Ligde oynadığı 18'inci maç gelecekte oynayacağı 16 maçın nasıl olacağının aleni beyanıdır..
İlk yarım saatte lige başlamış değil, Antalya kampına devam eden iki takım gibi kontrollü ve temkinli oyun demosu üzerine çalıştılar. Kısa pasların boyunun uzadığı bölümlerin izlenesi pozisyonlar vaat ettiği sonraki 15 dakika bir parça lig maçını andırdı o kadar.
İkinci yarı klasik bir Türkiye ligi maçıydı. Pozisyon kazası bir elle oynama Beşiktaş'a sayısal üstünlük getirdi. Arkasından geliştirilen iki Antalya atağına bakarsanız, takımın kırılgan karakterini anında görürsünüz.
Antalya savunmasının sol kanadının yıpratıldığı 60'lı dakikaların final vuruşlarına ihtiyaç duyduğunu herkes gördü. Aslında dönüp hangi haftanın maçını izlerseniz izleyin aynı şeyi göreceksiniz. Beşiktaş takımı ceza alanı içinde eriyor. Beşiktaş'ı eriten, kartvizitinde golcü yazdığı halde aslında olmayan birileri mi? Yazar kırıcı olmamak için bu sorunun cevabını okuyucuya bırakıyor.
Yazara göre, Bobo Beşiktaş takımı enerjisinden beslenemediği için ya da gelişimi bu kadar olduğundan, bu takımın golcüsü değildir.
İbrahim Toraman'ın isteği, Ekrem'in kendini aşma gayreti, Holosko'nun oyuna girdikten sonra kattığı enerjiyi pas geçmek dürüstçe olmaz.
Mustafa Denizli'nin geldiği günden bu yana iki kupaya rağmen hâlâ bir oyun karakteri yok Beşiktaş'ın, olacağına kimseyi inandıramazsınız.
Başarı planlarını başkalarının hataları üzerine kurarsanız buna kumar denir sadece.
Kongre üyeleri bu maçı nasıl okur yazar bilemiyorum ama Demirören ya da Aksu kim kazanırsa kazansın bu takımı derhal değiştirmeli..
Bu Beşiktaş kesmiyor taraftarı. Kongre'yi bilemem