Eskişehirspor sezon başında çıtasını yükseltmek için transfer düğmesine bastığında en çarpıcı hamlelerinden birisi Brezilyalı sol bek Dede idi. Tam 13 yıl sonra Wesfalen'den Es Es'in yolunu tutan deneyimli yıldızı detaylı bir şekilde mercek altına aldık...
"Uzun yıllar B.Dortmund’da oynadım ve orada hayatımın en güzel yıllarını geçirdim. Türkiye’yi seçmemin sebebi daha değişik daha farklı bir ortama girmek istememden kaynaklanıyor. Yeni şeyler denemek istiyordum, 10 yıl Atletico Minerio da oynadım, ardından 13 yıl Dortmund’da kariyerime devam ettim. Aynı yerde oynamaktan ziyade farklı kültürleri tanımak, farklı futbol atmosferlerini tatmak istiyordum.
Türkiye’ye alıştığımı söyleyebilirim. Özellikle Almanya’da çok sayıda Türk olduğundan dolayı herhangi bir sıkıntı çekmedim. Almanya’da boş zamanlarımda Türk resteurantlarına gidip yemek yerdim."
Dede'nin Türkiye'nin futbol atmosferine ve sevgisine dair anıları 2 Mart 2000 yılına kadar uzanıyor. Galatasaray'ın UEFA Kupası'nı aldığı sezon Dede 2 maçta da forma giymişti. Özellikle Wesfalen'deki Türk coşkusunu hala unutamamış...
"Türk futboluna dair sıcak anılarım olduğunu söyleyebilirim. Galatasaray ve Fenerbahçe’yi tanıyorum. 2000 yılında Galatasaray'la oynadığımız UEFA Kupası maçı hala dün gibi aklımda. Statta sanırım 70 bin taraftar vardı ve 50 bini Galatasaraylıydı. Türkiye'deki futbol atmosferinin ne kadar ateşli olduğunun orada anladım.
Galatasaray-Dortmund maçında 50 bin Galatasaray taraftarının önünde oynamak kolay değildi. Durmadan ıslıklandık. Büyük bir stres yaşamıştık ve kaybettik."
Peki dede 13 yıllık Bundesliga kariyerinin ardından Eskişehir'e ve Türkiye'ye uyum sağlayabildi mi?
"Eskişehir’e ilk geldiğimde taraftarın inanılmaz olduğunu gördüm ve çok şaşırdım. Her zaman yanımızdalar ve bizi destekliyorlar. Eskişehir çok modern bir yer kendimi burada çok rahat hissediyorum burada yaşamaktan oldukça memnunum.
Takımımızın durumunun gayet iyi olduğunu söyleyebilirim. Hocamız Skibbe’nin oynatmak istediği sistem takıma yerleşince büyük başarılara ulaşacağımızı düşünüyorum."
Dede Türkiye'ye gelirken yakından tanıdığı bir kaç isim şüphesiz ona referans oldu. 34 yaşındaki oyuncu Alex, Lincoln ve Taffarel'i ayrı bir yere koyuyor...
"Alex yakından tanıdığım bir insan. Kendisiyle beraber Brezilya milli takımının 23 yaş altı takımında oynadık. Harika ve iyi bir insandır. Aynı zamanda kendi şehrimin takımında da beraber oynadık.
Bana sorarsanız Alex Brezilya milli takımında rahatlıkla oynayabilecek bir oyuncu. Alex'in milli takıma çağrılmamasını anlayamıyorum, bu duruma çok şaşırıyorum.
Lincoln benim Atletico Minerio’dan çok iyi arkadaşım, gayet iyi bir insan. Türkiye’deyken sık sık onunla görüşüyorduk. Kendisi bana buraya bir türlü adapte olamadığını söylüyordu. Sanırım burada başarılı olamamasının sebebi de bu.
Taffarel benim örnek aldığım ve değer verdiğim bir insandır. Profesyonel hayata geçişimi sağlayan Taffarel'dir. Futbol hayatıma başlarken benimle çok ilgilendi elimden tutan oydu. Beni evine götürdü yemek yedirdi sohbet ettik ve ilerisi için birçok nasihatte bulundu. Bu noktaya gelmemde en büyük pay sahibi odur.
Nuri Şahin ile iyi bir dostluğumuz var. Kendisi beni abisi olarak görüyordu ve bana büyük saygısı vardı. Nuri 16 yaşında Dortmund'a geldiğinde hemen yanıma gelerek beni örnek aldığını söylemişti. Daha da üst seviyelere ulaşacağını düşünüyorum."
34 yaşında ama sahada bunu hiç hissettirmiyor. Taraftar da onun performansından memnun...
Vücudum beni daha ne kadar taşır bilemiyorum ama mümkün olduğu kadar fazla oynamak istiyorum. Buna ileriki zamanlarda karar vermeyi düşünüyorum ama şu an için kendimi çok iyi hissediyorum."
-video_1-
"O maçı unutamam..."
24 Kasım 2011 21:26