Süperlig mahallesinin çocukları, ellerinde gerçek top, ayaklarında rengârenk kramponlar, sırtlarında harbi formalar, enselerinde sponsor reklamları, başlarında resmî hakem, peşlerinde bir manga kamera, top tepecek münasip bir çayır bakınıyorlar.
Avni Aker’in zemini bozulduğundan, Trabzonspor Manisa’yla iç saha maçını İstanbul kırsalındaki Olimpiyat Stadı’nda oynadı. Ankara 19 Mayıs Stadı’nın zemini tamamen elden çıktığından, Ankaragücü ile Gençlerbirliği, kalan bütün iç saha maçlarını banliyö-kent Sincan açıklarında, Yenikent mezrasındaki stadda oynayacaklar. Hatırlarsanız Antalyaspor’un da maçlarını bir mimarî ucube olan stadı yerine, şehre 25 kilometre mesafedeki Mardan Palace otelinin 7 bin 500 seyirci kapasiteli tesisinde oynaması gündeme gelmişti. Ligimiz ruhen prefabriktir!
Engebeli tarlalarda oynanan maçlar neticesinde, klasmandaki iki hendek iyice derinleşti. 6. Trabzonspor’la altındaki orta sınıf arasında 5 puan var. 11. Antepspor’la aşağısındaki tedirginleri de 6 puanlık bir hendek ayırıyor.
Lânetli istatistik serileri devam ediyor. Kayserispor Galatasaray’ı 36 sene (28 maç) sonra yine yenemedi. Gençlerbirliği Beşiktaş’ı 19. maçta da yenemedi, 1. Lig tarihinde İstanbul’da oynadıkları 38 maçta alabildiği galibiyet sayısı birde kaldı. Diyarbakırspor 1. Lig kariyerinde İstanbul’da ‘Büyükler’le oynadığı 32. maçta da kazanamadı. Saracoğlu’da bu seriyi bitirmeye epey yaklaşmışlardı. Son üç maçını 11 golle kazanmış, seçeneklerini çoğaltmış, formunu bulmuş Fenerbahçe, sinir içinde, 90’da kurtardı beraberliği. Sezon başında zar zor bir takım toparlayabilen Diyarbakırspor, yayın ihalesine kadar süren maddî imkânsızlık, kimi deplasmanlarda karşılaştıkları muamele, aldıkları cezalar düşünüldüğünde, bir özel direnç ödülünü çoktan hak etti. Tabii Ziya Doğan da.
Bobo’dan Müller’e selam
Kayserispor’la Galatasaray’ın gergin zirve tokuşması, maçların çoğu gibi, zemine takıldı. Galatasaray’ın devre arası Latin transferlerinin fiyakası çabuk geçti. Kış ortasında pencerelerine pimapen yaptırmaya kalkmış şaşkın apartman sakini gözüyle bakıyor herkes onlara. Küskün eski forvetleri Ümit Karan ve Necati ise takımlarında iki maçtır sayı yaparak (varsın penaltından olsun) spekülasyona ve magazine elverişli malzeme üretiyor.
Kayserispor’la Galatasaray’ın gergin zirve tokuşması, maçların çoğu gibi, zemine takıldı. Galatasaray’ın devre arası Latin transferlerinin fiyakası çabuk geçti. Kış ortasında pencerelerine pimapen yaptırmaya kalkmış şaşkın apartman sakini gözüyle bakıyor herkes onlara. Küskün eski forvetleri Ümit Karan ve Necati ise takımlarında iki maçtır sayı yaparak (varsın penaltından olsun) spekülasyona ve magazine elverişli malzeme üretiyor.
Gol kabızı Beşiktaş’ın bu sezon bir maçta attığı en çok gol (4), aynı zamanda Gençlerbirliği’nin bu sezon yediği en çok gol. Beşiktaş, mevzi sağanak geçişli oyunuyla, her iki yarıda da birer çeyrek saat etkiliydi gerçi, ama 4-1 şiddetinde değil. Enflasyonist skor, Gençler’in yarım saate yakın esip gürleyip de yağamadıktan sonra bir golle kırılmasının neticesi. Denkliği kıran gol: Bobo’nun penaltı noktası civarında etrafında sakince dönüp karşısındaki savunmacının içinden ve donakalmış kalecinin yanından hafifçe yuvarladığı top; tam bir Gerd Müller golü. Trabzonspor’un Manisaspor’a attığı üç gol de uzak şutların ürünü. Umut Bulut 8 sayıyla ligin en golcü yerli futbolcusu oldu.
‘Gücü’ beraberliğinde
İkisi 0-0, dört beraberlik var. Olağan beraberlikçi: Ankaragücü. Gökçekler’in 19 milyon avroluk alışverişle gardrobunu doldurduğu ‘Başkent’, hafta arasında kupa maçında Fenerbahçe karşısındaki tesirsizliğiyle süngüsü biraz düşen kankası Bursaspor’la da golleşmedi. Üç haftadır 0-0 kalan Ankaragücü, 8 yenişmezlikle ligin Diyarbakır’la birlikte en fazla berabere kalan takımı. Kasımpaşa için sezonun dördüncü mutsuz beraberliği. Dördüncü kez son 5 dakikada galibiyeti kaçırdılar (bir kez de beraberlikten olmuşlardı). Antalyaspor karşısında son beş dakikaya üstelik iki farklı önde girmişlerdi. Yılmaz Vural’ın kardiyolojik vurgulu teknik direktör stiline uygun bir profil! Eses, İstanbul Belediyesi’ni devrelerin son dakikalarında attığı gollerle yendi.
İkisi 0-0, dört beraberlik var. Olağan beraberlikçi: Ankaragücü. Gökçekler’in 19 milyon avroluk alışverişle gardrobunu doldurduğu ‘Başkent’, hafta arasında kupa maçında Fenerbahçe karşısındaki tesirsizliğiyle süngüsü biraz düşen kankası Bursaspor’la da golleşmedi. Üç haftadır 0-0 kalan Ankaragücü, 8 yenişmezlikle ligin Diyarbakır’la birlikte en fazla berabere kalan takımı. Kasımpaşa için sezonun dördüncü mutsuz beraberliği. Dördüncü kez son 5 dakikada galibiyeti kaçırdılar (bir kez de beraberlikten olmuşlardı). Antalyaspor karşısında son beş dakikaya üstelik iki farklı önde girmişlerdi. Yılmaz Vural’ın kardiyolojik vurgulu teknik direktör stiline uygun bir profil! Eses, İstanbul Belediyesi’ni devrelerin son dakikalarında attığı gollerle yendi.
Aşağıların kârlısı, Sivasspor. Son altının tek kazananı. ‘Belki’si bile soluklaşan Denizlispor’u yenerek kırmızı çizginin üzerine çıktılar. Alta düşen: Manisaspor. Kalecinin penaltı anındaki endişesi nedir ki? Zincirlerinden boşanıp rakip ceza alanına seğirten kaleciye bakın siz asıl; kalabalığa karışmış, duran topu beklerken yüreği pır pır eder. Kaybedeceği bir şey yoktur, kazanacağıysa bir penaltı kurtarmaktan çok daha fazlası. Denizlispor kalecisi Özden, bu birinci sınıf şövalye nişanına çok yaklaşmıştı. 90+4’te Sivas kalesi önünde ortayı gelişine nefis plaseledi, meslektaşı Akın uçup dışarı tokatladı topu.