Gökhan Ünal ve Mehmet Topuz: 4 büyüklerin gözdesi !.. Devlerin peşinde olduğu 2 yıldızın seneye kimde forma giyeceğini Kaysersispor Başkanına sorduk ve ilginç yanıtlar aldık.
Ligtv.com.tr'de röportajlar dizisi "Kayseri'nin Avrupai yüzü" ile sürüyor. Son 2 sezondur ligde takımların korkulu rüyası haline gelen, bu sezon UEFA Kupası’na şanssız şekilde veda eden Kayserispor'u bu noktaya taşıyan isimler, bir hafta boyunca Ligtv.com.tr'de olacak.
Kayserispor dendiğinde akla gelen ilk isimlerden ikisi hiç kuşku yok ki Gökhan Ünal ve Mehmet Topuz. Birçok büyük kulüp yönetimi ve taraftarının kendi takımlarında görmek istediği iki futbolcu hakkında basında her gün yeni bir iddia ortaya atılıyor. Peki bu iki yıldızın tapusunu elinde tutan Kayserispor Başkanı Recep Mamur bu iddialara ne diyor? Kayserispor bu noktaya nasıl geldi? Futbolumuzda yaşananlar için ne düşünüyor?
Ligtv.com.tr Haber Müdürü Erdem Erol sordu, Recep Mamur içtenlikle yanıtladı:

"YÖNETİCİLİĞE 1986'DA BAŞLADIM"
-Kayserispor, yönetimiyle, teknik kadrosuyla, takımıyla yani her anlamda istikrarı yakaladı. Bundan dolayı da bir hayli göz önündesiniz. Bir sistem kurmuşsunuz ve tıkır tıkır işliyor. Birbirinizin işinize karışmadan, kavga etmeden, müdahale etmeden bu istikrarı nasıl yakaladınız, nasıl başardınız?
Hani bir çocuk dünyaya geliyor önce emekliyor, sonra yürümeye başlıyor, sonra koşuyor. Yani yaşamak lazım. Ben bu kulüpte bazı şeyleri yaşadım. Benim ilk profesyonel yöneticiliğim 1986 yılında başladı. Dönem dönem ara verdim ama aşağı yukarı 15 yıldır Kayserispor kulübünün içinde profesyonel yöneticilik yapıyorum. Zaman içerisinde öyle hatalar yapıldı ki tabii yaptığımız hatanın hiçbir zaman peşinde olmadık, savunmadık hatamızı. Biz şunları bunları yaptık demedik, yanlış yaptığımızda hep geri adım attık. Hataları tekrarlamamaya söz verdik ve çoğundan da çok dersler aldık. Özür de dilemesini bildik. Tabii insanlar kendini yenilemeli. Ben de bu sporda kendimi yeniledim, geliştirdim. Bizim de olgun çağımız, keza Süleyman Bey öyle, o da çok tecrübeli, Sayın Sağlam Allah vergisi, Rabbim ona bir sabır sakinlik vermiş. Kimsede olmayan melake bir yüzü var. Şunu da biliyoruz ki gürültüden kavgadan kim başarılı olmuş ki biz başarılı olacağız. Bunu çok iyi bildiğimiz için rabbim böyle güzel insanları bize eş etti. Birşeyler olmuşsa birlikteliğimizden, sakin sabırlı davranmamızdan kaynaklanmış diyebilirim.
"2 TAKIMIN BİR ZARARI YOK"
-Kayseri'nin 2 takımı var ama kader zaman zaman iki takımı bazı konularda karşı karşıya getiriyor. Artık kaderin cilvesi midir nedir, kupa finali Kayseri'nin 2 takımını bir anlamda karşı karşıya getirdi. Kayseri'nin hedeflerine baktığımız zaman UEFA'ya gidebilmek için Beşiktaş'ın kupayı alması ve ligi 3. bitirmesi gerekiyor. Dolayısıyla Kayserispor hedefleri doğrultusunda Beşiktaş'ı destekledi. Zaman zaman 2 takımın yönetimleriyle ilgili sorunlar da gündeme geliyor.
