Bu yazıyı penaltı atışları yapılmadan yazıyorum.
Maç öncesi herkes bol yıldızlı Beşiktaş'ı favori gösteriyordu.. Ama hiç kimse İstanbul BŞB'nin inanılmaz direncini, mücadelesini, kazanma hırsını hesaba katmıyordu. Bunlara ben de dahil...
GUTİ YİNE YÜRÜDÜ
İlk yarıda her iki takımda finale yakışmayacak bir futbol sergiledi. İkinci yarıda penaltılara kadar olan zamana kadar zaman zaman iyi futbol oynansa da inanılmaz mücadele vardı. Her iki rakip futbolcuları da topu kazanmak için adeta birbirlerini yiyorlardı. Dört tane gol izledik. Ama Beşiktaş'ın yıldızları Quaresma ve Fernandes'in dışında çok fazla varlık gösteremediler. Özellikle Guti ve Bobo.
Tayfur hocada peygamber sabrı var. Guti'ye nasıl bu kadar tahammül etti anlamadım. Guti'nin yürüyerek oynamasından onun yerine koşan Necip de etkilendi. O da oyunun ilerleyen dakikalarında psikolojik olarak düştü. Ne yapsın ki, hem kendi yerine hem Guti'nin yerine koştu.
Özetle: Kupa'yı kim alır bilmiyorum ama gösterdikleri mücadeleden dolayı, 'ben kupayı her iki takımın da hak ettiğine inanıyorum.' Maçın hakemi Yunus Yıldırım'a gelince; zaman zaman her iki takım içinde yanlış kararlar verdi. Onun dışında mükemmel maç yönetti. Bravo hocam...
Bu arada Abdullah hoca, Beşiktaş defansını en çok zorlayan, pozisyon üreten, Belediye adına sürekli golü düşünen oyuncusu olan İbrahim Akın'ı neden bu kadar erken çıkarttı. Doğrusu çok merak ediyorum..
Kupa ikisinin de hakkıydı
12 Mayıs 2011 12:17