Günümüz futbolunda belirleyici olan 2 ana unsur var:
1-Hücumun bittiği anda savunmaya ne kadar kolektif başladığınız
2-Savunmada topu kapınca kolektif hücuma ne kadar efektif çıktığınız
Bu iki unsurun ne kadar belirleyici olduğu 2010 Dünya Kupası’nda da tescillenmişti: Avrupa’da bu ikisini en iyi şekilde sahaya yansıtan iki takımdan birisi Hollanda. O Hollanda ile hazırlık maçı yapmak, geleceğin milli takımını kurma; eldeki takımın futbolunu güncelleştirme, bir üst seviyeye çıkarma hedefine uygun bir tercih.
21. yüzyıl futbolu, “kramponlu Pisagor” Cruyff’un yıllar önce anlatmak istediği gibi: Aslında basit bir futbol ama zor olan onu basit oynamak. Ligimizde en basit yani en efektif oynayan takımın, Trabzonspor’un bu kadroda ağır basması son derece doğal ve Hiddinkçe bir tercih. Bu “yeni” milli takım, beraber açılıp beraber kapanmaya, hücuma açılma ve savunmaya kapanma arası süreyi minimuma indirmeye çalışıyor.
Hiddink, daha önce Güney Kore, Avustralya ve Rusya’yı benzer son model futbol ilkelerini uygulayarak ihya etti. İlk 45 dakikada da milli takımımızda nihayet Hiddink futbolundan izler gördük. En üstte saydığım günümüz futbolunun iki belirleyici ana unsurunu şimdilik 10 üzerinden 6-7 arası bir seviyede sahaya başarıyla yansıtabildik.
2010 YAZI BOŞA GEÇTİ
Keşke bu “yeni” milli takımın temelleri dün gece değil de 2010 yazında atılsaydı. Amerika’da ne idüğü belirsiz bir statta benzeri futbol oynayan hiçbir takımın 2012 grubumuzda bulunmadığı Kuzey İrlanda yerine Dünya Kupası öncesinde Hollanda ile karşılaşsaydık! Dün gece kazanmasak da en azından Azerbaycan kazasını yaşamazdık!
Gecikmiş yenilikler
18 Kasım 2010 12:59