Seyircisiz oynanan bir maçta rakip üzerinde baskı kurmak kolay değil.. Beşiktaş oyunun büyük bölümünde bunu yapamadı.
Ancak Tayfur Havutçu ve Beşiktaşlı futbolcular sabırlı oynamaları gerektiğinin bilincinde hareket ettiler. İlginçtir defansif oynaması beklenen G.Antepspor kendine güvenli ve rakip yarı alanda çoğalarak oynamayı tercih etti.
Beşiktaş’ın ilk yarıdaki oyunu ağır ve durağandı. Rüştü neden büyük kaleci olduğunu Cenk’in 2 pozisyonunda bir kez daha ispat ederken, istediği tempoyu yakalayamayan takımını ayakta tuttu. Beşiktaş’ın toplu ve topsuz olumsuz görüntüsündeki başrol oyuncusu ise Guti idi.. Çok top kaybeden İspanyol yıldız fizik olarak çok güçsüzdü.
İkinci yarı Guti’yi oyundan alan ve yerine Fernandes’i sahaya süren Beşiktaş, önce orta alan direncini artırdı ardından da üstünlüğü eline alıp yıldızlarıyla goller ve pozisyonlar buldu. Guti gibi oyuncuyu ne kadar kötü oynarsa oynasın oyundan çıkartmak çok da kolay değil.. Tayfur Havutçu’yu bu hamlesinden dolayı tebrik etmek lazım. Bu cesur değişiklik Beşiktaş’a finali getirdi.
Q7 YİNE ÇOK İYİYDİ
Simao attığı mükemmel frikik golü ile gol perdesini açmakla kalmadı takımına da oyunun devamında güven verdi. Maç boyunca faule maruz kalmaktan kurtulamaması moral ve fizik olarak yıldız futbolcuyu çökertmedi. Attığı ikinci golde fırsatçılığının ve üst düzey konsantrasyonun ürünüydü.
Almeida sürekli rakipleriyle boğuştu golü aradı sonunda bir ön direk çalışmasında Fernandes’in ortasıyla golü buldu.. Quaresma rakibi en çok hırpalayan, zorlayan mensubuydu çetenin. Şut attı, çalım attı, orta yaptı, faul aldı. Fernandes ise net bir şekilde oyunun akışın değiştirdi.
Beşiktaş’ın final kapısını aralayan farklı galibiyetinde Portekiz çetesinin rolü büyük ancak takımı ayakta tutan Rüştü Reçber, İbrahim Toraman, Ernst ve Necip’in de hakkını yememek lazım.
G.Antepspor gibi saygı duyulacak güçlü bir rakip karşısında alınan 3-0’lık galibiyet -seyircisiz oynamak ve stopersizlik gibi olumsuz koşulları da katarsak- büyük bir başarı. Beşiktaş final kapısını ardına kadar araladı ve son hedefi için gerçek anlamda büyük bir adım attı.
Denk gözüken maçta böyle farklı bir skor ortaya çıktıysa bu farkı yaratanlar önce Rüştü ardından da siyah-beyazlı takımın dünya çapındaki Portekizli yıldızlarıydı.
Hakem Bülent Yıldırım, güzel oyunun en büyük düşmanı olan faulün bir sistematiğe dönüştüğü Türk futbolunda bunu engellemeye çalışan ender isimlerden biri.. Faullü oynayan kim olursa olsun gözüne yaşına bakmadı ve çekinmeden kartlarını kullandı.
Önce Rüştü, sonra 'çete'
07 Nisan 2011 12:49