Altay, genç, koşan iyi mücadele eden bir takım. Fenerbahçe karşısında üç gol yemesine rağmen ezilmedi. Oyunu da çirkinleştirmedi.
Ancak benim iki kişiye kafam takıldı. Semih, güçsüz, isteksiz ve ağır. Topu iyi saklayan, takımını rahatlatan, gol bölgelerinde son vuruşu iyi yapan Semih yok. Mehmet Topuz'u da anlayamıyorum.
Bir kere hücuma destek verdi, golünü attı ama onun dışında yoktu.
Topu ayağına aldığı vakit çabuklaşan, dikine oynayan ve sert şutlar atan Topuz'u hiç izleyemedik. Sekiz maçtır ilk on birde oynamasına rağmen beklenen patlamayı bir türlü yapamadı.
Oysa Özer, üç maç oynadı, ne olduğunu herkese gösterdi.
Bak kardeşim;
Özer formayı kaptı. Uğur bağıra bağıra oynamak istiyor. Deniz, çok uzak ihtimal de olsa Emre ve Cristian ile on bir için mücadele ediyor. Deivid, oynamak için can atıyor.
Sen, 'Gol sıkıntım var, bir atsam açılırım' diyordun. Onu da attın. Hadi ligin ikinci yarısında sahneye çık da; Fenerbahçe'ye bir-iki maç kazandır.
Takımın oyun disiplini, tek top oynama düşüncesinde gelişme var.
Bak kardeşim;
Özer formayı kaptı. Uğur bağıra bağıra oynamak istiyor. Deniz, çok uzak ihtimal de olsa Emre ve Cristian ile on bir için mücadele ediyor. Deivid, oynamak için can atıyor.
Sen, 'Gol sıkıntım var, bir atsam açılırım' diyordun. Onu da attın. Hadi ligin ikinci yarısında sahneye çık da; Fenerbahçe'ye bir-iki maç kazandır.
Takımın oyun disiplini, tek top oynama düşüncesinde gelişme var.
Ancak.
En büyük sorun. Zemin.
Teknik oyuncusu çok fazla olan Fenerbahçe için bu zemin avantaj değil, risk. Hatta fizik gücü yüksek oyuncular için de sakatlanma riski taşıyan bir alan. Devre arasında tedbir alınmazsa, ligin ikinci yarısındaki fikstür avantajı, riske dönüşebilir.
En büyük sorun. Zemin.
Teknik oyuncusu çok fazla olan Fenerbahçe için bu zemin avantaj değil, risk. Hatta fizik gücü yüksek oyuncular için de sakatlanma riski taşıyan bir alan. Devre arasında tedbir alınmazsa, ligin ikinci yarısındaki fikstür avantajı, riske dönüşebilir.