Fenerbahçe altıda altı yapmasına rağmen ıslıklanmıştı ya...
O maçtan sonra Daum'un söyledikleri aklımda...
'Hayatında altıda altı gören mi var?'
Yani Hatice'yi bırakın, neticeye bakın.
Daum'a helal (!) olsun... Sözünün eri adam...
Moldova'da Hatice yoktu ama netice süper...
O maçtan sonra Daum'un söyledikleri aklımda...
'Hayatında altıda altı gören mi var?'
Yani Hatice'yi bırakın, neticeye bakın.
Daum'a helal (!) olsun... Sözünün eri adam...
Moldova'da Hatice yoktu ama netice süper...
Bir gol, üç puan...
Yönetim de 'İyi oynayana puan mı var' dediğine göre...
Fenerbahçe uyum içinde hedefe yürüyor...
Bakmayın Aykut Kocaman'ın ara sıra oyunbozanlık yapıp futbolu eleştirmesine...
İyi oynayıp ellerin boş kalacağına, kötü oynayıp torbayı doldurmak daha iyidir...
Üstelik bu anlayış tıkır tıkır yürüdüğüne göre sorun yok demektir...
İlk yarıda Emre'nin akıllarda kalan müthiş şutu, Kazım'ın kaçırdığı, Semih'in 'iptali' ile tartışma yaratan golü...
İkinci yarıda şahane bir Semih asisti ve her zaman olduğu gibi Alex becerisi, kalitesi ve fırsatçılığı...
Daha ne olsun...
Doksan dakikayı kurtarmaya yetmez mi?
Yetti de arttı bile...
Üstelik rakibin adının 'Sheriff', armasının 'yıldız' olduğuna bakmayın...
Mahalle bekçisi bile olamaz...
Olamaz da...
İlerleyen maçlarda, ilerleyen turlarda böyle rakipler olur mu?
Biliyoruz ki o da olamaz...
Ama biz Fenerbahçe'den Avrupa Ligi'nde finale giden maçlar, finale giden turlar bekliyoruz...
Demek ki, ya Fenerbahçe'nin etkili (!) futbolunu göremiyoruz...
Ya da çok safız...