EVET, aynen başlıktaki gibi. Futbol böyle enteresan bir oyun.
Sen daha iyi oynarsın, sen daha çok koşarsın, sen daha çok pas yaparsın, sen daha çok gol pozisyonuna girersin, sen daha çok gol kaçırırsın, kazanmayı sen hak edersin ama karşındaki kazanır. G.Antep-Trabzon maçı da aynen böyle oldu. Abdullah Ercan geldikten sonra hiç kaybetmeyen G.Antepspor, dün kaybetti. Ve bu kaybı hiç mi hiç hak etmedi. 90+3’e kadar neredeyse hatasız oynayan Emre ve Dany’nin ortaklaşa hatası G.Antepspor’a hiç de hak etmediği mağlubiyeti getirdi.
DÜN ben kazananın değil, kaybedenin oynadığı futbolu daha çok beğendim. En beğendiğim tarafları da karşılarında güçlü bir takım; Trabzonspor’un olduğunu bile bile oyunun her anında gölü düşünecek kadar yürekli oynamaları, oyun alanı çok iyi paylaşmaları ve hiçbir zaman oyun disiplininden ayrılmamaları.
MUHAMMET dün golünü atamadı. Ama geleceği olan bir futbolcu. Golcülüğünü bir yana bıraktım, çocuğun bir tek şeyine hayran oldum. İtiliyor, kakılıyor, tekme atılıyor, bırakın rakiple oynamayı, hakeme itiraz etmeyi, arkasına dönüp de kim vurdu diye bile bakmıyor. Bu halini Cemil Turan’a benzettim. O da öyleydi.
HALİL BENİ DUYDU!
BU arada geçen sezonun en formda oyuncusu olan, gol ve goller attıran, rakip defansı zorlayan Olcan Adın’ı da dün etkisiz buldum.
TRABZONSPOR’A gelince dün bildiğimiz Trabzonspor’un performansında değildi. Buradan 1 puan da bize yeter havasında gördüm onları. Halil Altıntop dün ya sağda ya solda ya da ortadaydı. Bu çocuk niye gol yerlerine gitmez diye aklımdan geçirirken, sanki beni duymuş gibi bir kez oraya gitti ve işi bitirdi.
TRABZON’UN formasını da hiç mi hiç beğenmedim. O nasıl bir renk. Sarı mı, bej mi, altın rengi mi, kavun içi mi? Dün Trabzonlu’ya benzeyen tek kişi vardı, o da kulübede oturan ve boynunda kaşkol olan Şenol Güneş’ti. İddia ediyorum, bir tek Trabzonlu bile bu formayı beğenmiştir.
ÖZETLE 3 puanı daha iyi oynayan G.Antepspor’un kazanmadığını rahatlıkla söyleyebilirim.
İşte futbol böyle bir şey
30 Ekim 2011 13:23