Tahkim Kurulu Başkanı Türker Arslan ile röportajımızın 2. bölümünde birlikteyiz. Arslan ile 1 saat 20 dakika boyunca gerçekleştirdiğimiz röportajın ilk bölümünde ağırlıklı olarak Trabzonspor-Sivasspor maçını konuşmuştuk.
Röportajın ilk bölümünü okumak isyiyorsanız TIKLAYIN
Röportajın ikinci bölümünde ise Türker Arslan ile yakın dostu Haluk Ulusoy'un ilişkilerini, Ulusoy'un kendisine telkinde bulunup bulunamayacağını, Arslan'ın Turkcell Süper Lig kulüplerinde görev yapan yöneticilere bakışlarını, Tahkim Kurulu'na yöneltilen eleştirileri, Türker Arslan'ın basın ile ilişkilerini ve şikeyi konuştuk.
İşte röportajımızın 2. bölümü:
Cem Kurel
Erdem Erol
Erdem Erol
“AMACIMIZ KAMUOYUNU TATMİN ETMEK DEĞİL”
-Aldığınız kararlara yönelik eleştirileri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Biz bugüne kadar hep hukukun mevcut kuralları içinde adaleti sağlamak için görev yaptık. Bu görevimizi yaparken bazı çevreler tarafından tasvip edildik bazı çevreler tarafından eleştirildik. Benim çok değerli dostlarım var basında. O değerli dostlarımın bazıları bana çok ağır eleştiriler yönelttiler. Kendilerine gereken açıklamaları yaptım, haksızlık yaptıklarını kendilerine anlattım. Onlar ikna oldular-olmadılar ama bizim buradaki amacımız kamuyounu tatmin etmek değil. Biz sadece ve sadece adaleti sağlamaya çalışıyoruz. Bizim hiçbir arkadaşımızın şu kapıdan girdiği andan itibaren önyargısı, özel bir hedefi menfaati ya da bir beklentisi yoktur.
-Aldığınız kararlara yönelik eleştirileri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Biz bugüne kadar hep hukukun mevcut kuralları içinde adaleti sağlamak için görev yaptık. Bu görevimizi yaparken bazı çevreler tarafından tasvip edildik bazı çevreler tarafından eleştirildik. Benim çok değerli dostlarım var basında. O değerli dostlarımın bazıları bana çok ağır eleştiriler yönelttiler. Kendilerine gereken açıklamaları yaptım, haksızlık yaptıklarını kendilerine anlattım. Onlar ikna oldular-olmadılar ama bizim buradaki amacımız kamuyounu tatmin etmek değil. Biz sadece ve sadece adaleti sağlamaya çalışıyoruz. Bizim hiçbir arkadaşımızın şu kapıdan girdiği andan itibaren önyargısı, özel bir hedefi menfaati ya da bir beklentisi yoktur.
“KURULUMA LAF ETTİRMEM”
-Tahkim Kurulu olarak aldığınız kararlarda kimseyi mutlu edemiyorsunuz. Teşbihte hata olmaz, Tahkim Kurulu olarak 3 maymunu mu oynuyorsunuz? Yani biz görmüyoruz, duymuyoruz, onlar ne derlerse desinler , biz bildiğimizi yaparız tavrı içinde misiniz?
