Bursa’ya kaybedilen 2 puandan sonra şampiyonluk yolundaki en kritik virajdı... Eskişehir’in Bülent Uygun’dan sonra evindeki yenilmezlik serisini ve o müthiş seyirciyi de göz önüne alırsanız bu virajı dönmek öyle kolay da değildi.
Üstüne bir de daha maçın 8. dakikasında geriye düşünce yaşanabilecek paniği eklersek F.Bahçe’nin işinin hiç de kolay olmadığını söylemek için müneccim olmaya gerek yok.
Göbekte ikili mücadelelere girmeden sadece pas trafiğini idare eden Emre, sağ kanatta 2. yarının en kötü performansını sergileyen Topuz ve ilk kez bir arada oynayan Santos-Caner hattının tecrübesizliği F.Bahçe’nin bu maçtaki diğer olumsuz taraflarıydı...
Ama F.Bahçe’nin elinde öyle bir silah var ki, bir takıma bedel. O oynayınca, takım oynuyor. O koşunca, takım koşuyor. O direksiyonu eline alınca, takım savunması topyekün sahaya yansıyor... Eğer F.Bahçe bu sene şampiyon olacaksa kimse kusura bakmasın ama bu şampiyonluğun başrol oyuncusu da, yardımcı oyuncusu da, rejisörü de ve hatta kostümcüsü de Alex’tir.
TÜM AÇIKLARI KAPATTI
Dün F.Bahçe’nin 7 tane pozisyonu var. 3’ü gol oldu, 4’ü de inanılmaz bir biçimde kaçtı. Bu pozisyonların hepsinde Alex var. Caner’in golünü de o hazırladı, Niang’a da ‘al da at’ diyen oydu. Semih’in golündeki Gökhan’a pası olağanüstüydü.
Ters tarafa atsa Semih net bir şekilde ofsayttı. 3 tane de kaçan var ki, daha doğrusu Ivesa’nın büyük bir beceriyle çıkardıkları, onlarda da Alex var. Hani o klasikleşmiş tabir vardır ya, “Gemisini kurtaran kaptan” diye işte bu tabir dün cuk diye oturdu.
KİLİT ADAM CANER
2-1’den sonraki F.Bahçeliler için geçmek bilmeyen o çok yan paslı 70 dakikanın hatasız tamamlanmasında da Alex’in rolü olağanüstüydü. Fizik gücü yetersiz olduğu için bildiğimiz gibi oynamayan, yani ikili mücadelelere girip tempo yapmayan Emre Belözdğlu ve şaşırtıcı derecede kritik çıkışlar yapan bu yüzden de çok top kaybına neden olan Lugano’nun yüklerini de kaldırdı Alex. Tek kelimeyle muhteşemdi demek yeterli olur sanırım.
Çok uzun bir aradan sonra, buna G.Saray ve Milli Takım’daki dönemleri de dahil gerçek yerinde oynayan Caner dünün bir başka kilit oyuncusuydu. Elbette tedirginliği, buna bağlı olarak da top kayıpları çoktu. Ama kanattan oynamayı bu sezonun A planı olarak belirleyen F.Bahçe’yi dün hedefe götürmeyi becerdi. Santos ile eşleşmesinde geri dönüş sıkıntısı yaşasa da daha çok birlikte oynayarak bu sorunun ortadan kalkacağını da Ümit Karan oyuna girdikten sonra çok net gösterdi. Aykut Hoca şapkadan tavşan çıkarmadı belki ama bu çok cesur bir hamleydi, kutlamak gerek.
İhtiyaç olan hangi Topuz?
Ligin 2. yarısında Türkiye bambaşka bir Topuz izledi. Tempo yapan, dikine oynayan, zorda kalmadıkça ortaya kat etmeyen ama asıl önemlisi başını kaldırıp çevre kontrolü yapan bir Mehmet Topuz’du bu. Bu performansıyla F.Bahçe’nin asansör gibi çıkışında müthiş bir katkı sağlamıştı. Zorunluluktan ön liberoya çekildiğinde bile mükemmeldi. Oysa son Bursa ve dünkü Eskişehir maçlarında o Topuz yok. Olmayınca da F.Bahçe tek kanatla uçmaya çalışan kuş gibi oluyor.
Dün takım savunmasında vardı. Mücadele de etti. Ama takımı ileri taşıma vasfını ortaya koyamadı. Şimdi sormak lazım... F.Bahçe’nin ihtiyacı olan hangi Topuz...
Gemisini kurtaran kaptan
10 Nisan 2011 13:09