazım. Müşteri memnuniyeti denen bir şey var. Ben burada müşteriye de bir eleştiri getirmek istiyorum. Fenerbahçe seyircisine değil bütün taraftarlara: Tuttuğunuz takımdan, başkanından, yönetiminden, teknik adamından, futbolcusundan daha fazlasını talep edeceksiniz. Nerede olursanız olun. Şartlara göre daha iyisini talep edeceksiniz.
"YALANCI DOLMA..."
ERCAN TANER: Fenerbahçe'de oyunculara baktığınız zaman, 'Bu oyuncu beni yanılttı' dediğiniz futbolcu...
ŞANSAL BÜYÜKA: Lugano, Edu diyeceksin...
ERCAN TANER: Lugano...
ŞANSAL BÜYÜKA: Yalancı dolma vardır bilirsin. Gayet iyidir yemesi. sanki Fenerbahçe'ye yalancı dolma gibi yutturdular gibi geliyor bana ama soruyorum, araştırtıyorum adamın kariyeri iyi.
"EN DENGESİZ ADAMI GÖBEĞE KOYDULAR"
ERCAN TANER: Seyrettik zaten...
ŞANSAL BÜYÜKA: Seyredenlerin ciddi kuşkuları vardı çünkü Brezilya liginde de çok dağınık oynuyordu ve çok kart görüyordu. Sonuçta şu var ki dünyanın bütün iddialı takımları en kontrollü, en dengeli adamlarını stoper mevkiine yerleştirir. Avrupa takımlarına bakarsak görürüz en kontrollü adamların göbektekiler olduğunu. Sen gittin bu alana çok dengesiz, çok kontrolsüz, hava toplarında hiç olmayan, tek hareketle çalım yiyebilen birini getirdin. Bursaspor maçında Fresineau'nun bir vücut çalımıyla terse gitti. Başka bir pozisyonda bir ara topta Edu oyundan düştü. Brezilya Ligi'nde zaten savunma anlayışı yok ki. Orda başarılı olman başka bir ligde başarılı olabileceğin anlamına gelmiyor. Fenerbahçe yönetimi bunların hesabını kitabını yapamadı.
"ARDALES..."
ERCAN TANER: Galatasaray'ı konuşacağız da Ben Ardales diyorum. Arjantin'den Türkiye'ye gelseydi Ardales diyecektik. futbolseverlerin merakla beklediği bir yıldız geliyor herhalde...
ŞANSAL BÜYÜKA: Dileriz öyle olur. Dileriz öyle olur dilyerek temennide bulunmamın sebebi, Arda'dan kuşku duymamdan değil, Türk futbolunun içerisinde gelişimini sürdürürken, onun elinden tutup yolundan çevirmeye çalışan sanal çevreler olacaktır, dilerim onların rotasına girmez. Gerçi belli ki Arda altyapısı sağlam bir genç, futbolculuğundan önce. Futbolda hep altyapı konuşuruz ama bana göre insani altyapısı herşeyden önemli. Arda belliki altyapıyı iyi almış, aile terbiyesini iyi almış tavırlarından hissediyorum Arda'nın. Takımın içinde de iyi abiler, iyi ustalar var. PAF'tan gelirken de Hagi gibi bir ustayla aynı havayı teneffüs etti. Belki o zamanlarda ufaktı ama Florya'daydı.
"ATTIĞI GOLLERDE İNANILMAZ BİR KİŞİLİK GÖSTERİSİ VAR"
Arda topu müthiş kullanıyor. Ufak yapısına rağmen fizik gücünde bir eksiklik görünmüyor ve en önemlisi kendine güveni var. Kendine güveni olmayan bir futbolcu bunları yapamaz. Attığı ve attırdığı bütün gollerde inanılmaz bir kişilik gösterisi var. Türkiye'nin en usta futbolcularının bunu yaptığını görmedim. kişilik gösterisini, bu futbol adına çarpıcı golleri atarken, orta sahada da önemli işler yapıyor.
Kaleci Özden'e, yakın zamanda böyle kaleciyi yere yatırıp sonradan vuran bir oyuncu görmedim. Defalarca milli olmuş futbolcularımız bile kaleciyle karşı karşıya kaldıkları zaman topu üstüne, ete kemiğe vuruyorlar ama Arda, bu yaşında bu görgüyü, bu kültürü, kendine bu güveni kazanabilmiş durumda. Savunması yok eleştirilerine katılmıyorum. Konyaspor maçı tekrar izlenirse kaç kez kanadından defansa geldiği görülebilir. Ayağında fazla top tuttuğuna da inanmıyorum zaten tutsa bile en azından kaybetmiyor.