Olur mu öyle şey! Bir kere ben herşeyi duyarım, görürüm ve gerekeni yaparım. Arkadaşlarım bu konularda insiyatifi tamamen bana bırakmışlardır. Ben kurulun başkanıyım, kurulun hükmü şahsiyetine en ufak bir yanlış yapılmasına izin vermem. Kurumun hükmü şahsiyetine en ufak bir yanlış yapılırsa, gereken müdahale ve cevap hemen anında verilir. Ondan şüpheniz olmasın. Mahkeme de bir karar verdiği zaman bir taraf bir sürü laf söyleyecektir, bir taraf “Hakkım yendi adaletli davranmadı” diyecektir. Bunları doğal karşılamak lazım. Bizim de bu son verdiğimiz kararda bir kulüp memnun bir kulüp değil. Şimdi çıkmış 2 tane futbolcu bana göre haddini aşan bir takım şeyler söylemişler, “Tahkim Kurulu 3 puanımızı gasp etti” demişler. Bunu söylemek onların haddi değil. Ama yöneticisi onu bir yerde uyarmalı, böyle her önüne gelen futbolcu kalkıp beyanat verirse o takımdaki düzeni de disiplini de ben endişeyle karşılarım. Ben bir yerin yöneticisi olsam veya teknik adamı olsam bana sormadan böyle bir açıklama yapılmasına asla izin vermem. Şu an Tahkim Kurulu’ndaki hiçbir arkadaşım basına bir açıklama yapmaz. Bu bir disiplindir.
-Tahkim Kurulu olarak aldığınız kararlarda kimseyi mutlu edemiyorsunuz. Teşbihte hata olmaz, Tahkim Kurulu olarak 3 maymunu mu oynuyorsunuz? Yani biz görmüyoruz, duymuyoruz, onlar ne derlerse desinler , biz bildiğimizi yaparız tavrı içinde misiniz?
Olur mu öyle şey! Bir kere ben herşeyi duyarım, görürüm ve gerekeni yaparım. Arkadaşlarım bu konularda insiyatifi tamamen bana bırakmışlardır. Ben kurulun başkanıyım, kurulun hükmü şahsiyetine en ufak bir yanlış yapılmasına izin vermem. Kurumun hükmü şahsiyetine en ufak bir yanlış yapılırsa, gereken müdahale ve cevap hemen anında verilir. Ondan şüpheniz olmasın. Mahkeme de bir karar verdiği zaman bir taraf bir sürü laf söyleyecektir, bir taraf “Hakkım yendi adaletli davranmadı” diyecektir. Bunları doğal karşılamak lazım. Bizim de bu son verdiğimiz kararda bir kulüp memnun bir kulüp değil. Şimdi çıkmış 2 tane futbolcu bana göre haddini aşan bir takım şeyler söylemişler, “Tahkim Kurulu 3 puanımızı gasp etti” demişler. Bunu söylemek onların haddi değil. Ama yöneticisi onu bir yerde uyarmalı, böyle her önüne gelen futbolcu kalkıp beyanat verirse o takımdaki düzeni de disiplini de ben endişeyle karşılarım. Ben bir yerin yöneticisi olsam veya teknik adamı olsam bana sormadan böyle bir açıklama yapılmasına asla izin vermem. Şu an Tahkim Kurulu’ndaki hiçbir arkadaşım basına bir açıklama yapmaz. Bu bir disiplindir.
“BİZE GASPÇI DEDİ DİYE 2 KATI CEZA VERMEYİZ”
-“Tahkim Kurulu 3 puanımızı gaspetti açıklaması” bir anlamda ceza gerektirir mi?
Bunu Hukuk Kurulu değerlendirir. Hukuk Kurulu savcı gibi görev yapıyor. Eğer bir suç noktasına geldiği kanaati getirirse, Disiplin Kurulu’na sevk eder.
-“Tahkim Kurulu 3 puanımızı gaspetti açıklaması” bir anlamda ceza gerektirir mi?
Bunu Hukuk Kurulu değerlendirir. Hukuk Kurulu savcı gibi görev yapıyor. Eğer bir suç noktasına geldiği kanaati getirirse, Disiplin Kurulu’na sevk eder.
-Disiplin Kurulu’nun da ceza vermesi durumunda futbolcu bu cezaya itiraz edecekse, bir anlamda “Gaspçı” dediği Tahkim Kurulu’na bu müracaatını yapmak durumunda kalacak ama.
