“Dünya Kupası karşılaşmalarında intihar oranları düşüyor. Çünkü yalnızlık, toplumdan izole olma, bunalımı bitiyor. İnsanlar takımlarının etrafında birleşiyor, paylaşıyor. Futbol yalnız insanı intihardan kurtarıyor.”
“Futbol Asla Sadece Futbol Değildir” adlı kitabıyla futbola farklı bir bakış getiren Simon Kuper ile son kitabı “Futbolun Şifreleri”ni ve futbola dair her şeyi konuştuk. Kuper’in inanılmaz eleştirel ve aykırı bir bakış açısı var. Finans, sosyoloji, hatta matematiksel verilerle futbolu bambaşka bir gözle görüyor ve gösteriyor. Onu dinleyince gerçekten futbolun sadece futbol olmadığına inanıyorsunuz...
Evsiz bir dilenciden cumhurbaşkanına, en aptalından, en zekisine neden herkes futbol tutkunu?
Öncelikle futbol anlaması kolay bir spor. Karmaşık değil. Başka bir gerçek de ait olma duygusu. Küçük kızım Dünya Kupası’nda Hollanda’yı izlerken, kendisini hemen ait hissedip ‘bu benim takımım’ dedi. Göçmenler gibi. Büyük kente geldiğinde tutunmanın, bir yere ait hissetmenin, sosyalleşmenin, en basit, en ucuz, en eğlenceli yollarından birisi futbol.
Futbolun Şifreleri’nde ilginç tespitler var. Mesela intihar-futbol ilişkisinden söz ediyorsunuz?
Yaptığımız araştırmada, Dünya Kupası karşılaşmalarında intihar oranlarının düştüğünü tespit ettik. Çünkü yalnızlık, toplumdan izole olma, bunalımı bitiyor. İnsanlar takımlarının etrafında birleşiyor, dayanışıyor, paylaşıyor. Futbol yalnız insanı intihardan kurtarıyor.
En başarılı ülke Hollanda
Futbolda en başarılı ülke hangisi? Brezilya, Almanya, İtalya..?
Bence Hollanda. Çünkü Brezilya’nın 200 milyon nüfusu var, Hollanda 16 milyon. Ve 3 kez Dünya Kupası’nda finalde oynadı, üçünü de kazanamadı ama olsun. Bence Hollanda en yüksek futbol zekasına sahip.
2010 Dünya Kupası’nı neden İspanya kazandı?
Son 10 yıla bakın, İspanya maçların yüzde 70’ini kazanmış. Bu inanılmaz bir rakam. Birçok kişi Brezilya’nın en iyi takım olduğunu söyledi ama Brezilya hiçbir zaman bu orana ulaşamadı. Biz Dünya Kupası başladığında İspanya en iyi takım dedik. Kimin kazanacağını bilmiyorduk. İspanya hem iyi hem şanslıydı ve kazandı.
Kulüp almak Picasso tablosu almak gibidir
İşadamları, kar etmeyeceklerini bildikleri halde neden kulüp satın alır?
Zengin adamların tablo almasına benzetiyorum ben bunu. Bir adam Picasso tablosunu niye alır? Sahip olmak için, sevdiği için ya da 15 yıl sonra daha iyi bir paraya satmak için. Medya baskısı da önemlidir. İyi oyuncuyu satarsanız, Hürriyet, Milliyet yazmaya başlar; “En iyi oyuncuyu sattınız!” diye. O da daha iyi oyuncular için kesenin ağzını açar. Bu yüzden de kar edemezler. Futbol ‘business’ olarak iyi değil. Ama onun sağladığı ilişkiler business’e dönüştürülebilir.
Bazı futbolcular paylaşmaktan hoşlanır
Ribery’nin fuhuş skandalı neden bu kadar büyütüldü? Halbuki bildiğim kadarıyla bu, futbolda yaygın olan bir durum...
Hayır tam tersine. Yaygın değil son derece istisnai bence. Hatta tuhaf. Çünkü futbolcular, genç, adaleli, yakışıklı, zengin ve popüler çocuklar. Dolayısyla hayat kadını ile ilişkiye ihtiyaçları yoktur. Etraflarında istemedikleri kadar çok kadın vardır. Bunu futbolun geneline mal etmemek lazım. Bir de futbolda garip bir psikoloji vardır...
Nasıl garip?
Bazıları aynı kadını diğer futbolcularla paylaşmaktan hoşlanır. Çünkü futbolda büyük bir dayanışma, ekip ruhu ve sevgi vardır. Homoseksüaliteye kaçmayan bir sevgi ve yakınlık. Sürekli çıplaklar, soyunma odasında, duşta, sahada sürekli beraberler. Futbolda en büyük tabu homoseksüalite. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Dolayısıyla birlikte oldukları kadını paylaşma gibi eğilimleri vardır. İngiltere’de de Ribery benzeri bir skandal olmuştu. Bir kadınla 6 futbolcu birden beraber oldu. İngiliz halkı bunu iğrenç bulmuştu. Ama böyle bir eğilim var işte.
Arda ve Emre Türkiye tarzı oynuyor
Emre, Arda bir çeşit Türkiye tarzı futbol oynuyorlar. O yüzden de dışa açılamadılar.
Türkiye, problemli ama geleceği parlak olan bir ülke. Türkler bir sorun olduğunu 90’larda anladı. ‘Almanya’dan bu işi öğrenmemiz lazım’ dedi. Almanya’da yaşayan Türk futbolculara ve Alman teknik direktörlere baktı. Onları ithal etmeye başladı. İşte o zaman Türkiye’ye taktik girdi.
Kaynak: Hürriyet / Arzu Çakır Morin
"Futbol intiharı azaltır!"
11 Ağustos 2010 13:23