Ben öncelikle sizin sorduğunuz sorunun net cevabını vereyim. Tabiiki ben mensubu olduğum Kayserispor'un öncelikle başarını isterim. İnter Toto'da, UEFA Kupası'nda, Şampiyonlar Ligi'nde Kayserispor olsun derim. Ama Erciyesspor'un da böyle bir yarşta olmasından mutluluk duyan insanların başında, şehir yöneticileri kadar, bu işi yönetenler kadar bu işin içinde ben de varım. Ki bunu kendileri bilirler. Zaten yönetim değişikliğinde benim de büyük gayretlerim vardır. Yeni yönetim oluşmasında ben de söz sahibi oldum. Erciyesspor'un başarılı olmasını isteyenler arasında bir Recep Mamur olduğunu, Kayseri şehri, Kayseri'yi yönetenler, idare edenler bilirler. Artı ekonomik anlamda 2 takım olmasının hiçbir zararı yok. Taraftarlar derneği tek taraftarlar derneği olarak her iki takımı destekliyor. Diğer illerde olduğu gibi kesinlikle kavga gürültü yok. Örnek bir birliktelik var. Bundan da keyif alıyoruz ve Kayseri adına mutluluk duyuyoruz. Kayseri'yi tanımıyorlar, Kayseri, insanlarını tanımıyorlar, iş hayatını, nüfuzunu bilmiyorlar, geçmişini bilmiyorlar, geleceğe nasıl baktığını bilmiyorlar. Kayseri sanayii şehri. Türkiye'nin en büyük organizesine sahip. 30 milyon metrekare organize sanayide şu anda 800 firma faaliyet gösteriyor. 2007 sonuna kadar bu firma sayısı 1006 olacak. Bitişiğinde 7 milyon metrekare serbest bölge var. Burada 100 firma faaliyet gösteriyor. Türkiye'nin büyük ölçüde ekonomisine katkı sağlıyor, istihdam sağlıyor. Nüfüs 1 milyonun üzerinde olmuş. Belediye hizmetleri Türkiye'ye örnek. Bir stat yapılıyor, bu sırf Büyükşehir Belediye Başkanımızın şahsi girişimleriyle meydana geldi ve Türkiye'ye model oldu. Buradan bütün vilayetler model alıyor. Bu stat 29 Ekim'de açılacak. Kayseri insanı çok çalışkandır. İşini severek yapar, devlet desteği yoktur, teşvik yoktur.
"SÜREKLİ İLK 5'İN İÇERİSİNDE OLACAĞIZ"
-Kayserispor Kulübü olarak başkan, yönetim, teknik heyet, futbolcular, hedefiniz nedir? Türkiye'de Anadolu'dan bir şampiyon çıkıcaksa herkesin ortak görüşü bu Kayserispor'dur denilmiyor. Böyle bir hedefiniz var mı? Hedefleriniz en yakından ileriye doğru sistematik şekilde nedir?
Durduk yerde Kayserispor denmez. Niye Kayserispor deniyor? Siz de yakından takip ediyorsunuz, Türkiye liglerinde kadrosunu bozmayan tek takım var. Ekonomisi düzgün, borçsuz 3-5 kulüpten birisi Kayserispor. Kadromuzu bozmadık, iyi transferler yapıp, takviye edip hedefimizi büyütmek istiyoruz. Büyük şehiriz demekle yetinmeyeceğiz, Kayserisporumuz bu ligde sürekli ilk 5' in içinde olacaktır diye düşünüyorum.
-Peki şampiyonluk...
Birden şampiyonluktan söz etmek için çok erken bence.
"TÜRKİYE'DE BAZI TAŞLAR YERİNE OTURMAMIŞ"
-Bir 5 sene, 10 sene sonrası için...
Belki o zaman bile değil. Ama bazı şeyleri görmek lazım. Görüyorsunuz bir Fenerbahçe - Beşiktaş maçı oynandı, yani neredeyse silahlar çekilecek, birbirlerine ne hakaretler söylendi. Türkiye'de bazı taşlar yerine oturmamış.
-Yani şampiyonluk yarışında olup da böyle manzaralar yaşayacağınıza olmayız daha mı iyi diyorsunuz.