O zaman dilini tutacak. Ama biz, bize “Gaspçı” dedi diye kalkıp 2 misli ceza vermeyiz. Biz yine hukuk kuralları içinde hareket ederiz. Bize hiçbir şekilde ne baskı yapılır, ne telkinde bulunulur, ne bir takım kişilerin ya da çevrelerin ricaları bizim için yönlendirici veya bağlayıcı olamaz.
O zaman dilini tutacak. Ama biz, bize “Gaspçı” dedi diye kalkıp 2 misli ceza vermeyiz. Biz yine hukuk kuralları içinde hareket ederiz. Bize hiçbir şekilde ne baskı yapılır, ne telkinde bulunulur, ne bir takım kişilerin ya da çevrelerin ricaları bizim için yönlendirici veya bağlayıcı olamaz.
“BENİ KİM ARARSA ARADIĞIYLA KALIR”
-Bulunmazlar mı, bulunamazlar mı?
Yapabilirler de biz bir kere bunları kabullenmeyiz, benimsemeyiz. Çünkü ben 37 yıldır bu işin içinde çeşitli kademelerde görev yapan bir insanım. Herkes bana bir şey söyleme cesaretini veya samimiyetini bulup söyleyebilir. Ama benim hepsine klasik verdiğim cevaplarım vardır.
-Bulunmazlar mı, bulunamazlar mı?
Yapabilirler de biz bir kere bunları kabullenmeyiz, benimsemeyiz. Çünkü ben 37 yıldır bu işin içinde çeşitli kademelerde görev yapan bir insanım. Herkes bana bir şey söyleme cesaretini veya samimiyetini bulup söyleyebilir. Ama benim hepsine klasik verdiğim cevaplarım vardır.
-”Her maç kendi içinde değerlendirilir” gibi mi?
Hayır hayır, sen şimdi onu kafana takmışsın. Hukuk kuralları içinde gerekli incelemeleri yaparız ne gerekiyorsa o yapılır. Bu kadar uzun yıllardır görev yapıyorum, bir çok insan aramışdır. Bir kere spor yazarlarının Antalya’daki seminerinde söyledim; bu çok önemli olaymış gibi manşet oldu. “Gece yarıları beni kimler aramıyor ki şimdi açıklasam şaşarsınız” dedim. Çok önemli bir olaymış gibi basına intikal etti. Hatta değerli bir spor yazarı arkadaşımız ve benim de çok değerli bir yakın dostum “Türker Arslan bu isimleri açıkla; eğer açıklamazsan istifa et” diye de yazı yazı (Gülüyor) Şimdi ben kimi açıklayayım, o kadar çok türlü çeşitli, bu tabiri özellikle söylüyorum, türlü çeşitli insan var ki. Yani devletten de var, iş hayatından da var, spor hayatından da var, ordan burdan da var. Çünkü benim çok geniş bir çevrem var.
Hayır hayır, sen şimdi onu kafana takmışsın. Hukuk kuralları içinde gerekli incelemeleri yaparız ne gerekiyorsa o yapılır. Bu kadar uzun yıllardır görev yapıyorum, bir çok insan aramışdır. Bir kere spor yazarlarının Antalya’daki seminerinde söyledim; bu çok önemli olaymış gibi manşet oldu. “Gece yarıları beni kimler aramıyor ki şimdi açıklasam şaşarsınız” dedim. Çok önemli bir olaymış gibi basına intikal etti. Hatta değerli bir spor yazarı arkadaşımız ve benim de çok değerli bir yakın dostum “Türker Arslan bu isimleri açıkla; eğer açıklamazsan istifa et” diye de yazı yazı (Gülüyor) Şimdi ben kimi açıklayayım, o kadar çok türlü çeşitli, bu tabiri özellikle söylüyorum, türlü çeşitli insan var ki. Yani devletten de var, iş hayatından da var, spor hayatından da var, ordan burdan da var. Çünkü benim çok geniş bir çevrem var.
