BEŞİKTAŞ TV’de, Beşiktaş TV Müdürü Tuğrul Yenidoğan’ın moderatörlük yaptığı ve başkan Yıldırım Demirören’in gazetecilerin sorularını yanıtladığı açık oturumdayız.
Kadro çok güçlü. VATAN Gazetesi Ekonomi Müdürü Ercan İnan, Reha Muhtar, Bilal Meşe, Sinan Engin ve ben. Sorular peş peşe, güm güm geliyor.. Başkan da çatır çatır cevap veriyor. Başkana gelen sorulardan biri şu: ‘Guti kötü oynadığı için, oyundan alınıyor (Ki bana göre çok daha erken alınmalıydı) ve bu değişikliğe çok sinirlenen Guti yedek kulübesine gitmediği gibi maç bitminde de futbolcu arkadaşlarını beklemeden stadı terk ediyor. Ve siz Guti’ye ceza vermediniz, neden?’
YILDIRIM Başkan sanki Guti’nin yaptığı çok normalmiş gibi “Olabilir, yerliler de aynısını yapıyor” diye yanıt veriyor. Aslında çok önemli ve ciddi olan bu konuyu başkan adeta teğet geçiyor. Başkanın fikridir, saygım var. Ama kesinlikle başkanla aynı görüşte değilim. Hayır başkan, olamaz. Ne yerliler yapabilir, ne de ismi, cismi, şöhreti, kariyeri ne olursa olsun yabancılar. O gün Guti’ye yanlışı söylemiyor, cezası verilmiyorsa yarın böyle bir yanlışta kimseye ceza veremezsiniz. Böyle hareketler cezasız kalırsa, takımda ne saygı, ne sevgi ne de disiplin olur. Bu saydıklarımın olmadığı bir takım da iyi takım olamaz.
ALLAH’I var başkan ve yöneticiler en iyi yabancıları transfer etti. Aldıkları yabancılar sadece Türkiye’de değil yurt dışında da ses getirdi. Ama iyi takım olmak için sadece iyi futbolcular yeterli olmuyor. Geçen sezon iyi takım olamadıklarını başkan da itiraf etti zaten. İyi takım olmak için yalnız sahanın içinde değil, antrenmanda, seyahatlerde, kamplarda da iyi olacaksın.
TAVİZ YOK!
ÜSTÜNE basa basa söylüyorum. Geçen sezon yapılan bu tür hatalara yine hiçbir şey olmamış gibi göz yumulur, taviz verilirse Beşiktaş bu sene de iyi takım olamaz. Kimsenin gözünün yaşına bakmayın sayın başkan, ama kimsenin. Ne Ekrem’in ne Guti’nin, ne Toraman’ın ne de Quaresma’nın. Çünkü, kimse Beşiktaş’tan büyük değildir!
TAYFUR hocam, iyi futbolculardan kurulu bir takımın tek sorumlu, teknik patronusun. Bu görev Beşiktaş’ta oynayan her futbolcunun rüyasıdır. Başkan ve yönetim sana bu şansı verdi. Hiçbir Beşiktaşlı sana bu takımı garanti şampiyon yapacaksın, buna mecbursun diyemez. Ama senden şunu isterler: ‘Hocam bu takımı iyi bir takım yap.’ O isteklerinde de son derece haklılar. İyi takım olursan, zaten istediğini alırsın. Bu takımın şampiyon olamama lüksü yok. Buna rağmen olamazsan işte o zaman Beşiktaş bunun faturasını ne başkana ne yönetime ne de taraftara keser. Faturanın geleceği adres teknik heyet ve futbolculardır. Böyle biline.
ERSAN’A ÜZÜLDÜM
ERSAN Gülüm’ün sakatlığına en az kendisi kadar üzüldüm. Üzüntüm sadece Beşiktaş için değil, Türk futbolu için de geçerli. Dilerim en kısa zamanda gerçek
Ersan Gülüm’ü tekrar sahalarda görürüz.
Nasıl takım olunur?
06 Temmuz 2011 13:29