"SADECE GALATASARAY İÇİN DEĞİL MİLLİ TAKIM İÇİN DE BÜYÜK KAZANÇ"
ERCAN TANER: Böyle yıldızlara da ihtiyacımız var öyle değil mi?
ŞANSAL BÜYÜKA: Hep eleştiriyoruz 'Hakan durdu'diyoruz. Almanya'daki Altıntop kardeşler beklenen çıkışı gerçekleştiremedi diyoruz. Stoperimiz yok; Fenerbahçe'de yedek olan Can'a umudu bağlıyoruz. Böyle bir dönemde sadece Galatasaray için değil Milli Takım için de çok büyük bir kazanç.
"TÜRK FUTBOL TARİHİNE GEÇEN HER BAŞARIDA HAKAN ŞÜKÜR İMZASI VARDIR"
ERCAN TANER: Şöyle bir bakış açısı getirirsek; Hakan Şükür 35 yaşında. Dünyanın pek çok ülkesinde bu çağlarda birçok oyuncu başarıyla oynuyor. 'Bıraksın artık', 'Gitsin artık' neden bunlar konuşuluyor? Türk futbol tarihinin en önemli golcülerinden birisi için neden bunlar söyleniyor sizce?
ŞANSAL BÜYÜKA: Hakan'ın yaşını asla konuşmam ve tartışmam. Futbolun yaşı olmaz. Eğer fizik gücün yerindeyse oynamaya devam edersin. Futbol seni emekli eder, sen isteyerek ya da başkasının baskısıyla futbolu bırakmazsın. Ben Hakan'ın yaşına değil yaptıklarına bakarım. Bugün Türk futbolunda, ulusal takım düzeyinde, Galatasaray düzeyinde, Türk futbolunun tarihe geçen hangi başarısı varsa Hakan Şükür'ün imzası vardır. Buna UEFA başarıları, Dünya 3.lüğümüz de dahil. Türk Milli Takımında Hakan Şükür'süz bir başarı yok. Futbol acımasız bir oyun ve Hakan Galatasaray'a geldiği günden beri yapısıyla, kişiliğiyle ve değişik dünya görüşüyle tartışılan bir isim ama bunlara saygı duymak lazım. Hakan meyve veren ağacın taşlanması misali hep hedef oldu Türkiye'de. şimdi bir de durgunluk dönemine girmesi üstüne tuz biber ekti. Ancak unutulmasın ki Hakan her sezon böyle bir durgunluk dönemi yaşar ancak nihayetinde 20-25 golü bulur. Bu sezonun da başına denk geldi suskunluğu ama ilerleyen haftalarda bu suskunluk bitecektir.
Necati'nin yokluğu da etkiliyor Hakan Şükür'ün oyununu. Necati oynasa, rakip defanslar Hakan üzerine yoğunlaşamayacak belki de. Hakan belki gol olarak suskunluğunu sürdürüyor ama bütün savunmayla uğraşan bir forvet olarak hazırladığı pozisyonları da görmezden geliyoruz. Önemli olan gol yollarını açması, takımın gol atması. Bunu ha Hakan atmış, ha bir başkası ne değişir ki? Önemli olan Galatasaray'ın kazanması ise Hakan'ın futbolu önemli bence. Hakan'ın şu anda iyi olmadığını kabul etmek durumundayız ancak bu dönemsel durgunluğu, Hakan'ın 10-15 yıllık futbol hayatının önüne çıkarırsak da ayıp etmiş, vicdansızlık etmiş oluruz.
"GALATASARAY KÖTÜ OYNAMIYOR"
ERCAN TANER: Konyaspor maçında skor 3-1'den 3-3'e geldi. Bütün takımlar göz önüne alındığında, 'Galatasaray kötü oynamıyor. Galatasaray iyi oynuyor' desem ne dersiniz?
ŞANSAL BÜYÜKA: Sevgili Ercan, akşam Gazetesi'nde de yazdım; Tigana, Zico ve Gerets'i bir kantarın üzerine çıkarsak bana göre en başarılısı Gerets'dir. Baktığında Galatasaray puan olarak Beşiktaş'ın da, Fenerbahçe'nin de gerisinde ama ben Gerets'in başarılı olduğunu düşünüyorum. Birincisi, Geldiği yıl Galatasaray'ı, tarihinin en büyük imkanlarıyla mücadele eden Fenerbahçe karşısında şampiyon yaptı. benim için son derece önemli. Elbette ki o şampiyonlukta taraftarın da, yönetiminde payı var ancak başarıda da, başarısızlıkta da fatura lidere kesilir.