-Hala gece yarıları aranıyor musunuz?
Arasınlar. Arayan aradığıyla kalır.
Arasınlar. Arayan aradığıyla kalır.
-Vurdumduymaz mısınız yani?
Hayııııır. Hiç öyle vurdumduymaz bir adam görüntüsü var mı bende? En ufak bir yanlışa tahammül etmem, anında gereğini söylerim.
Hayııııır. Hiç öyle vurdumduymaz bir adam görüntüsü var mı bende? En ufak bir yanlışa tahammül etmem, anında gereğini söylerim.
“İŞİMLE İLGİLİ NE SÖYLÜYORSAM DOĞRUDUR”
-Kamuoyuna bakıyorsunuz, Tahkim Kurulu’nun verdiği kararlar beğenilmiyor. Sizin de “Hukuka bağlıyız” tarzında açıklamaları var. Biz kime inanacağız?
Bana inanacaksın. Ben ne diyorsam doğrudur. Yani işimle ilgili, kurulumla ilgili, yaptığımız çalışmalarla ilgili söylediklerim doğrudur.
-Kamuoyuna bakıyorsunuz, Tahkim Kurulu’nun verdiği kararlar beğenilmiyor. Sizin de “Hukuka bağlıyız” tarzında açıklamaları var. Biz kime inanacağız?
Bana inanacaksın. Ben ne diyorsam doğrudur. Yani işimle ilgili, kurulumla ilgili, yaptığımız çalışmalarla ilgili söylediklerim doğrudur.
-Her yaptığınızın, her aldığınız kararın yüzde yüz arkasında mısınız?
Başka türlü olamaz zaten. Biz kararlarımızı kitap halinde yayınlayan adamız.
Başka türlü olamaz zaten. Biz kararlarımızı kitap halinde yayınlayan adamız.
-Ama röportajın ilk bölümlerinde size yasaların hepsinin doğru olup olmadığını sordum; “Bazıları yanlış olabilir, değişmesi gerekir ve değiştirdiğimiz kurallar, yasalar da vardır” dediniz. Ama yanlış olduğuna inandığınız yasalarla geçmişte kararlar aldınız. O aldığınız kararlar yanlış yasalarla alınmış kararlardı.
Mevcut yasalar neyi gerektiriyorsa biz onunla hareket etmek zorundayız. Biz yasayı olduğundan farklı bir şekilde yorumlayamayız. Yasada bir değerlendirme yanlışlığı varsa bunların da düzeltilme yolları var. Onun dışında biz, yasa böyle diyor ama biz bunu doğru bulmuyoruz, böyle yaparız gibi bir davranış içinde olamayız. Bir hukuk adamına uymaz. Hukuk adamı hukuk kurallarına bağlıdır ona göre hareket eder.
Mevcut yasalar neyi gerektiriyorsa biz onunla hareket etmek zorundayız. Biz yasayı olduğundan farklı bir şekilde yorumlayamayız. Yasada bir değerlendirme yanlışlığı varsa bunların da düzeltilme yolları var. Onun dışında biz, yasa böyle diyor ama biz bunu doğru bulmuyoruz, böyle yaparız gibi bir davranış içinde olamayız. Bir hukuk adamına uymaz. Hukuk adamı hukuk kurallarına bağlıdır ona göre hareket eder.
-Sizce yapılan eleştiriler biter mi?
Tahkim Kurulu’na çok fazla eleştiri yapıldığını kabul etmiyorum. Yapılan eleştirilerin haksız olduğunu söyledim zaten. Biz açığız, kararımızı hemen internet sayfamızda yayınlarız, kitap halinde bastırırız.
Tahkim Kurulu’na çok fazla eleştiri yapıldığını kabul etmiyorum. Yapılan eleştirilerin haksız olduğunu söyledim zaten. Biz açığız, kararımızı hemen internet sayfamızda yayınlarız, kitap halinde bastırırız.
