Aslında bu statta daha önce Gerets, Hagi, Feldkamp ve Lucescu da kazanamadı. Rijkaard, belki kaderini değiştirebilirdi Galatasaray'ın ama değiştirecek hiç bir hamle de yapamadı. Galatasaray'ın kazanamayacağı daha maçın başında belli olmuştu. Isınma sırasında Cristian, Bilica'yla beraber Arda'yı tekmeledi.
Oyun içinde Keita'nın gözüne su şişesi atıldı. Kaleci Franco'nun gözüne sürekli lazer ışığı tutuldu. Yani bütün bu olumsuzluklar, Galatasaray'ın oyun anlayışını ve sistemini negatif yönde etkiledi.
Galatasaray, Fenerbahçe karşısında top oynuyormuş gibi yaptı! Sahanın hiç bir yerinde olaya hakim değildi. Arda hiç yoktu. Elano da öyle. Hiç bir varlık gösteremedi.
Brezilyalı o kadar gergindi ki serbest atışta bile gereksiz yere Ayhan'a fırça attı! Ayhan zaten kötüydü. Servet'le Gökhan Zan, Colin Kazım'ın karşısında zor duruma düştüler. Keita da gözüne gelen su şişesinin etkisinden kurtulamayıp hiç bir varlık gösteremedi. Kaleci Franco da bu kötü günde şaşkınlıktan ne yaptığını bilemedi. Abuk sabuk hareketler yaptı!
Fenerbahçe yakaladığı iki pozisyonla, kendini sıkmadan 10 yıldır sürdürdüğü galibiyet geleneğini devam ettirdi. Yenilen ilk gol öylesine basitti ki; Vederson ortaladı, Roberto Carlos topun üzerinden atladı, Alex'e sadece dokunmak kaldı. Franco'nun yaptığı penaltı da son derece acemiceydi.
Yani sözün özü Galatasaray yıllardır kazanamama geriliminden bir türlü kendini uzak tutamıyor. Saracoğlu'ndan kimler geldi kimler geçti! Ama on yıldır tık yok! Bundan sonra da ne zaman olur bilinmez.
Ama bu futbol anlayışıyla Galatasaray'ın daha çok fırın ekmek yemesi lazım! Bakıyorum da Galatasaray'ın kesinlikle bir Alex'e ihtiyacı var.
Eğer bu Alex bulunursa Sarı-Kırmızılılar belki gelecek yıllarda burada maç kazanabilir.
Kimler geldi kimler geçti!
26 Ekim 2009 11:15