Real Madrid tarihinin en golcü futbolcusu rekorunu, 7 numaralı formasını elleriyle teslim ettiği Cristiano Ronaldo’nun devraldığı aynı günlerde, Raul Gonzalez’in futbolculuk kariyerini sonlandırdığı açıklaması tesadüf mü?
Bugünün, futbolu matematik ve rakamlarla açıklamaya çalışan akımları, Raul Gonzalez söz konusu olunca, sayıların aslında o kadar da çok şey anlatmadığı gerçeği ile yüzleşirler.
Çünkü onun Avrupa kupalarında ve La Liga’da attığı gol rekorlarının karşısına artık yeni isimler yazılsa da, İspanya futbolunun yetiştirdiği en büyük efsanelerden biri olduğu gerçeğini hiçbir rekorun kaybı değiştiremez.
17 yaşında sahaya mor-beyaz forma ile çıktığı gün, Real Madrid’in sonraki 16 yılında kulübün ruhunun temsilcisi olacaktı.
Zekanın pırıltılarını taşıyan oyunu, yaratıcılık ve bir makineyi andıran teknikle birleştiren adam, Raul Gonzales, tüm zorlu rakiplerini alt etmeyi başardı. Ancak sonunda zamana karşı kaçınılmaz yenilgiyi kabullendi ve yeşil sahneden çekilmeye karar verdi.
Real Madrid’den ayrıldığında, çıktığı yolda, Schalke 04, Katar ve ABD’de kendine yepyeni dostlar edinen, tozuna bulandığı tüm statlarda futbola duyduğu tutkusu sonsuz sevgiyle ödüllendirilen Raul Gonzalez, Avrupa’dan ayrıldığı günden bu yana bu kıtanın en çok özlediği adamlardan biri oldu.
Unutulmaz golleri, hafızalara kazınan tekniği, kupaları, şampiyonlukları, ödülleri… Hepsini sıralayabiliriz arka arkaya…
Ama İspanyolların yaşayan efsanesi için en güzel tanımı, bir başka futbolcu, Jorge Valdano yapmıştı.
“Onun futbolu bir meleği andırır. Hareket eden her şeyi rakibi kabul eder. Hayatını tek bir amaç uğruna adamıştır: kazanmak. Gururu, kazanma arzusundan ve ona meydan okuyan rakiplerinin gözlerinden gelir. Raul’un kimsede olmayan bir fazladan geni vardır; o kazanan adamdır, onun adı Raul”
Oğluna adını verecek kadar büyük saygı duyduğu Valdano’nun bu cümleleri, Bernabeu’nun kendine has coşkulu uğultusu ve önünde saygı ile düğme ilikleten kariyeri, Raul Gonzalez’in en büyük ödülüdür.
Bizim ödülümüz ise, onu sahada izlemiş bir nesle dahil olabilmektir.
Hoşça kal, büyük adam…