“SÜPER LİG KULÜPLERİ AYMAZLIK İÇİNDE”
-Bu kitaplar okunuyor mu sizce yöneticiler tarafından?
Tabii ki okunuyor. Bazen bize bir takım itirazlar geliyor, diyorlar ki 1995 yılında şu kararda belirttiğiniz gibi...
-Bu kitaplar okunuyor mu sizce yöneticiler tarafından?
Tabii ki okunuyor. Bazen bize bir takım itirazlar geliyor, diyorlar ki 1995 yılında şu kararda belirttiğiniz gibi...
-Onu kulübün hukukçusu okur, bilir.
Kim okur, kim okumaz bilmem. Bazı kulüp başkanı meraklıdır okur, bazı hukukçu meraklı değildir okumaz.
Kim okur, kim okumaz bilmem. Bazı kulüp başkanı meraklıdır okur, bazı hukukçu meraklı değildir okumaz.
-Yani yıllar öncesinde aldığınız bir karar gelip bugün emsal oluyor.
Tabii ki efendim. Bu bizim ezbere iş yapmadığımızın da bir göstergesi. Emsal gösteriyorlar, diyorlar ki bak o tarihte böyle karar vermişsiniz şeklinde. Mesela Sivasspor’un bu son konuda gösterdiği 3 tane emsal karar var. Bakın şunu söyleyeyim; bizim Süper Lig kulüplerimiz ne yazık ki hala bir aymazlık içindeler. 2. 3. Lig kulüplerinde, hatta hatta amatör takımlarda bu olayları fevkalade iyi takip eden spor yöneticileri var. Lütfen bizim süper lig kulüplerimizin de, biraz daha organize, biraz daha ciddi olmalarında isabet var. Yani olayların takibi açısından bir takım gelişmeleri takip açısından bizim Süper Lig’de oynayan kulüplerimizin bu işleri daha yakından takip etmeleri veya bu işleri yakından takip eden profesyonelleri çalıştırmalarında yarardan da öte zorunluluk var.
Tabii ki efendim. Bu bizim ezbere iş yapmadığımızın da bir göstergesi. Emsal gösteriyorlar, diyorlar ki bak o tarihte böyle karar vermişsiniz şeklinde. Mesela Sivasspor’un bu son konuda gösterdiği 3 tane emsal karar var. Bakın şunu söyleyeyim; bizim Süper Lig kulüplerimiz ne yazık ki hala bir aymazlık içindeler. 2. 3. Lig kulüplerinde, hatta hatta amatör takımlarda bu olayları fevkalade iyi takip eden spor yöneticileri var. Lütfen bizim süper lig kulüplerimizin de, biraz daha organize, biraz daha ciddi olmalarında isabet var. Yani olayların takibi açısından bir takım gelişmeleri takip açısından bizim Süper Lig’de oynayan kulüplerimizin bu işleri daha yakından takip etmeleri veya bu işleri yakından takip eden profesyonelleri çalıştırmalarında yarardan da öte zorunluluk var.
“YÖNETİCİLER BİLGİLENİRSE YANLIŞLAR AZALIR”
-Süper Lig kulüplerindeki yöneticilerin çizmiş olduğunuz bu tablosu Türk futbolu adına endişe verici değil mi?