Halk arasında sohbetlerde konuşuluyor, Kulüpler Birliği'ne sık sık gidiyorum birlikte olduğum kulüp yöneticileri başkanlar oluyor zaman zaman. Anadolu'dan yapmaz etmezler işte, mümkün mü Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş varken deniliyor. Lobisi falanı bilmem nesi.
"TÜRKİYE'DE DİYET ÖDENİYOR"
-Başkanlar arasında böyle mi konuşuluyor?
Başkanlar demiyeyim de yani halk içinde, spor kamuoyunda konuşulan sözler bunlar. Tabii ki Avrupa'da öyle değil. Mesela Hollanda'da AZ Alkmaar küme düşen takıma yenildi 1 golle şampiyonluktan oldu. Türkiye'de bazı diyetler ödeniyor. Bu diyetler de şunlar: işte federasyon seçimlerinde, yarışın içinde diyetler ödeniyor. Alt yapı birlikleri diye federasyonda delegeler var. Bunlar eski milli futbolcular, eski hakemlerden oluşuyor. Ben bir yerlere taş atmak istemiyorum ama Türkiye'de olan şeyler malum yani. Diyet ödeniyor. Bir takım diyetler ödeniyor. Aslında bunlar çok yanlış, bunlar olmasa çok iyi olur, futbolumuz daha da kalkınır diye düşünüyorum yani. Çünkü ben uzun yıllardır içerisindeyim bu işin.
-Hiç diyet ödemelere şahit oldunuz mu?
Tabii yani şimdi dile getirmem çok çirkin olur. Var şimdi bugün hakem furyasının içinde diyet ödenen hakemler var. Yani işte sen bana yaptın diyor ben de sana yapıyorum diyor. 3 sene hakemlik yapmamış, Levent Bıçakcı federasyonunda MHK Başkanı Sabri Çelik döneminde adam 2 yıl hakemlik yapmamış, ardından federasyon değişiyor Sayın Çulcu'nun başkanlığındaki Merkez Hakem Komitesi'nde yeniden görev almaya başlıyorlar. Bunu kendileri de biliyorlar. Ben bunu sayın Çulcu'ya da söylerim, Federasyon Başkanımızla bir araya geldiğimizde aynı dille aynı üslupla konuşurum.
"BARIŞ ŞİMŞEK KESİN TALİMATLI GELDİ"
-Kayserispor olarak Federasyon ile bir sıkıntınız sorununuz var mı?
Siyasette eskiden şöyleymiş: Biri doğarmış işte babadan doğma Halk Parti'li olarak devam edermiş. Ben CHP'liyim dermiş. Günümüzde öyle değil ki. Günümüzde kimin icraatı iyiyse, kim beğenilmezse insanlar kimin projelerini beğeniyorsa hemen o tarafta olabiliyorlar. Federasyon seçimlerid e öyle, ben bugün Haluk Ulusoy Federasyonu'nu beğenmezsen saygı duyulmalı. İlla beni karşısına aldı diye bana oy vermeyecek diye, ben zannetmiyorum Sayın Ulusoy'un böyle işler içine gireceğini ve bizi karşısına alacağını ki 2. yarı Futbol Federasyonu'ndan, yönetiminden çok memnunum. İlk yarıda değil ama 2. yarıdan çok memnunum. Bizim öyle ilk yarı ikinci yarı puan farkımız da yok yani. İstanbul'da bir Beşiktaş maçı oynadık biz. Maçın hakemi Barış Şimşek'ti. Nasıl şimşek gözlerimize çaktı şişek. Tabii açıkcası şöyle değerlendirmeler de yaptık biz, bu hakem kesin yanlı geldi yani. Açıkça bunu tereddütsüz arkadaşlarım içerisinde konuştuysam her yerde de konuşurum. Kesin talimatlı geldi ama bir Barış Şimşek'le konuştuk. Nizami golümüzü vermedi. Mesela tır kuşu çiğniyor, Serdar Kurtuluş geldi bizim oyuncumuzu çiğnedi hakem bunu görmüyor ve aynı pozisyon devamında gol oluyor. Biz bundan açıkçası şikayetçi olduk ama ikinci yarıda hiçbir şey görmedik.
