Bahar, erken gelmiş Bursa'ya... Ve bu defa her zamankinden daha farklı. Doğadaki uyanışın verdiği coşku, şampiyonluğa koşuşun heyecanı ve keyfiyle birleşince, değişik bir mutluluk rüzgarı esmeye başlamış kentte.
Bakışlar şimdi daha bir parlak... Umutlar daha bir güçlü... Beklentiler daha bir yüksek... Bursa, sanki tüm sorunlarını bir yana istiflemiş ve Bursaspor odaklı bir yaşamı benimsemiş gibi. Daha maç başlamadan o değişimi lokantada, sokakta, tribünde gözlemeniz mümkün.
Dün apayrı bir manzara vardı Atatürk Stadı'nda. Hınca hınç dolu, baştan sona coşkulu tribün eşliğinde, 12 değil, adeta 13, 14. adamların da sinerjisini alıp oynadı Bursaspor. Koyunun can, kasabın et derdinde olduğu bir maçı, ilk yarım saat sancılı götürdü. Volkan'ın iyileşip takımda yerini alması, Ertuğrul Sağlam'ın Batalla-Sercan arasındaki tercihini Sercan'dan yana kullanmasıyla hücum organizasyonunda bir tekdüzelik oluştu. Batalla yalnızca santrfor arkasında gezinerek rakip savunmayı tehdit eden bir oyuncu değildi. Geriye gelip oyun kuruyor, dış şutlarda sert ve isabetli vuruyordu. Onun yokluğunda oyun uzun süre zorunlu olarak kanat ağırlıklı oynandı. Ortadan hiçbir etkili atak yapılamadı. Ve dış şut da atılamadı. Kenarlardan gelen ortalar, görünüşte Denizlispor savunmasını baskı altında tutuyordu. Lakin önlenmesi hiç de zor olmuyordu. Duran toplarda Ömer'in öne çıkıp fizik avantajını kullanması Denizlispor için bir parça sorun oluşturuyor, ancak onlar da sonuç vermiyordu. Oyunun sıkıştığı, tribünleri sıkıntı bastığı, sigaraların çaktırmadan tüttürülmeye başladığı, Bursaspor'un yavaş yavaş telaşlandığı sıralarda Ozan İpek devreye girdi. Bir duran topun savunmadan dönmesinin ardından mükemmel bir rövaşatayla takımını öne geçirdi.
Bursaspor artık rahatlamıştı. Ama oyunda aman aman bir etkinliği yine yoktu. Kontrol elindeydi, fakat hücum organizasyonu verimli değildi. 68. dakikada Denizlispor alıştığı gollerden birini daha yedi! Hücuma çıkışta kaptırılan topu Bursaspor ileri oynadı. Emin müdahale edemedi, Sercan boş durumda kaldı ve maç içerisindeki ender olumlu hareketlerinden birini yaptı. Denizlispor oyunu bırakmadı. 75. dakikada Robert'la golü buldu. Ardından 2-2'yi zorladı. Ancak bu zorlama puan almasına yetmedi. Bursaspor önceki 5 maça yansıyan galibiyet serisine bir yenisini daha ekledi. Böylelikle Bursaspor, bitime 8 hafta kala G.Saray'ın 5, Fenerbahçe ile Beşiktaş'ın 6'şar puan ilerisine yükseldi. Denizlispor ise kümede kalma yolundaki son umudu da Bursa'da tüketti. Şimdi ufak bir dost uyarısı... Bursaspor evet, kazanıyor ve doludizgin yoluna devam ediyor. Ancak son iki maçına yansıyan baskı, Bursaspor'u bu önemli hamlesinde gizliden gizliye tehdit ediyor. Bunun önlemi alınabilirse ve Bursaspor yarıştaki rakiplerinden değil, kendi gölgesinden korkmadan devam edebilirse bu sezona bir büyük başarıya imzasını atıp damgasını vuracak.
Sancılı galibiyet!
23 Mart 2010 11:13