Kayseri maçında görüldü ki, Fenerbahçe oynadığı futbolla şampiyonluk havasına dönmüş.
Maçtan önce futbolcuların taraftarlara “Biz inandık, sizde inanın” pankartı yürektenmiş.
Önce onlar inanmışlar.
Maçtan önce futbolcuların taraftarlara “Biz inandık, sizde inanın” pankartı yürektenmiş.
Önce onlar inanmışlar.
Dün de “Kazanmayı arzulayan üst düzey futboldan” sonra taraftarlar da inandı.
Futbol adına kazanmak için her şeyi yaptılar.
Presten tutun, mücadeleye... Ayağa tek toptan, çabuk oynamaya kadar inançlı futbol adına bütün güzellikleri yaptılar.
Kayseri gibi dişli takıma pozisyon vermediler.
Takım oyununu en üst düzeyde oynadılar.
Ama ben bu maçta Özer ile Gökhan Gönül’ü ayrı yere koymak istiyorum.
Hep Fenerbahçe’nin kanadı yok diyorduk.
Kayseri maçında bu ikili “kanat takmış” benim diyen kanat oyuncularından daha güzeldi.
Gökhan müthiş kanat bindirmeleri yaptı. Mücadele etti, topu kaybettiği an geriye dönüşünde attığı deparları, kademeye girişleri bugün Türkiye’de yapacak oyuncu yok.
Ya Özer!
Omzundan sakat olmasına rağmen takımı ateşleyen sahada en çok koşan oyuncuydu.
Bu tempolu, hırslı Özer Fenerbahçe’nin gücüne güç kattı. Kayseri’nin sağ tarafını hallaç pamuğu gibi attı.
Sağ kanatta Topuz da iyi oynayınca, Alex’i kimse aramadı.
Selçuk’un da hakkını yemeyelim.
O topu ayağına aldığı vakit geriye dönen, rakibe kaptıran Selçuk gitmiş, yerine top kazanan, hücuma çıkan, Emre ile birlikte arkadaşlarını ileriye zorlayan mükemmel bir Selçuk gelmiş.
Fenerbahçe’nin de en büyük kazancı, göbekte oynayan bu ikili.
Emre ile Selçuk iyi olunca, karşısındaki takıma oyun kurma şansı vermeyince hem defans rahatlıyor, hem de hücumcular.
Bu maç 1-0 bitseydi, Alex’in ofsayt pozisyonunda olduğu gol çok konuşulurdu. Lugano hem hakemi hem de Fenerbahçe’yi rahatlattı.
Maçtan sonra, stattan çıkan taraftarlar baktım. Oynanan futboldan o kadar memnunlar ki, “Bizde inandık derken, 31 haftada bu iş biter” bile demeye başlamışlar.