Beşiktaş'ın yıldız futbolcusu Quaresma yoktu dün.
Bu nedenle Beşiktaşlılar biraz da olsa tedirgindi. Kafalarında 'Quaresma yok, acaba ne yaparız' düşüncesi vardı. Ama Beşiktaşlı futbolcular 90 dakika sonunda bu endişelerinden tamamen sıyrıldılar. Beşiktaşlı futbolcular öylesine iştahlı, öylesine arzuluydu ki bu skor normal. İki attı, üçüncüyü atmaya gitti. Üç attı, dördüncüyü atmaya gitti. Dört attı, beşi kovaladı.
Kartal adeta kanatsız oynadı dün. Çok açık söyleyeyim kadroyu gördüğümde 'Kanatsız Kartal mı olur. Bugün Beşiktaş'ın işi zor' dedim. Demek ki ben değil Schuster haklıymış.
Beşiktaş takım olarak çok iyiydi. Ama öne çıkan futbolcular da vardı.
Ben polis olsam bu Guti'yi sahtekarlıktan dolayı tutuklarım. Adam öylesine inanılmaz, şaşırtıcı paslar atıyor ki sanki bizim görmediğimiz başka gözleri var. Bakkala bakıyor, topu kasaba atıyor. Anla anlayabilirsen.
Bobo'nun kafa golünü gördüğüm anda rahmetli Metin Oktay'ı hatırladım. Metin Ağabey de böyle kafaya çıkar, havada kalır ve mermi gibi vururdu. Bobo'yu attığı gollerle, Nobre'yi attığı süper golün yanı sıra çalışkanlığı ve mücadelesiyle alkışlıyorum. İnanılmaz koştu. Her yerde o vardı.
Dün Ferrari'yi de beğendim. Golleri atanı alkışlarken, Bobo'nun attığı 1. golde İsmail'i, ikinci golde de Guti'nin inanılmaz paslarının hakkını verip alkışlamak gerekiyor.
Dün Beşiktaş'ın en iyi taraflarından biri de rakibe, hemen hemen hiç gol pozisyonu vermemesiydi ki bundan önceki maçlarda Beşiktaş bunu defalarca yapardı.
Beşiktaş'ı farklı galibiyeti nedeniyle alkışlıyorum. Ama ondan önce ve daha çok alkışlarımı Basketbol Dünya Şampiyonasında finale kalan 12 Dev Adam'a gönderiyorum.
Bu arada Schuster'i de yaptığı hamlelerden dolayı kutluyorum. Bir kutlama da maçın hakemi Kamil Abitoğlu ve yardımcılarına.
Guti'nin kaç gözü var?
12 Eylül 2010 13:38