Büyüka'nın da Lig TV'de söylediği gibi bu yıl futbolun güzelliklerini vurgulamak istediklerini, bu nedenle sadece futbol konuşacaklarını ifade eden Yanal, "Maçların analizlerini, istatistik bilgilerini, futbol ürününün değerini koruyacak güzellikleri ve futbolun en olumlu yönlerini ele alacağız.. Çok fazla istatistikle insanların kafalarını karıştırmak istemiyoruz.. Bunun yerine gerçek rakamları ortaya çıkartmak gerektiğini düşünüyoruz.. Sahada oynanan oyunun pozitif yönlerini ele alırken, futbolun güzel yüzünü ortaya çıkartmamız gerek.." dedi.
1993'den beri aralıksız teknik direktörlük yaptığını ve biraz ara vermek istediğini belirten Ersun Yanal, "Biraz ara vermem gerektiğini ve müsait olduğum bu dönemde de böyle bir hizmeti yapmamın gerekliliğini gördüm ve böyle bir karar aldım.." diye konuştu.
Gelecekte özellikle Avrupa’da bir takım çalıştırmak istediğini ve Türk futboluna hizmet eden Teknik Direktörlerin de Avrupa’ya açılmaları gerektiğini düşündüğünü söyleyen Yanal, "Türk futbolunun geleceğini nasıl görüyorsunuz?" sorusuna ise şu yanıtı verdi:
"Bir kere siyasi iradenin futbola ve dolayısıyla spora eğilmesi gerek.. Bu işler için devletin bir spor politikası olması gerekiyor.. Spor yapabilme olanaklarının sağlanması gerekiyor.. Bugün geçmişte olduğu gibi sokaklardan yetişen futbolcular göremiyoruz çünkü çocuklarımızın oyun alanlarını bir bir kısıtlıyoruz.. Mevcut eğitim sistemimiz içinde eksiklikler ve aksaklıklar var.. Örneği eğitimde spora yer yok.. Okul eğitimi ile spor entegrasyonumuz yok.. Özellikle futbolu okullara indirgememiz lazım.. Burada kulüplere de büyük görevler düşüyor.. Bölgesel kulüplerin, okullarla, bulundukları bölgelerdeki diğer kulüplerle entegrasyonun sağlanması ve alt yapıların o kulüplerin denetimine verilmesi gerekiyor.. Türkiye’de bir kere çok fazla profesyonel kulüp var.. Bence sadece Turkcell Süper Lig ve İkinci Lig’in profesyonel olması, diğer alt liglerin bölgesel ligler olarak düzenlenip, futbolun tabana yayılması lazım.. Bakın, bizim genç nüfusumuzun sayısı 11 milyon.. Bu neredeyse Belçika’nın, Yunanistan’ın, Gürcistan’nın nüfusu kadar.. Ama biz bu genç nüfustan yeterli verimi alamıyoruz.."
Yeni sezona yönelik dileklerini "Şiddetin, terörün, kavga ve kaos ortamının olmadığı, seyir zevki yüksek ve izleyenleri mutlu eden bir sezon olmasını diliyorum.." olarak sıralayan Yanal, tribün törerünün önlenmesi için ilk olarak polisin statlardan çıkması gerektiniği savunan Ersun Yanal sözlerini şöyle tamamladı:
"Polis stat dışında gereken önlemleri almakla yükümlüdür ama stat içinde hiçbir polis görev yapmaz.. Sorumluluk tamamen kulüplere aittir.. Bizde kulüplerimiz hem bu sorumluluğun altına girmemek, hem de ekonomik çıkarları nedeniyle polisin statlarda olmasına göz yumuyor.. Kısaca statlardaki sorumluluk tamamen kulüplerin sorumluluğunda olmalı ve yaşanan en ufak olayın dahi hesabını kulüp vermeli.. Olması gereken kesinlikle budur.."