Bir teknik adamın saygı görmesi için bunu hakedecek işler yapması lazım. Bu da çok zor bir iş sayılmaz.
Yoksa futbolculuk geçmişindeki katkıları nedeniyle sürekli bunu talep ederse herkesi bıktırır. Hagi'nin anlamak istemediği konuların başında bu var.
Hagi, bugüne kadar Galatasaray'ın başına gelmiş teknik adamların en kötüsü müdür? Bu belki aşırı bir iddia olur. En azından listeyi bir kez daha gözden geçirmek gerek. Fakat ilk 3 arasında yer alacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. İtiraz edeniniz çıkar mı?
O önce saha dışında ne yapması gerektiğini bilmiyor. Örneğin, hafta içinde yaptığı basın toplantısındaki açıklamaları yine yakınmalarla doluydu. Oysa yapması gereken bunun tam tersiydi.
En başta 'Bu maçla birlikte yükselişe geçip Galatasaray'ı layık olduğu yere taşıyacağız. Bunun için taraftarımızı da bekliyoruz' demesi gerekirdi. Çünkü bu konuşmalar işi bilen teknik adamların kozu sayılır. Bu sayede hiç değilse kombine almış olan taraftarlar maça gelirdi.
Çok daha önemlisi, bu kadar zayıf rakip karşısında takımına futbol oynatamayışı. Serkan'lı kadro, Sabri ve Neill'in ortaalanda oynama saçmalıkları, Yekta'nın dışarıda kalışı hep teknik adam fiyaskoları. Bu düzenlemelerle sizin takımınız ortaalanda top tutamaz ve oyun kuramaz hale geliyor.
Bunu yapamayınca da ilerideki üç adam boşa çıkıyor ve 8 kişi oynar gibi oluyorsunuz. Ayrıca bu durum rakipten korkuyormuş gibi bir görünümün doğmasına yol açıyor. Bazı oyuncular gerçekten korkuyor da... Bütün bunlar bizim tribünden dehşetle izlediğimiz durumlar.
Bunun yanında yürüyecek hali olmayan Baros'u merkeze koyup Stancu ile Kazım'ı gol bölgesinden uzaklaştırmak gibi bir saçmalıklar ancak Hagi'nin becerebileceği bir işler. Üstelik bu yanlışları sürekli yapıyor ve sonuçları da felaket oluyor. Yani Hagi hem bilmiyor hem de öğrenmiyor.
Durumu şöyle düşünelim: Hagi'nin ilk maçında bu takım Fenerbahçe ile berabere kaldı. Yani takımın pek de yetersiz olduğu iddia edilemezdi. Hagi ile çöküş hızlandı ve bilinen durumlar yaşandı. O hâlâ takımı bu hale kendisinin getirmediğinden sözedebiliyor. Hadi oradan efendim!
Cim Bom'un sadece devrearası transferleriyle rahatlıkla iki Bucaspor takımı kurulabilir! Üstelik konuk ekip sahaya 5 eksikle çıkmıştı. Sarı Kırmızılı takım A2 düzeyindeki rakip karşısında bile üstünlük sağlayamadı. Böyle bir durumda o hâlâ saygı beklediği sızlanmalarıyla sabırları taşırıyor.
2 Mart'taki Gaziantepspor kupa rövanşı sonrası gönderileceği yolundaki yorumları
Hagi hakaret olarak kabul etmişti. Dün akşamki perişanlıktan sonra bunu bir iltifat olarak sayması lazım. Onun teknik adamlığıyla bir yere varmak mümkün değil.
Maç mı? Kazım'ın akıllı bir pasıyla gelen gol Cim Bom'u bu sezon yaşadığı sayısız utanca bir yenisinin eklenmesini önledi, o kadar! Binbir zorlukla bulunan bir gol ve azaplar içinde tamamlanan bir maç daha! Mendy'nin boş kaleye atamadığı top sayesinde kazanılan 3 puan! Hepsi bu. Tabii isterseniz Zapata'nın gol yemediği tarihi bir maç olarak da görebilirsiniz bu rezaleti!
Allah'ım, bu işkencenin bir sonu olmayacak mı?
Hakaret mi iltifat mı?
20 Şubat 2011 12:45