"TİGANA'YA, ZİCO'YA TANINAN SINIRSIZ İMKANLARIN HİÇ BİRİ GERETS'E TANINMADI"
Galatasaray kötü oynamıyor. Ben Konyaspor karşısında da Galatasaray'ı çok kötü bulmadım. Beşiktaş ve Fenerbahçe ile kıyasladığımda her ikisinden de daha iyi oynuyor. İyi sonuçlar almadığını kabul ediyorum ama şampiyonluk yarışındaki iki önemli rakibinden daha kötü oynamıyor Galatasaray. Bugün Tigana'ya, Zico'ya tanınan sınırsız imkanların hiçbiri Gerets'e tanınmadı.
Beşiktaş gidip Delgado'yu, Ricardinho'yu alıyor. Fenerbahçe, bir çırpıda Edu'yu, Lugano'yu alıyor. Deivid'i, Kezman'ı getiriyorsun. Çuvalla para harcıyorsun. Burada da Gerets, 300 bin dolarlık Inamoto'yu alabiliyor, Mehmet Topal'la oynuyor. 2 Milyon dolarlık Carrusca'yla oynuyor - oynayamıyor doğrusu- ve varolan kadrosuyla işi götürüyor. Kaldı ki yönetim anlamında değişiklikler olmuş, sıkıntılar yaşanmış, belki çok çok istediği, özlediği, geçen yılki ortamı bulamıyor. Bütün bunlara rağmen ben Gerets'i başarılı buluyorum.
"BÜYÜK MAÇLAR USTALARLA OYNANIR"
'Gerets hemen gitsin' diyenlere, 'Gerets hoca değil' diyenlere katılmıyorum açıkçası. Ben Liverpool maçının ilk 15 dakikası dışında - ki orada ben de çok eleştirdim - başarılı buluyorum. Büyük maçlar büyük futbolcularla, ustalarla ya da ustalık mertebesine ulaşmış Arda gibi adamlarla oynanır. Sen orada henüz daha İngiltere'yi görmemiş Mehmet gibi adamı Liverpool karşısına çıkarırsan takıma da yazık edersin o futbolcuya da yazık edersin, Türk futboluna da yazık edersin. Nitekim o 15 dakikanın ardından Galatasaray, o Şampiyonlar Ligi şampiyonu Liverpool'a oranla çok daha üstündü. Elbette Galatasaray'ın da bir eksiği var, hem de ciddi bir eksiği var; Türk futbolunun genel eksiği olan şut atmama galatasaray'da da var. Liverpool o maçta belki 20-30 tane şut attı. Buna karşılık Galatasaray 3-4 şutu zor attı. Bugün Lig TV'nin üst düzey yöneticisi arkadaşımız Kadir Kardaş da söyledi -genelde Fenerbahçe maçlarını takip eder- Saracoğlu'nda "Futbolcu şut atıp kaleyi bulamadığı zaman büyük uğultu oluyor bundan da etkileniyor olabilir futbolcular" dedi. Buna da katılıyorum. Bırakın vursun futbolcular sevgili seyirciler. Bizim takımlarımızın vurması lazım. Bırakın auta gitsin. 3 defa auta gider, 4. çatala takılır.
"DEĞİŞİM BUGÜNE KADAR OLMADIYSA FATİH TERİM'DEN DOLAYIDIR"
ERCAN TANER: Büyük umutlarla Ümit Milli Takım'ın başına gelen Reha Kapsal istifa etmiş buna nasıl bir yorum yapacaksınız?
ŞANSAL BÜYÜKA: Uzunca bir süredir kulislerde bu konuşuluyordu açıkçası benim için sürpriz olmadı. Ümit Milli Takım'ın sonuçları da iyi gitmeyince buna bir zemin hazırlandı. Ben teknik kadroda birkaç değişiklik daha olabileceğini düşünüyorum. Bu değişim bugüne kadar olmadıysa, Fatih Terim'in bu konudaki büyük direnişinden dolayıdır. Fatih Terim lider ruhlu bir hocadır. Ekibine sahip çıkma özelliğiyle tanınan bir hocadır. O bakımdan, Fatih Terim'e yönetimin açması pek kolay olmadığı için belki bugüne kadar sarktı. Yoksa bu iş daha erken olacaktı.