"STATLARIN BİLLBOARDLARINA SATMIYORUZ DİYE YAZDIRACAĞIM"
-Anadolu'da bir takım sivrilmeye başladığı zaman futbolcularına talipler oluyor. Kimi 3 büyüklerden birine gidiyor, kimi başarılı oluyor kimi olamıyor. Defalarca Mehmet Topuz, Gökhan'la ilgili dile getirdiğiniz bir konu var. Siz satmıyoruz dedikçe, alıyoruz açıklamaları yapılıyor. Sözleşme imzalandığı haberleri çıkıyor. Şimdi bireyleri anlatamıyorsunuz çünkü bunu üstüne basa basa defalarca dile getirdiniz bu 2 futbolcuyu vermeyeceğiz diye, yoksa anlaşılmak mı istenmiyorsunuz?
Aslında ben şöyle söyleyeceğim bunu biraz da medya abartıyor. İşte bir şeyler yazacak, programlarda konuşulacak, transfer haberleri olacak. Bunların bir çoğu asılsız haberler. Bir gün bakıyoruz Gökhan 2 yıllık sözleşme imzaladı diye yazıyor, 2 gün sonra Gökhan'ın ağzından bunlar asılız haberler diye açıklamalar var. Mehmet Topuz da burada Gökhan da burada, kendilerine de sorabilirsiniz. Gökhan dün yine geldi bana, Sayın başkan ben çok memnunum, bana Kayseri'den ev aldığını söyledi. Topuz keza öyle, siz ne derseniz biz oradayız başkanım diyor. Bir de zannediyorlar ki yani Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, biz bunlara şöyle bir rakam veririz. Çünkü anadolu takımlarında bu çocuklar bedavaya oynuyor. Kesinlikle böyle değil. Onların yerli oyuncuya verdikleri verdikleri rakamın üzerinde paraları veriyoruz ve gününde son kuruşuna kadar ödüyoruz. Neler oluyor bu ödemelerde büyüklerde biliyorsunuz. Bunları söylemek etik olmuyor. Tabiiki onların sorunları bizi hiç ilgilendirmiyor. Şimdi buradasınız Mehmetle, Gökhanla röportaj yapın ve birebir kendi ağızlarından da duyun. Bunları biz burada yetiştirdik. Tabiiki önlerini de tıkamak istemiyoruz. Yazık günah yani ama ben onları ekonomik olarak tatmin ediyorum, burada mutlular. Bir gün gelip de bana burada mutsuzuz, sorunlarımız şunlar diye dile getirmediler. Onlarsız bir Kayserispor açıkcası düşünmüyorum. Benim dilimde tüy bitti. En sonunda ben dedimki, Ali Sami Yen, İnönü ve Saracoğlu statlarının olduğu yerlere billboardlara "Satmıyoruz" diye yazdıracağım. Başka türlü olmuyor yani. Ben Sayın Canaydın'la sürekli görüşüyorum, çok yakın abim, büyüğüm kendisi. Bunları çok rahatlıkla kendisiyle de konuşurum, konuşabileceğim şeyler. Benim Canaydın'a kesin olarak söylediğim tek şey şu, böyle bir şey olursa öncelik sizde olur dedim ama ben ne kesinlikle ne Topuz'u ne Gökhan'ı satmayı düşünmüyorum. Artı hedef büyütüyoruz diyoruz. Siz de söylediniz, Anadolu'dan bir şampiyon çıkacaksa dile gelen bu Kayserispor olur diye. Kayserispor bu oyuncularını satarsa nasıl olacak bu iş. Nasıl şampiyon olacak? Veya şampiyon demiyeyim de ilk 5'in içinde nasıl olacak yani.
"BEN O PARAYI 1 HAFTADA TOPLARIM"
-Siz satmıyoruz dedikçe bunu şöyle algılayanlar da var...