Tabii ki bu konularda yöneticilerin bilgi sahibi olmaları bir takım yanlışların daha az yapılmasını sağlar. Bu bizi memnun eder. Bizim amacımız ihtilafın çoğalması değil ki, bizim amacımız ihtilafın azalması. Son toplantıda tam 28 tane dosya vardı önümüzde. Mesela zannediyorlar ki sadece Trabzonspor-Sivasspor maçının dosyası vardı toplantıda. 5.5 saat toplantı yaptık ya. Bizim o gün 32 tane dosyamız vardı. Bizim için kulüp önemli değil. A kulübü, B kulübü vardır, X şahıs vardır. Biz hukuk ne gerektiriyorsa araştırırız inceleriz, dinleriz ona göre bir karar veririz. Bazen küçük bir takımın dosyası çok büyük vaktimizi alabilir ama biz bundan gocunmayız. Bizim için hepsi aynı çünkü. Bazen 3 saat tartışma yapıyoruz, sonuca varamıyoruz. Konuyu bir dahaki toplantıya bırakıyoruz, herkes dosyanın örneğini alıyor, gidiyor dersini çalışıyor, araştırıyor. Yani biz bu kadar çok bu işe ciddi yaklaşıyoruz. Benim bütün arkadaşlarım bu özveri içindeler. Bunu rahatlıkla söylerim size.
-Süper Lig kulüplerindeki yöneticilerin çizmiş olduğunuz bu tablosu Türk futbolu adına endişe verici değil mi?
Tabii ki bu konularda yöneticilerin bilgi sahibi olmaları bir takım yanlışların daha az yapılmasını sağlar. Bu bizi memnun eder. Bizim amacımız ihtilafın çoğalması değil ki, bizim amacımız ihtilafın azalması. Son toplantıda tam 28 tane dosya vardı önümüzde. Mesela zannediyorlar ki sadece Trabzonspor-Sivasspor maçının dosyası vardı toplantıda. 5.5 saat toplantı yaptık ya. Bizim o gün 32 tane dosyamız vardı. Bizim için kulüp önemli değil. A kulübü, B kulübü vardır, X şahıs vardır. Biz hukuk ne gerektiriyorsa araştırırız inceleriz, dinleriz ona göre bir karar veririz. Bazen küçük bir takımın dosyası çok büyük vaktimizi alabilir ama biz bundan gocunmayız. Bizim için hepsi aynı çünkü. Bazen 3 saat tartışma yapıyoruz, sonuca varamıyoruz. Konuyu bir dahaki toplantıya bırakıyoruz, herkes dosyanın örneğini alıyor, gidiyor dersini çalışıyor, araştırıyor. Yani biz bu kadar çok bu işe ciddi yaklaşıyoruz. Benim bütün arkadaşlarım bu özveri içindeler. Bunu rahatlıkla söylerim size.
-Bu kadar yoğun eleştiriler alırken bir an gelip yeter artık bu iş yapılmaz dediğiniz oluyor mu?
Biz çalışmalarımızdan hiç gocunmayaız. Biz bu görevi severek yapan insanlarız. Sporu sevdiğimiz için yapan inanlarız. Doğruyu bulmak için sporda bu işi birilerinin yapması lazım ve benim arkadaşlarımın hepsi de bu işin içinde uzun zamandır yoğrulmuş, sporu bilen, sporun içinde yaşayan arkadaşlar. Bizim için öyle bir gocunma sözkonusu dahi olamz.
Biz çalışmalarımızdan hiç gocunmayaız. Biz bu görevi severek yapan insanlarız. Sporu sevdiğimiz için yapan inanlarız. Doğruyu bulmak için sporda bu işi birilerinin yapması lazım ve benim arkadaşlarımın hepsi de bu işin içinde uzun zamandır yoğrulmuş, sporu bilen, sporun içinde yaşayan arkadaşlar. Bizim için öyle bir gocunma sözkonusu dahi olamz.
“HALUK ULUSOY’U ÇOCUKLUĞUNDAN TANIRIM”
-TFF Başkanı Sayın Haluk Ulusoy ile arkadaşlığınız, dostluğunuz kaç yıla dayanıyor?
