Can Bartu, uçakta Emre ile sohbet ederken, 'Çok yan pas yapıyorsun, dikine oyna, kaleye şut at.. Sen çok özel futbolcusun' dedi.
Rıdvan araya girerek Emre'ye, geçen sezon kaç gol attığını sordu..'2' cevabını alınca da 'Böyle oynarsan sekizden aşağı gol atmazsın..' dedi..
Maçta baktım..
Emre dikine oynadı..Golü de attı..
Bir gün önce idmanı izlerken herkesin gözü Stoch'un üzerindeydi.. Rıdvan Dilmen, 'Benden de, Tuncay'dan da iyi futbolcu' itirafında bulundu..
Abdullah Kığılı, en çok Stoch'un formasının yok sattığını söyledi..
Maça baktım..
Sahada koşan, ne yapmak istediğini bilen oyuncuydu..Golünü de atı.
Takımın gerçek golcüsü olmadığı için gol atma görevini yüklediği orta sahada hücum organizasyonlarında elinden geleni yaptı..
Peki diğerleri!
Gökhan Gönül ile Lugano çok arandı..
Çünkü bu maçta Fenerbahçe'nin en yumuşak karnı Önder ile Kazım'ın bulunduğu sağ kanattı.
Özellikle Kazım tam bir saatli bomba..
Ne adam kovaladı ne de ayağındaki topu doğru dürüst arkadaşına pas olarak verebildi.
Kaptırdığı topları bile kovalamadı..
Laubaliliğinden, şımarıklığından kırmızı kartı gördü. Arkadaşlarını sahada on kişi bıraktı..
Doğrusu merak ediyorum; bu takım bu futbolcuya güvenip şampiyonluk yarışına nasıl girecek?
Esasında bir gün önce idmanın bitmesine iki dakika kala İlhan'ın sakatlanması, takımın bütün oyun kurgusunu bozdu..
Zorunluluktan Önder beke, Bekir'de stopere çekildi.
Yoksa Önder, kulübede oturacaktı..
En azından Gökhan Gönül olsa sağ kanat çökmezdi.. Lugano olsa yan toplardan yenilen gole izin vermezdi..
Alex içinde bir şey söyleyeyim..
Sahada var mı yok mu hiç belli değil..Nerede takımı ateşleyen, topu ayağına aldığı vakit pozisyonlar üreten Alex..? Hiçbir şey oynamadı..
Böyle giderse zor oynar.
Aykut Kocaman, seksen dakika nasıl tahammül etti bilmiyorum.
Fenerbahçe ikinci yarıda tamamen defansa çekilerek galibiyeti korumak istedi. Ancak Selçuk'un penaltısı skoru 2-2 yaptı.
Rıdvan araya girerek Emre'ye, geçen sezon kaç gol attığını sordu..'2' cevabını alınca da 'Böyle oynarsan sekizden aşağı gol atmazsın..' dedi..
Maçta baktım..
Emre dikine oynadı..Golü de attı..
Bir gün önce idmanı izlerken herkesin gözü Stoch'un üzerindeydi.. Rıdvan Dilmen, 'Benden de, Tuncay'dan da iyi futbolcu' itirafında bulundu..
Abdullah Kığılı, en çok Stoch'un formasının yok sattığını söyledi..
Maça baktım..
Sahada koşan, ne yapmak istediğini bilen oyuncuydu..Golünü de atı.
Takımın gerçek golcüsü olmadığı için gol atma görevini yüklediği orta sahada hücum organizasyonlarında elinden geleni yaptı..
Peki diğerleri!
Gökhan Gönül ile Lugano çok arandı..
Çünkü bu maçta Fenerbahçe'nin en yumuşak karnı Önder ile Kazım'ın bulunduğu sağ kanattı.
Özellikle Kazım tam bir saatli bomba..
Ne adam kovaladı ne de ayağındaki topu doğru dürüst arkadaşına pas olarak verebildi.
Kaptırdığı topları bile kovalamadı..
Laubaliliğinden, şımarıklığından kırmızı kartı gördü. Arkadaşlarını sahada on kişi bıraktı..
Doğrusu merak ediyorum; bu takım bu futbolcuya güvenip şampiyonluk yarışına nasıl girecek?
Esasında bir gün önce idmanın bitmesine iki dakika kala İlhan'ın sakatlanması, takımın bütün oyun kurgusunu bozdu..
Zorunluluktan Önder beke, Bekir'de stopere çekildi.
Yoksa Önder, kulübede oturacaktı..
En azından Gökhan Gönül olsa sağ kanat çökmezdi.. Lugano olsa yan toplardan yenilen gole izin vermezdi..
Alex içinde bir şey söyleyeyim..
Sahada var mı yok mu hiç belli değil..Nerede takımı ateşleyen, topu ayağına aldığı vakit pozisyonlar üreten Alex..? Hiçbir şey oynamadı..
Böyle giderse zor oynar.
Aykut Kocaman, seksen dakika nasıl tahammül etti bilmiyorum.
Fenerbahçe ikinci yarıda tamamen defansa çekilerek galibiyeti korumak istedi. Ancak Selçuk'un penaltısı skoru 2-2 yaptı.
Fenerbahçe İstanbul da tur atlar. Çünkü Lugano, Gökhan, Dia hatta Özer'in bile o maçta oynayacak olmaları tur şansını artıracak. Tur atlamak önemli ama takım içindeki saatli bombalar ne olacak. İşte sorun burada.