Pazarımı sıkıştırıyor diye. Beni tanıyanlar çok iyi bilirler, öyle 3 milyon 5 milyon euro, dolar falan ben bu parayı çıkar Kayseri'de organize sanayi bölgesinde 1 haftanın içinde çok rahat toplarım. Ben kendim sanayiciyim, benim güvenilirliğim var. Şehir bana inanmış, güvenmiş, 4 yıldır bu takımın başkanlığını yapıyorum, 15 yıldır kulübün içerisindeyim. Kayserili çok sıkıntı çekti, İstanbul'da, Avrupa'da gurbetçilerimiz, hele hele İstanbul'da Kayserililer sohbetlerde spor konuşulduğunda orayı terk ettiler. Şimdi gururla ön saflarda yer alıyorlar ve biz de bundan çok keyif alıyoruz. Önceleri çarşıda, pazarda sağda solda konuşurken hep, Kayserispor konuşulduğunda hemen oradan uzaklaşıyorlarmış şimdi lafın içine giriyorlar.
"MEHMET TOPUZ İSTANBUL'DA YAPAMAZ"
-5 milyon euroyu 1 haftada toplarım dediniz. Şimdi ben de bunun üstüne paraları yetmez diye başlık atarım.
Tabii ki, doğru... Şimdi şöyle, ben şunu da biliyorum ki ekonomik anlamda ne Gökhan ne de Mehmet Topuz yerine konmaz. Benim üzerinde durduğum değerlendirdiğim esas konu bu. Ekonomik anlamda ne alırsanız alın, kafanızdan hangi rakam geçerse geçsin, kasanıza girsin, bir daha ne Topuz, ne Gökhan bu kadronun içinde çok zor bulunur. Olmuyor, gidiyorsunuz kralını getiriyorsunuz bakın transferlere, bugün Fenerbahçe kimleri getirdi, Deividleri, Kezmanları getiriyor verimli olmuyor. Biraz önce siz de söylediniz her futbolcu her takımda aynı performansı gösteremiyor. Bunlar burada tutmuş. Topuz altyapıdan yetişmiş. Kayseri'nin çocuğu. Bizim hakkı vardı Samet Aybaba Trabzon'a götürdü. 3 ay kalamadı Trabzon'da. Topuz İstanbul'da yapamaz. Kendisi de biliyor. Mümkün değil yapamaz.
-Neden?
Çok iyi çocuk, pırıl pırıl bir çocuk ama yapamaz İstanbul'da. Yapamaz. Kendisi de biliyor yapamayacağını zaten.
"GÖKHAN HER YERDE YAPAR"
-Gökhan?
Gökhan dünyanın her yerinde yapar. Değil Türkiye Avrupa'nın her yerinde yapar.
"BEN BAŞKANSAM KESİNLİKLE SATILMAYACAKLAR"
-Yapı olarak farklılıkları mı var.
Topuz içine kapalı bir çocuk. Anadolu'da yetişmekle, İstanbul'da Ankara'da yetişmek arasında büyük farklar var yani. Yazık olur Topuz'a. Kendisi bunu çok iyi biliyor zaten ve burada da çok mutlu. Gökhan dediğim gibi İngiltere'de de dünyanın bir ucunda da yapar. Gökhan zaten mutlu olmasa sözleşme uzatır mı. 2 ay önce sözleşmesini 2009 Mayıs ayına kadar uzattık. Sözleşme falan da önemli değil mutlu olduktan sonraki çok mutlu. Bir de mali kongrede şöyle bir laf ettiler, Fenerbahçe kanadından geldi bu, bundan önceki TFF mali kongresinin 2 ay öncesinde, orada bir imza toplanmış havuzdan gelirler konusunda, bunlar çok büyük tepki gösterdiler. Niye tepki gösteriyorsun, çık derdini anlat. Fenerbahçe kanadı aynen şunu söyledi. Bunların kaydı da var zaten. TFFmali kongresinde konuşuldu bu. Biz 3 kulüp bir araya geliriz bir daha anadolu kulüplerinden futbolcu almayız. O zaman onlar görsünler dediler. Ama bugün, her gün kapımızı aşındırıyorlar. Başka türlüsü yok bunun, satmıyoruz, satmayacağız. Ben Kayserispor kulüp başkanıysam, kesinlikle satılmayacaklar.
-Bunlar takımda ve camiada sıkıntı yaratıyor mu?
