Bu durumu daha önce de anlatmaya çalıştım. Şimdi sezon sonunda tablo iyice aydınlandı.
Mehmet Topal'ın gönderilmesi nedeniyle de büsbütün trajik bir hal aldı. Adnan Polat'ın yönetimindeki Galatasaray adeta dümensiz bir gemi gibi. Bir yere doğru gidiyor ama nereye olduğunu kaptan da bilmiyor!
Yapılan olağanüstü yatırıma karşılık düpedüz utandırıcı başarısızlığın oluşturduğu şaşkınlık içinde birbiriyle dalga geçer türden sözler ediyor Polat. Bir yandan geleceğin kadrosunu oluşturmaktan ve bunun için sabır gerektiğinden çokça sözediyor fakat öte yandan bununla ciddi biçimde çelişen gelişmeler yaşanıyor. Örneğin, geçen sezon başındaki çalışmalarda en çok umut veren adam durumundaki Serdar Eylik'i Orduspor'a gönderip onun kadar bile katkısı olmayan kiralık Giovani ile mi geleceğe hazırlandınız?
Mehmet Topal'ın ardından Arda Turan gitse de olur deniyor. Başka pek çok oyuncu şu anda sıfır noktasına kadar gerilemiş durumda. Peki o zaman, Lucas Neill ile mi geleceğe hazırlanıyorsunuz? Yoksa Guti mi sizi önümüzdeki yıllarda başarıya götürecek adam olacak? Dos Santos tipindeki oyuncularla hiçbir yere varılamayacağını anlamak için çok şey mi bilmek gerekiyor?
G.Saray'ın "transfer hastalığı" yüzünden çıkmaza düştüğünü Polat benden çok daha iyi biliyor. Oysa 2008'de seçilmeden önce camiaya ve taraftara bu yönde vaatlerde bulunmaktan kaçınmıştı. Çünkü hem ciddi bir mali sıkıntı vardı hem de başarının sırrı başka yerdeydi. Onu da Polat biliyordu. Ancak bu düşünceye önce kendisi ihanet etti ve transfer çıkmazına saptı!
Transferin nasıl bir kısırdöngü oluşturduğunu açık biçimde görebiliyoruz. Bir yandan ikinci başkan Mehmet Helvacı, 'Paramız yok, transfer yapamayız' anlamında açıklamada bulunurken öte yandan Sarı Kırmızılı kulüp hiç de hareketsiz görünmüyor. Altay'dan Musa ile Kayserispor'dan Ali Turan'ın işi zaten tamamlanmıştı, onlara Beşiktaşlı Serdar Özkan'ın da eklendiği her gün söyleniyor. Bu telaş ve şaşkınlık içinde onlara daha bir yığın adamın ekleneceğini kolaylıkla tahmin edebilirsiniz.
Örneğin, gönderilecek 4 yabancıdan doğan kontenjan da mutlaka kullanılacağına göre en az 7 transfer şimdiden garanti gibi görünüyor. Onlara doğal olarak şurası eksik burası gedik diye 3 oyuncu daha eklerseniz toplam 10 futbolculuk bir liste ortaya çıkar. Tabii onlar için ödenecek bir çuval da para.
Tekrar etmekte yarar var, istediği oyuncuların alınmasından sonra Rijkaard'ın gitmesi ya da gönderilmesi çok ciddi bir olasılık. Ardından gelecek hocanın futbola bakışındaki farklılık işi karıştırabilir. Bundan doğabilecek on milyonlarca dolarlık yeni zararı nasıl telafi edeceksiniz?
Üstelik Rijkaard kalması halinde de, sürekli hale gelmiş bulunan başarısızlık için 'Bir yığın transfer yapıldı, uyum için zaman gerek' türünden masallar anlatmayı sürdürecek. Yönetim de çaresizlik içinde çırpınıp duracak. Yönetememenin acısını hem kendi çekecek hem de camia ve taraftara çektirecek.
Biliyorum, bunlar insanın içini karartan olasılıklar ama hızla bu noktaya gidildiğini gösteren belirtiler de çok güçlü.
Çareyi transferde görenlerin daha önce defalarca yaşadıkları bu çıkmazdan sizi neyin kurtarabileceğini görmek için dönüp yakın tarihinize bakmanız yeterlidir.