Bir İngiltere-Almanya günüydü... Formula 1'in Valencia Grand Prix'sinde Alman Vettel iki İngiliz Hamilton ve Button'un önünde yarışı kazanmıştı.
F1 padokunda da futbol konuşuluyordu ve İngiliz çalışanların yoğun olduğu takımın Alman pilotu kazanınca neredeyse pür İngiliz McLaren takımı sohbeti maça getirmişti.
Rövanşı sahada da alamadılar.
Almanlar İngiltere'yi kelimenin tam anlamıyla kendi iç hesaplaşmalarını yapmaları için ağır bir dille uyardı. İngiliz Premier Ligi dünyanın en çok izlenen, keyifli ligi olabilir ama milli takımın aynı kelimelerle anlatılması imkansız.
Kalecilerini bir tarafa koyuyorum.. Hücum sorunları var; suçlusu alternatif yaratamayan Premier Lig, orta saha birbirine benzer, oyunu yönlendirme yetenekleri kısıtlı oyunculardan oluşuyor, suçlusu Premier Lig, savunma oyuncularının birbirinin yerini doldurması mümkün değil, suçlusu Premier Lig..
Almanya ise, kendi altyapı sistemlerinin ürünü her milletten oyuncuyu kazanarak düşüşü durdurmuş, lig organizasyonu çok popüler değil ama ülke için tatmin edici ve dolayısıyla milli takım izlenebilir.
Premier Lig mi? Bundesliga mı?
Lig olarak devam, milli takım olarak tamam. 1966 yılında kırmızı formalı İngilizlerin çizgiyi geçmeyen topu gol sayılınca İngiltere Almanya'yı evinde mağlup edip dünya şampiyonu olmuştu. 2010 yılında Almanya 2-1 öndeydi ve İngilizlerin çizgiyi net bir şekilde geçen topuna hakem gol kararı vermeyince açık hesap 44 yıl sonra kapanmış oldu.
Bunun oyunun selameti açısından adalet ile ilişkilendirilmesi tabii ki abesle iştigal..
Ne var ki, kupa tarihinin kilometre taşı olması itibariyle manşetleri çalacağından pas geçmek olmaz.
Pas geçilmeyecek bir başka hadise ilk yarıda ve ikinci yarının son yarım saatinde Almanya'nın oyun anlamında İngiltere'den çok daha iyi olduğu gerçeği.
Almanya'nın tek ciddi problemi savunmanın solu olabilirdi ve Löw İngilizlerin etkili sağ kanadına karşın sol kanada Boateng'i seçmişti.
Hem Almanlar hem İngilizler kanat kullanımı iyi takımlar.. Oyun ortaya fazlasıyla yıkılınca Almanya İngilizlerin savunma göbeğindeki zaafını iyi değerlendirdi. Klose'nin golü Podolski'nin sayısı İngilizlerin orta alandan atılan uzun toplar karşısındaki yetersizliğini ve göbekteki dengesizliği ortaya çıkardı.
Tek forvetli Almanya kalabalık ve daha hızlı atağa kalkan orta sahasıyla geriye dönemeyen İngiltere'yi ikinci yarıda önce durdurdu sonra vurdu.
Almanya çok fazla pas trafiğine girmeden oynayabiliyor. Takımın gençliği ve şu anda en oturmuş iskelete sahip olmaları bu dünya kupasında büyük avantaj..
Almanya tartışmasız iyi bir takım olduğu ve iyi oynadığı için kazandı.
Mesut giderek yükseliyor ve takımın liderliğine oynuyor.
Dün harika top oynadı.
Milli takımdaki düşüşü 10 yıl öncesinden tespit edip bugünlere hazırlandıkları için İngilizlerin çok önüne geçtiler.
Ancak Premier Lig başlayınca unutulacaktır. İşte Premier Lig bu!