Onu ilk kez Fox TV'ye konuşurken gördüm. Sakalları bir karış, üstündeki gömleğin yakası-bağrı açık, iki hafta sonra oynayacakları Fenerbahçe maçı için endişelendiğini söylüyordu.
Ne söylüyordu? "Duyum" aldıklarını. Yani "Biz hakemlerimize çok güveniyoruz ama bu maça atanacağı söylenen hakeme güvenmiyoruz" dedi. O hakem kim? İsim yok! Neden yok. Çünkü böyle bir hakem yok. Yoklar arasından var çıkarmaya çalışıyordu Ankaragücü yöneticisi.
Bizim haftalardır övdüğümüz heyecanı, tadına doyulmayacak rekabeti kirletecek iddialardı ağzındaki. Peki kim bu yönetici? Ne yapmış bugüne kadar Türk futbolu için... Bu ithamları hiçbir şeye dayandırmıyor, ortaya konuşuyor. Fenerbahçe'nin şampiyon olmasından endişelenenler dışında da kimseyi mutlu etmiyordu.
Suçladığı başkan Aziz Yıldırım. Benim de kendisiyle aram yoktur. Bilirsiniz. Ama onu itham eden "sen", bugüne kadar ne kattın ki bu ligin heyecanına, kalitesine veya geleceğine, Aziz Yıldırım hakkında konuşuyorsun. Adamın elinde koca bir stat var. UEFA finali yapılmış, Kulüpler Birliği'ne "Onun" gibilerin oylarıyla başkan seçilmiş. Başında olduğu kulübün bütçesini katlamış, borsa değerini 2 milyar dolara dayandırmış. Elbette yanlışları, eleştireceğimiz yönleri vardır. Ama "Sen" ne dediğini bilmiyor, ne dediğinden kimsenin de bir şey anlamamasını sağlıyorsun.
Aylardır ter dökenlere, bir felaket senaryosu içinde hakaret ediyorsun aslında. Buna hakemler de dahil. Türk futbolu için çakılmış daha bir kibritleri bile olmayanlar bu sözleri ediyor, etmek isteyenler için konuşuyorlar ya... Bu bile şaibe bulaştırmaya çalıştıkları bu rekabetten daha kötü.
İŞTE REHA KAPSAL MUCİZESİ
Reha Kapsal yaşıtımız. Futbol dünyasının önemli teknik adamlarından biri. Sistemi ve idealleri doğrultusunda başka bir hoca. Başarının kurallarını iyi biliyor, uyguluyor. Reha hoca, Mesut Bakkal sonrasında Manisaspor'un başına geçti.
Açık konuşayım kendisine "Yapma" dedim. Rizespor'dan da teklif vardı. Manisa takımının ligde kalmasını çok zor olduğu kanaatini dile getirerek, "Başarman çok zor" diye konuştum. Ama yaptı. Geldi ve bambaşka bir takım yarattı. Yedek kulübesinde oturan Hüseyin'i, şimdi Ümit Milli Takımı'na çağrılan, Oğuz Çetin'in de takip ettiği Yiğit'i, Türk futboluna kazandırdı. Sadece takımı kurtarmadı, kadrodaki oyuncularına da kalite kattı. Onları geliştirdi. Manisa yönetimini, oyuncularını ve elbette arkadaşım Reha Kapsal'ı tebrik ederim.
YAZICI'NIN DİLENMEYEN ÖZRÜ!
Diyarbakırspor başkanı hafta içinde, Bursaspor Başkanı İbrahim Yazıcı'nın hâlâ kendilerinden özür dilemediğinden yakındı. Olaylardan sonra başkan bir telefon bile açmamış. Habertürk muhabiri Erhan Telli'yi kollarını tutturtup, tokatladıktan sonra da ağzını açıp tek kelime etmemişti. Bursa başkanının, kelime haznesinde böyle bir sözcük yok. O yüzden ben şaşırmadım.
HAKEMLERİMİZ ADALETLİ!
Fox TV'de pazartesi akşamları "Gerçek Futbol"u yapıyoruz. Cem Papila, Oğuz Sarvan'a çatıyor. Fena halde hem de. Aziz Üstel, Bünyamin Gezer'den dertli. Sarvan, röportajında Hüseyin Göçek'i savunuyor.
Söz bana geldi. "Kabul" dedim "Hakemler kötü ama herkes için kötü. Bugün hakemlerden şikayetci olmayan takım yok. Hakem hatasıyla puan kaybetmişler, ama birkaç hafta sonra da puan kazanmışlar. Herkesin şikayetçi olduğu bir ortamda hakemlerimiz demek ki adaletsizlikte, adaletli davranmışlar. Kimseyi kayırmamışlar, aksine herkesi yakmışlar."
Bir de buradan baksın kulüplerimiz. Beşiktaş maçında penaltısı verilmediği zaman susup oturan Ankaragücü Asbaşkanı da böyle baksın. Eskişehirspor maçını ofsayt golle kazanıp, sonra Hüseyin Göçek'i şikayet eden Beşiktaş yöneticisi de.
BURSA'NIN FİNAL MAÇI
Herkes Fenerbahçe'nin Ankara'da takılabileceğini düşünüyor. Doğrudur, zor maç. Ama kimse Bursaspor'un takılabileceğini söylemiyor. Neden? Kayserispor maçı her yönü ile çok zor. Bir de ligin son haftasında Beşiktaş ile karşılaşacaklar.
Sorun bakalım Ertuğrul hocaya, deplasmanda Ankaragücü ile mi oynamak ister, yoksa evinde Beşiktaş'la mı? Ne yani bu takımlar kalelerini açıp, Bursaspor'un gol atmasını mı bekleyecekler.
Bursaspor'un bu hafta oynayacağı maç gerçek finaldir. Nasıl ki Ankaragücü veya Eskişehirspor sonuna kadar Fenerbahçe'ye oynayacak, Kayserispor takımı da lige son bir damga vurmak isteyecektir. Tolunay Kafkas'ın maçları nasıl kitleyen, Kayserispor kadrosunun da istediği zaman nasıl mücadele eden bir takım olduğunu biliyoruz. Bu yüzden ligin finali bu haftadır.
Konuşana bak!
29 Nisan 2010 11:20