Tur şansını evinde zora sokan Beşiktaş'tan mucize bekleyen bir grup taraftar, "Çıkmayan candan umut kesilmez." düşüncesiyle yola koyulmuş ve Kiev'in acı soğuğunda tribünlerde yerlerini almışlardı.
Schuster, gene beklendiği gibi defterden sildiği Bobo ile Ferrari gibi oyunculara forma vermişti. Aurelio ile birlikte 8 yabancılı kadrodan mutlaka beklentiler olacaktı. Oyunun başında bulunacak bir gol "Niçin olmasın?" akla getirebilirdi.
Ancak bütün hayaller başlama vuruşundan 3 dakika sonra hüsrana dönüştü. Oyuna atak giren Dinamo Kiev rakip alana fazla adamla gelince Siyah-Beyazlı defans her zaman olduğu gibi adam paylaşımında yetersiz kaldı. Karambolde Vukajevic takımını öne geçirdi. Erken yenen gol moralleri de yıkınca maç angarya haline dönüştü. Beşiktaşlı futbolcular üşümemek için bile adam kovalayarak ısınmayı düşünmedi. Almeida turistik seyahate gelmiş gibi ortalıkta dolaşıyor, Bobo oynar gibi gözüküyordu. Necip ile İsmail'in gayretleri de olmasa maçın seyredilecek bir tarafı olmayacaktı. Deplasmanda yakaladığı avantaja rağmen ev sahibi takım, tüm ciddiyeti ve oyuncularına rotasyon uygulamayarak maçını oynadı.
Guti forvete yakın oynamasına rağmen soğuktan olsa gerek pas organizasyonlarında en kötü performansını sergiledi. Geriden olumlu çıkışları her iki kanattan da yapamayan Siyah-Beyazlı takımdan haliyle başarılı bir sonuç beklenemezdi. Geleceğin takımının günümüzde de bir şeyler yapması ileriye umut taşıması açısından önemliydi. Dün geceki Beşiktaş'tan uzayda bile iş yapması beklenemez. 30'dan sonra top hep ev sahibi takımın istediği yerlerde dolaştı. Schuster de bizler gibi oyunu seyrederek takımına katkı adına hiçbir yardımda bulunmadı.
Dinamo Kiev ikinci yarı neredeyse 10 dakikada bir gol kaydetti. 55, 64 ,74'te gelen gollerle durum 4-0 olunca maçın bir an önce bitmesini istedik. Siyah-Beyazlı takımı hiç bu kadar acz içinde görmedim. Bu hezimetten sonra ulemaların kime ne bahane bulup gündemi değiştirmek uğraşı vereceklerini merak ediyorum. Deplasmanda Metalist Karkiv'e 4-1 yenildi diye bugünün aksine ligde çok iyi durumda olunmasına rağmen Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam'ın görevine son veren zihniyetin Schuster'e bu kadar toleranslı davranmasına bir anlam veremiyorum. Yakın gelecekte bu konu da mutlaka aydınlığa kovuşacaktır. Asırlık Kartal'ı yanlış tercihleri ve kötü yönetimleri ile kuşa çevirenler en azından tarih önünde hesap vereceklerdir.
Kuşa çevirenler utansın
25 Şubat 2011 12:16