Bir varmış, bir yokmuş… Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde… Bir zamanlar İngiltere’de Leicester adında bir şehir varmış. O şehrin de bir futbol takımı varmış…
İngiliz yazar, Gilbert Keith Chersterton şöyle der;
“Peri masalları, çocuklara, ejderhaların var olduğunu öğretmez. Çocuklar ejderhaların var olduğunu zaten bilirler. Peri masalları, ejderhaların öldürülebildiğini öğretir.”
Leicester City’nin 2015-2016 sezonu Premier Lig şampiyonluğu için Peri Masalı benzetmesi yapılmasının en önemli dayanağı, Chersterton’ın bu sözü olsa gerek… Leicester City, tüm dünyaya, ejderhaları yenebileceğimizi öğretti… Bunca yıldır arkasına saklandığımız, başarısızlık bahanelerimizi yerle bir etti. Leicester City, işte bu yüzden, bir şampiyonluk hikayesi değil, çok daha fazlası…
Tutkumuz Futbol’da sezon boyunca Leicester City’i konuştuk… Önce pizzaları, sonra liderliğin gelişini… Jamie Vardy’nin hayatını, Mahrez’in keşfini, Huth’un dönüşünü, Ranieri’nin dehasını… Leicester City’i biz konuşmadık aslında, onlar kendileri hakkında konuşturmayı başardılar. Her maç yeni bir kahraman çıktı karşımıza, her kahraman bir roman gibiydi; sezon bittiğinde Tutkumuz Futbol’un bir Leicester City kütüphanesi oluştu…
Ve şimdi bu kütüphaneye şöyle bir bakıp bildiğimiz her şeyi yeniden öğrenme zamanı…
Gelecekten bakıp Leicester City’nin şampiyonluğunu değerlendirirken, Chelsea’nin, Manchester United’ın, Manchester City’nin içinde bulundukları krizler yüzünden Leicester City’nin önünün açıldığını söylerlerse eğer, şunu unutmasınlar: doğru zamanda doğru yerde doğru hayale sarılmaktı onların yaptığı… Takım olmaktı, bir arada savaşmaktı… İnanmaktı hepsinden önemlisi… Futbolu matematikle, para birimi ile ölçenlere karşı ortaya yüreklerini koymaktı… Leicester City, kendi şansını yaratanların takımıydı; şans denen şeyin onların rüzgarına kapılmaktan başka çaresi yoktu…
Ve evet, bir peri masalıydı Leicester City, tüm dünya gezegeninin insanları, her hafta sonu ekran karşısına geçip canlı canlı izledik… O kadar gerçekti ki, silkinip kendimize gelmemiz gerektiğini fark ettik. Brezilya’lılar birbirlerine sordular, “Leicester” nasıl okunur diye… Amerikalılar kendi sporlarında Leicester hikayesi aradılar, bulamadılar… Almanlar ve İspanyollar imrendi, Ranieri’yi Faroe Adaları’na kaybetti diye gönderen Yunanlılar pişman oldu… Kuzey Avrupa ülkeleri dönüp kendilerine bir kez daha baktılar, Fransızlar Paris’in hegemonyasına başkaldırmanın yollarını aramaya başladı… Ve İngilizler, amatör liglerde oynayan Vardy’leri keşfe çıktılar…
Şimdi sıra bizde… Leicester City’nin hikayesinden kendi derslerimizi çıkartma zamanı geldi… Tüm futbol dünyası ayaklanmışken, insanlık yeniden hayallerin gerçekleşeceğine inanmışken, bizlerin bahanesi kalmadı… Leicester City’yi izlediniz, şimdi hayal kurmaya başlayabilirsiniz.
Aşağıdakilerden hangisi ilginizi çekiyor?
İngiltere Premier Ligi
Premier Lig puan durumu
Premier Lig maç özetleri