Türk Manchester City’si Beşiktaş’ın “galaktiko transfer politikası” en çok büyük maçlarda işe yarıyordu; bu yıl iki Stoke, birer Dinamo, Galatasaray ve Fenerbahçe karşılaşmalarında yıldızlar sırayla sahneye çıkmışlardı.
Ama bu derbi öncesi iki ihanet-iki sakatlık, Beşiktaş’ı sıradanlaştırdı; Emre sakatlandıktan sonra biraz canlanma belirtisi gösterseler de maçı kazanabilecek sihir arayışları sonuçsuz kaldı.
Büyük maça her zaman olduğu gibi büyük futbolcular tesir etti; 55 dakika oyunda kalabilen yarım Emre, o haliyle sahanın en çok isabetli pas yapan adamıydı. Alex belki on numara bir gününde değildi, ama 7-8 haftadır Gökhan’la kurdukları duran top bağlantısı çok kritik bir yerde sonuç verdi; takımının cebine 3 puanı yine Brezilyalı yaşayan efsane sıkıştırdı.
Bu duran top bağlantısına aslında biraz daha fazla odaklanmak gerek: Takımın en kısalarından Gökhan iki ayda duran topların nasıl en kritik adamı olup çıktı, gerçekten tebrik etmek lazım onu... Antep maçında ön direğe yaptığı koşular (Popov-Sosa odaklı) kontralar olarak Fener’e bedel ödetmişti. Ama Alex’le birlikte her maçta ısrar ettiler, belki boy olarak değil ama akıl-çalışma olarak rakiplerinden hep bir miktar yukarıya çıktılar ve nihayet faturayı derbide Beşiktaş’a kestiler.
Merak edilen bireysel performanslarına gelince... Golle başlayan Sow’un ilk maç için çabası da gayet iyiydi. Zaten Senegalli’nin daha çok maç kredisi var, çünkü “Güiza killer Bienvenu”nün yerini doldurmak onun klâsında bir santrfor için pek zor olmayacaktır.
Ona yakın klâsta olduğunu düşündüğümüz Mustafa’nın (takımın en golcüsü olmasına rağmen) bu yılki performansı (benim gibi onu yakından takip edenler için) hayal kırıklığı olmaya devam etti. Belli ki Mustafa, geçen yılki büyük sakatlığı sonrası kuvvet olarak eskisi gibi olmakta zorlanıyor; bu eksiklik de ilk 11 oynadığında hayal kırıklığı üretmesine neden oluyor.
Beşiktaş’ın iki bekinden Ersan’ın dönüşü olumluydu. Tanju’ysa ilk yarıda Stoch’a sadece refakat etti; ikinci devrede Hulk’u bitirdiği Rapid gününü hatırlatmaya başlamıştı ki, onu durduran değişiklik tabelası oldu!
Carvalhal’in de herhalde bugün en çok eleştirileceği konu son zamanlarda (İngiltere’de Wenger’in yaptığı gibi) ezbere oyuncu değişiklikleri yapması... Çok sempatik, çok çalışkan, çok cana yakın vs... Ama belli ki futbolda tecrübenin veya zekânın yerini sempati doldurmuyor.
Gol Alex-Gökhan’ın
06 Şubat 2012 12:18