Seyircinin psikolojisi ile takımın ruh halinin bu kadar at başı gittiği başka bir futbol şehri göremezsiniz.
İstanbul'a asla güven duymadığı için kendi takımına güç katma kulvarında hep dayatmacı olan Trabzon seyircisi takım bu sezon ligi nerede bitirirse bitirsin haneye yazılacak müthiş başarıda ne yazık ki ne takım, ne başkan ne de teknik kadroya verdiği destek bakımından ezeli rakibinden geri kaldı. Acı ama gerçek Trabzon taraftarı futbolcusu kadar yüreğini koyamadı. Aklını ve samimiyetini veremedi bu sezon... Lig bittiğinde bu takım ikinci olursa şayet alkışlamalı ve şampiyon gibi karşılamalı... Çünkü bu takım geriden gelmeyi, öne geçtiğinde ivmesini korumayı ve hep etkilenerek yazdığımız gibi 45 dakikalık bir dilimi aynı standartta oynamayı başarmış bir takımdır.
Kupayı kaybetmiş yorgun bir takımla, şampiyonluk yarışçısı istim üzerinde ve hata yapmamaya kararlı bir takım karşı karşıya gelince kağıt üzerinde galibi maç öncesinde ilan edebilirsiniz. Trabzon seyircisinin kuşkulu hali ilk iki dakikada takımın üzerinde etkisini fena halde gösterdi. Tutuk başayıp iki gol tehlikesi yaşadılar. Her şeye rağmen bu kadar yüksek konsantrasyonun elinden kurtulmak kolay değildir. Trabzon şaşkın başladığı maçı sekizinci dakikada bitirdiyse bunu, İstanbul BB takımının olağanüstü düşük fizik kondisyonu ve kupa kaybının verdiği sıfır motivasyona borçludur. Gol sayısını beşe çıkaramadıysa sebebi tüm sezonun özetini oynayıp kolayı başaramadığı içindir. Maç 0-0 olsa ve Umut arka arkaya o iki pozisyonu golle sonuçlandıramasa tuhaf bir gerginlik sarardı şehri... Tolga'nın İbrahim'in denemelerine yaptığı yerinde kurtarışlar Umut için sigorta kartı gibiydi.
Can Arat'ın bilindik sakarlıklarından birini affetmeyen takımın işini kolaylaştıran bir başka isim Kayseri finalinde de Quaresma karşısında sıkıntı yaşayan Metin oldu.
İstanbul'da tabelanın 2-0'ı gösterdiği 30'uncu dakikada Trabzon'da adrenalin tamamen düştü, hafta sona erdi. Alex'in arka arkaya attığı 2 penaltı golü Avni Aker tribünlerinde kırıldı kırılacak eğretiliğinde duran desteğin iştahını kaçırdığı kadar, şüpheyi de tetikleyince sonrası için esas olan hasarsız devam edebilmekti. Şenol Hoca devre sonunda Burak Yılmaz'ın sarı kart görme ihtimalini düşük görünce Karabük sınavına çıkmadan ilk golü yedi. Burak Yılmaz olmadan son haftayı yönetebilmek kolay olmayacak. Daha devreyi bitirirken Trabzon gelecek haftanın stresini de yüklenmişti.
İstanbul'dan gelen üçüncü penaltı haberi Trabzon'u maçtan kopardı, seyircinin şüphesini kamçıladı. Keşke şu maçları aynı saatte oynatmayı son haftaya bırakacak olgunlukta bir futbol ülkesi olsaydık.
Trabzon Karabük'te Fenerbahçe'nin Sivas'ta yapacağından daha iyisini yaparsa gerçekten tarih yazacak.
Damalı bayrak için bir hafta daha bekleyelim...