Ben Ulusoy’u çocukluğundan beri tanırım. Ama o zamanlar çok yakın dostluğumuz yoktu. Şenes Erzik federasyonunda ben görev yaparken kendisi Yönetim Kurulu üyesiydi. O zamandan da çok iyi tanışırız. Ama başkan olduktan sonra çok yakın işbirliğimiz olmuştur. Ben Haluk Ulusoy’u çok severim. Çok mert, sözününe çok sadık ve insanına sahip çıkan bir adamdır. Benim Haluk Ulusoy’a karşı özel bir saygım bir sempatim vardır. Ama bu bizim aramızdaki sporla ilgili işlerde hiç bir şekilde farklı bir sonuç yaratmaz. O bana gereken saygıyı sevgiyi gösterir, ben ona gereken saygıyı sevgiyi gösteririm. Hiçbir şekilde Haluk Ulusoy’un “Şu dosya şöyle olabilir mi?” şeklinde gibi bir ricası olmamıştır.
-TFF Başkanı Sayın Haluk Ulusoy ile arkadaşlığınız, dostluğunuz kaç yıla dayanıyor?
Ben Ulusoy’u çocukluğundan beri tanırım. Ama o zamanlar çok yakın dostluğumuz yoktu. Şenes Erzik federasyonunda ben görev yaparken kendisi Yönetim Kurulu üyesiydi. O zamandan da çok iyi tanışırız. Ama başkan olduktan sonra çok yakın işbirliğimiz olmuştur. Ben Haluk Ulusoy’u çok severim. Çok mert, sözününe çok sadık ve insanına sahip çıkan bir adamdır. Benim Haluk Ulusoy’a karşı özel bir saygım bir sempatim vardır. Ama bu bizim aramızdaki sporla ilgili işlerde hiç bir şekilde farklı bir sonuç yaratmaz. O bana gereken saygıyı sevgiyi gösterir, ben ona gereken saygıyı sevgiyi gösteririm. Hiçbir şekilde Haluk Ulusoy’un “Şu dosya şöyle olabilir mi?” şeklinde gibi bir ricası olmamıştır.
“İŞİME KARIŞMAK KİMSENİN HADDİ DEĞİL”
-Niye peki?
Yapmaz. Ulusoy’un hukuka saygısı büyüktür. Ve de yapmaması gerektiğini gayet iyi bilir.
-Niye peki?
Yapmaz. Ulusoy’un hukuka saygısı büyüktür. Ve de yapmaması gerektiğini gayet iyi bilir.
-Yani bir başkan, Tahkim Kurulu başkanıyla bu tür fikir alışverişlerine giremez mi, düşüncesini söyleyemez mi? Ya da bir yakınıyla haber göndermez mi?
Hayır efendim, başkasının hiç haddi değil.
Hayır efendim, başkasının hiç haddi değil.
“ULUSOY HİÇ SERZENİŞTE BULUNMADI”
-Sayın Haluk Ulusoy’un Galatasaraylı olduğu söylenir hep. Siz de Galatasaraylısınız. Yakınlığınızın Galatasaraylılıkla bir ilgisi var mı?
Hiçbir ilgisi yok Galatasaraylılıkla. Sadece benim Haluk Ulusoy ile dostluğum 1992’den sonra yakın bir şekilde başlamıştır, ama daha evvelden tanırdım. Ondan sonra da 97’de başkan olduğu zaman dostluğumuz çok iyi bir noktaya gelmiştir. Biz Yönetim Kurulu’nun bir çok kararını bozduk, bana bugüne kadar en ufak bir serzenişte bulunmamıştır. “Abi ya böyle bir karar verilir mi bizi yaktın” diye bir şey asla söylememiştir, söylemez de, bana söylemez.
-Sayın Haluk Ulusoy’un Galatasaraylı olduğu söylenir hep. Siz de Galatasaraylısınız. Yakınlığınızın Galatasaraylılıkla bir ilgisi var mı?
