Gol Arda'nın değil mi?
31 Ağustos 2010 12:12
GOLÜ İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN
Bu tür palavra tartışmalardan çok hoşlandığım için değil Eskişehirspor maçında Galatasaray'ın ikinci golünü kimin attığının söz götürür yanları olduğu için üzerinde durmak istiyorum.
Evet, Arda'nın vuruşunda top çizgiyi geçmedi. Eski bir Galatasaraylı olan Volkan da ona pek yaman sayılabilecek bir yardımda bulundu denilemez. Sadece kendisinin sol ayaklı oluşu ve topa gelişindeki yetersizlik yüzünden golü önleyemedi.
Tartışılacak nokta şu: Arda'nın vuruşu aslında dışarı gidiyor olsa da Volkan onu içeri çevirse sorun yok; o zaman hiç tartışmasız biçimde golü kendi kalesine atmış olacak. Fakat burada top zaten girmek üzere ve Volkan'ın müdahalesi bu yönden herhangi bir durum oluşturmuyor.
Önceki sezonlarda benzer nitelikteki gollerin Arda'nın durumundaki oyunculara yazıldığına defalarca tanıklık ettik. Bu kez de golün sahibini elbette ki hakem Kuddusi Müftüoğlu'nun raporu belirleyecek. Ancak golü kime yazdığını merak etmemek de mümkün değil.
Elbette ki bundan çok daha önemli olan Galatasaray'ın maç kazanmasıydı. Çünkü böyle durumlarda bir türlü toparlanamaz, hiç olmadık şekillerde kaybedip tepetaklak gidersiniz. Özellikle Ufuk'un yediği golden sonra durumun böyle olacağını düşünmeyen Galatasaraylı yoktu herhalde...
Bu maçta değil ama Karpaty karşılaşmasında teknik heyet doğru işler yaptı. Onun da hakkını verelim. Galatasaray'da olduğu bile unutulmuş durumdaki Aydın'ı oyuna sokup onun da gol atmış olması görmezden gelinemezdi.
Elbette ki başrollerde Hakan Balta ve Ufuk Ceylan olmak üzere bütün savunmanın akılalmaz hatasıyla Avrupa defterini erken kapattı. Pozisyonun içindeki 3 oyuncunun golü atan Karpaty'li futbolcuyu engelleyemeyişi türünden hatalar sürekli yapılıyor. Sanki karşılarında Ronaldo var da onun için bu kadar çaresizler!
Tabii geçen sezon Sabri'nin Cim Bom'dan biran önce uzaklaştırılması için ayağa kalkmış bulunan bazılarına da şimdi sormak gerekiyor: Nasılsınız, iyi misiniz? Onun yokluğu Galatasaray'ı kesinlikle perişan etti. Peki, tam işe yarayacağı dönemde Uğur'u satmak çok mu gerekliydi? Galatasaray ondan büyük para mı kazandı?
Almanya'daki FB maçında Serdar Kurtuluş'un solbek oynatılmasını çok komik bulduğumu belirtirken 'Tarihin hiçbir döneminde Galatasaray'da 10 saniye bile solbek oynaması sözkonusu olamayacak' şeklinde bir ifade kullanmıştım. Önce Karpaty maçında sonra da bu karşılaşmada oynadı Serdar. Yanıldım demek içimden gelmiyor pek. Hakan Balta'nın ne halde olduğunun üzerinde durmak daha anlamlı geliyor bana...
Lucas Neill, geçen sezon devrearasının tek isabetli transferi olarak görünmüş ama ciddi hataları da olmuştu. Özellikle Cim Bom'un yan toplardan kafa golleri yediği karelerde hiç görünmeyişi ilgi çekici. Bir de futbolu çok iyi biliyormuş gibi oynarken yaptığı akılalmaz pas hataları yıkıcı oluyor. Geçen sezon Eskişehirspor maçında böyle bir hatası golle sonuçlanmıştı. Bu kez aynı hatayı iki kez yaptı, gol olmadı ama göz tırmaladı.
Abdurrahim Albayrak'ın tribünde görünmesi, muhabir arkadaşlarımızı bundan bir haber çıkarmaya yöneltti. Normaldir ama söyledikleri gibi birşeyin olması mümkün değil. Keşke olabilse. Futbol Şube Sorumluluğu işi kurumlaşmış büyük kulüplerde komik görülüyor ve yapılmıyor ama aslında çok gerekli. Bu, ayrı bir yazı konusu.
Karpaty maçında Kuznetsov'un ikinci sarıdan atıldığını yazdım, tek düzeltme bile gelmedi, buna çok şaştım. Oysa buna benzer hatalarla ilgili olarak yağmur gibi mail yağardı. Galiba Cim Bom'un yaşattığı acı o kadar büyük oldu ki kimsenin böyle şeylere kulak asacak hali kalmadı. Yine de düzeltir, özür dilerim. Orada kartlık birşey bile yok ama Alman hakem muhteşem bir kıyak yapmış.