Tabii ki yani beni yolda çeviriyorlar, işte bize böyle söylüyorsunuz ama bunu doğrusu gerçeği nedir diye soruyorlar. Bir de şu var. Artık Anadolu kulüpleri eskisi gibi düşünmüyorlar. Kendilerini yeniliyorlar, geliştiriyorlar. Sohbetin başında söyledim, ben de kendimi yeniledim, geliştirdim, olgunlaştım. Ekonomik anlamda ne derlerse desinler, ben maddi anlamda demiyorum kesinlikle, isterlerse benim aklımdan geçenin 10 katını versinler. Kesinlikle 2007-2008 sezonunda bu 2 futbolcu Kayserispor'da oynayacak. Bu kesin. Çok akıllılar yani. Gözden çıkardıkları futbolcuları, futbolu bırakmış insanları verecekler, üstüne de birazcık para verecekler, Kayseri'nin gözbebeklerini alacaklar. Var mı böyle bir mantık. Hiç mümkün mü ya. Olacak şey mi. Eskidenmiş bunlar. Onlar daha çok gerideler yani. Hiç olacak iş değil. Öyle canımla cicimle, İstanbul'da balıkla, sohbetle, davetlerle falan onlar geride kaldı. Günümüz insanlarında böyle birşey yok yani. Benim 7 yaşında torunum var, o kanmaz.
"KEYİF ALIYORUM"
-2 futbolcunun transferleriyle gündeme gelip bir anlamda kamuoyunda Kayserispor isminden daha fazla öne çıkmaları...
Mutlu oluruz, keyif alırız. Gelen teklifler önceden bizi rahatsız ediyordu ama şimdi rahatsız etmiyor. Mutlu oluyoruz. Bırak gelsin. Önceden açıkcası tepki gösteriyordum. Ama şimdi kesinlikle göstermiyorum, keyif alıyorum. Mutlu oluyorum öne çıkmalarından. Benim futbolcum öne çıkmış, ben keyif alırım. Ben bunun keyfini yaşıyorum, Kayseri'de keyfini yaşıyor mutlu oluyor bundan. Onlar düşünsünler. Önceleri çok tepki gösteriyorduk, Gazeteleri arıyorduk, niye böyle yapıyorsunuz, niye böyle yazıyorsunuz, satmayacağız dedik ya diyorduk. Bırakın yazsınlar, etsinler. Ben aşağıdayım, hırsız minarenin üstünde, banane ya. Konuşsun dursunlar.
"BENDEN İYİSİ ÇIKARSA ANINDA BIRAKIRIM"
-Kayserisporun hedeflerini anlattınız. Peki kendi adınıza hedefleriniz nedir?
Ben başarıya açım. Genç de değilim ama halen başarıya açım. Çalışmayı çok seviyorum, başarıyı çok istiyorum. İş hayatımda da çok gayretliyimdir. Futbolda da kesin, hedefim dedim ya biraz önce ilk 5 zaten biz 1-2 yıldır ilk 5'in içindeyiz. Bir altında olursak bizi bu şehir başarısız kılar. İnşallah ilk beşin içerisinde oluruz. Kendi hedeflerim için biraz açayım konuyu. Bileyimki Kayseri'de bizden, benden daha iyi yapacak birileri olursa hiç zorlamayız yani. Bu ayın içerisinde bir genel kurul yapacağız. Bilelimki bu işi bizden daha iyi birileri götürecek, hiç zorlamayız. Ama inanalım, bilelim yani. 3-5 arkadaşımız bir araya gelelim. Bu şehri idare eden sayın Valimiz, Belediye Başkanlarımız, organize yönetim başkanımız, İstikbal grubundan çok sevgili dostum Hacı Boydak, bilelimki, diyelimki biz, ortak bir görüş olsun falan bu işi Recep Mamur'dan bu işi daha iyi götürür dediğinde benim için hiç önemli değil. Benim için Kayseri şehrinin başarısı önemli. Anında bırakırım. Benim için başarı Kayseri'nin başarısı, Kayserispor'un başarısı. Bu şehrin isminin hep üstte olması. Bundan daha keyif alırım, daha fazla mutlu olurum.