Devre arasında Beşiktaş taraftarı Quaresma'ya iltifatlar yağdırdı. Stat, "Quaresma, Quaresma" diye inledi. Yoksa ben başka maçı mı izledim. Quaresma ilk yarının tamamında pozitif hiçbir şey yapmadı. Ve durmadan da top kaybetti. Kaybettiği topların arkasından da boş gözlerle baktı, durdu.
Bazı futbolculara fazla paye verilirse işler ters gider. Beşiktaş ilk yarıda iki gol attı. Nasıl attı ben anlayamadım. Eğrisi, doğrusuna denk geldi top Gençlerbirliği ağlarıyla kucaklaştı. İlk 45 dakikadaki oyuna bakacak olursak Beşiktaş bu skoru hak edecek hiçbir şey yapmadı. Ve de Gençlerbirliği'nin gol atacağı her an belli oluyordu.
İlk yarının kahramanı Egemen'di. Mustafa Pektemek'in attığı golde başrolü üstlendi. Ayrıca da kendi kalesinden yüzde yüz bir golü çıkardı. Havada, karada her yerde Egemen vardı. Rakibine nefes aldırmıyordu. Aynı Egemen ikinci yarıda bir çuval inciri berbat etti. Kalecisine bakmadan topu geriye yuvarladı. Bir savunma oyuncusunun yapmayacağı bir sorumsuzluğu sergiledi. Ancak sakın ha Beşiktaş'ın bu yenilgisini Egemen'in üzerine hiç kimse yıkmaya kalkışmasın. Beşiktaş takım halinde döküldü. Quaresma'sıyla, Simao'suyla, Almedia'sıyla sefilleri oynadı. Tehlike sinyalleri sürekli çalıyordu hiç aldırış etmedi. Yürüyerek oynamak istedi, peş peşe tokatlar yedi.
CARVALHAL'I ANLAMIYORUM
Carvalhal ne yapmak istiyor anlayamadım. Bugüne kadar 18 kişilik kadroya bile almadığı Mehmet Akyüz'ü yenik durumdayken sahaya sürmenin ne anlama geldiğini lütfen biri bana anlatsın. Quaresma o kadar dökülürken onlarca top kaybıyla oynarken bu futbolcuyu nasıl kenara almadı akıl sır erdirmek mümkün değil. Bu Quaresma'nın yoksa dokunulmazlığı mı var? Adam Avrupa maçlarında başrolde. Ülkemizdeki maçlarda yerlerde sürünüyor. Bu Quaresma'dan ben ümidimi kestim. Simao da asist dışında hiç yok. Holosko oyuna her girdiğinde iyi işler yapan bir oyuncu. Be kardeşim neden Holosko'yu kenarda oturtursun! Nedeni yoksa Portekizli olmaması mı?
İki farklı galibiyetten sonra sen Gençlerbirliği gibi mütevazi bir takıma üç puanı 4 gol yiyerek kaptırıyorsan toplu halde gidip 'biz bu işi beceremiyoruz' deyin olsun bitsin! Hiç değilse o taraftarlarınıza bu ızdırabı yaşatmazsınız.
Hilbert ve Ernst olmasa bu takım daha da çağdışı futbol oynar. İki Alman biraz olsun durumu kurtarmaya çalışıyor. On bir kişiye iki kişinin eli ne kadar değer.
Fenerbahçe yenilmiş, Galatasaray berabere kalmış. Sen Ankara'da iki farklı öne geçmişsin, puan olarak Fenerbahçe'yi yakalamak üzeresin ve resmen harakiri yapıyorsun. Aferin, bravo! Bu kafada giderseniz sizden ne köy olur ne de kasaba. Gençlerbirliği'ni ayakta alkışlıyorum. İki farktan sonra maçı bırakmayıp, üç puanı kazanmanın profesyonelliği nasıl özümsenmesi gerektiğinin bir göstergesidir. Aferin hepinize.
Gençler'den ders alın
07 Kasım 2011 12:18