Hiçbir ilgisi yok Galatasaraylılıkla. Sadece benim Haluk Ulusoy ile dostluğum 1992’den sonra yakın bir şekilde başlamıştır, ama daha evvelden tanırdım. Ondan sonra da 97’de başkan olduğu zaman dostluğumuz çok iyi bir noktaya gelmiştir. Biz Yönetim Kurulu’nun bir çok kararını bozduk, bana bugüne kadar en ufak bir serzenişte bulunmamıştır. “Abi ya böyle bir karar verilir mi bizi yaktın” diye bir şey asla söylememiştir, söylemez de, bana söylemez.
-Bana göre insanlar kendi aralarında sohbetlerde bunu birbirlerine söyleyebilirler. Hele ki dostlarsa.
İş başka dostluk başka.
İş başka dostluk başka.
Röportajımızın bu esnasında Türker Arslan, Cem Kurel’e dönüp Erdem Erol için “Bak nasıl gırtlağımı sıkıyor, farkındasın değil mi” deyip başlıyor gülmeye ve devam ediyor:
“Haluk Ulusoy ile ilgili herhangi bir şey söylemem söz konusu değil. Çünkü hakikaten çok iyi bir insan, çok dürüst bir insan.
-Sizinle bir röportajımızda “Evet Türkiye’de şike var” demiştiniz ve bu olay olmuştu. Peki alt liglerde şikeler ispat ediliyor da, Süper Lig’de var olduğu iddia edilen şikeler niye hiç ispat edilemiyor?
Bu konuda benim somut bir şey söylemem mümkün değil.
Bu konuda benim somut bir şey söylemem mümkün değil.
-Hukukta delil yetersizliği diye bir şey vardır. Şike yapıldığı hissedilse bile delil yetersizliği dolayısıyla mı böyle bir durum var acaba?
Şimdi hukukta varsayımlarla hareket edemezsiniz. Hukukta somut belgelerle bilgilerle hareket edersiniz. O nedenle eğer 2. Lig’deki 3. Lig’deki, Amatör Lig’deki bir maçla ilgili şike iddiası varsa ve bu konuda da herhangibir bilgi varsa buna itibar etmek zorundasınız. Benim için Amatör kümedekiyle Süper Lig’deki şike iddiası arasında bir fark yok. Ama böyle bir şey gelmemişse, çünkü böyle olaylarda bir takım aşamalar var. TFF Yönetim Kurulu, Şike Tahkik Kurulu’nu oluşturuyor. O kurul ön incelemeyi yapıyor, raporunu TFF Yönetim Kurulu’na veriyor. Yönetim Kurulu bir karar alıyor ve ondan sonra bize geliyor. Yani çok aşamalardan sonra bize geliyor. Şimdi o aşamalarda eğer bir karar yok ise bizim de yapacak fazla bir şeyimiz yok. Ama şike öyle bir olayki fair play ruhuna, sporun ruhuna tamamen aykırı, ahlak kurallarına aykırı bir olay.
Şimdi hukukta varsayımlarla hareket edemezsiniz. Hukukta somut belgelerle bilgilerle hareket edersiniz. O nedenle eğer 2. Lig’deki 3. Lig’deki, Amatör Lig’deki bir maçla ilgili şike iddiası varsa ve bu konuda da herhangibir bilgi varsa buna itibar etmek zorundasınız. Benim için Amatör kümedekiyle Süper Lig’deki şike iddiası arasında bir fark yok. Ama böyle bir şey gelmemişse, çünkü böyle olaylarda bir takım aşamalar var. TFF Yönetim Kurulu, Şike Tahkik Kurulu’nu oluşturuyor. O kurul ön incelemeyi yapıyor, raporunu TFF Yönetim Kurulu’na veriyor. Yönetim Kurulu bir karar alıyor ve ondan sonra bize geliyor. Yani çok aşamalardan sonra bize geliyor. Şimdi o aşamalarda eğer bir karar yok ise bizim de yapacak fazla bir şeyimiz yok. Ama şike öyle bir olayki fair play ruhuna, sporun ruhuna tamamen aykırı, ahlak kurallarına aykırı bir olay.