"DİLERİM REHA KAPSAL'LA SINIRLI KALIR"
ERCAN TANER: Birkaç istifa daha bekliyor musunuz?
ŞANSAL BÜYÜKA: Beklediğim isimler var ama istersen şimdilik bu kadar konuşalım. yaklaşık 3-5 aydır bu bilgiler vardı hatta başka noktalarda başka isimler de vardı. Dilerim Reha Kapsal ile sınırlı kalır.
"OKAN'I YOK SAYMAK DOĞRU DEĞİL"
ERCAN TANER: Gerets'i konuşmaya devam edersek...
ŞANSAL BÜYÜKA: Gerets'in istikrarlı bir kadroyu yakalaması lazım. Büyük maçları ustalarla oynaması lazım. Orta alanda Ayhan'ın yanına mutlaka savunma özellikli bir adamı koyması lazım. Gerets'i tanımıyorum, yapısını da tam bilmiyorum ama sanıyorum inatçı bir kişiliği var. Örneğin Okan'ı yok sayıyor Gerets. Okan'ı yok saymak çok doğru değil. Okan ne olursa olsun Galatasaray'ın UEFA Şampiyonu olan kadrosunun bir oyuncusu. Okan transferini sen istemedin diye yok sayarsan doğru olmaz. mutlaka Ayhan'ın yanına savunma aklı, mücadele gücü olan bir orta saha oyuncusunu koyması lazım. Yarın takıma Necati girebilirse, uzun süren sakatlığından sonra henüz kendi formuna ulaşamayan Ümit Karan gerçek kişiliğini bulursa, Ben Galatasaray'ın bu ligde çok iş yapacağına inanıyorum. Şu haliyle bile Fenerbahçe ve Beşiktaş'tan daha iyi oynuyor.
"VESTEL MANİSASPOR RAKİPLERİYLE FARKI AÇABİLİR"
ERCAN TANER: Liderden konuşmaya başlayalım isterseniz. Vestel Manisaspor Sakarya'da seyircisiz oynanan maçta, 10 kişi kalmasına rağmen kazanmayı başardı. Fenerbahçe'yi de 3 hafta sonra konuk edecek ki çok kritik bir maç olabilir bu. O maça kadar puan farkını korursa arayı açabilir sanıyorum...
ŞANSAL BÜYÜKA: Vestel Manisaspor'un önümüzdeki haftalardaki fikstürüne baktığımızda, bu 3 haftalık sürede, rakipleriyle arasındaki puan farkını açması da olası görünüyor. Kayserispor'u, bu ligdeki 3'lü, 4'lü yapının değişip, rekabetin gelmesini istediğimiz gibi Vestel Manisaspor'un da 8. haftayı zirvede tamamlaması, rekabetin genişlemesi açısından son derece önemli. At sahibine göre kişniyor; Ersun hoca takımı iyi çalıştırıyor belli ki, çünkü iyi mücadele eden bir takımı var.
Son zamanlarda Vestel Manisaspor'da en azından psikolojik olarak bir rahatsızlık hissediyorum.
ERCAN TANER: Ne anlamda?
ŞANSAL BÜYÜKA: Yenilgisiz devam etmelerinin, onlar üzerinde yavaş yavaş bir psikolojik baskı oluşturduğunu düşünüyorum. Benim ölçülerime göre Sakarya'da asla kazanacak bir futbol oynamadılar. Seyrettiğim, izleyenlerden edindiğim bilgiye göre, Vestel Manisaspor'un o maçtan galibiyetle ayrılması, futbolun mucizelerinden bir tanesi. O bakımdan Vestel Manisaspor, bu puan farkını korumak, bu yarışı sürdürmek istiyorsa - ki son derece faydalı olur, bunda çok ciddi arzumuz, isteğimiz var - bu futbolunun üstüne koyması lazım. Vestel Manisaspor'un son haftalardaki futbolunda, hocası katılır mı katılmaz mı bilemiyorum ama ben bir gerileme hissediyorum. daha da kötüsü psikolojik olarak bir gerginlik hissediyorum. Ersun hoca bilimsel yöntemleri kullanan bir hoca olarak sanıyorum ki önlemlerini alacaktır. Herşeye rağmen Vestel Manisaspor'un en azından ilk yarıyı lider olarak kapama ihtimali var. Futbol olarak çakılmaz, çok kötü sonuçlar almazlarsa, rakiplerinin devrenin sonunda birbirleriyle olan maçlarından faydalanabilir ve devreyi lider kapatabilirler.