Bir yanda tüm beklentisini lig üzerine yapan son şampiyon Beşiktaş, öte tarafta Avrupa Ligi hesabı içindeki lider G.Saray... Maçın adı da ‘lig derbisi...’ Ama sergilenen futbol salt mücadeleye dayalı. Estetik, taktik falan hak getire...
Yenilmemek üzerine yapılan ince hesaplara, taktik fauller de eklenince İnönü buluşmasında gol ya ölü toplara kalacaktı ya da pozisyon hatasına; öyle de oldu. Karşılıklı birer hata, karşılıklı birer gol... Evet, gözlerimizi kapayıp düne döndüğümüzde; önce 22 futbolcunun inanılmaz mücadelesi aklımıza geliyor. Gelgelelim, bu tip büyük maçlarda sadece koşup adam kovalamak kazanmaya yetmez...
Yenilmemek üzerine yapılan ince hesaplara, taktik fauller de eklenince İnönü buluşmasında gol ya ölü toplara kalacaktı ya da pozisyon hatasına; öyle de oldu. Karşılıklı birer hata, karşılıklı birer gol... Evet, gözlerimizi kapayıp düne döndüğümüzde; önce 22 futbolcunun inanılmaz mücadelesi aklımıza geliyor. Gelgelelim, bu tip büyük maçlarda sadece koşup adam kovalamak kazanmaya yetmez...
İşte koskoca ilkyarıyı anımsayın; G.Saray hemen hemen hiç yok. O sezon başındaki golcü takım gitmiş, 4-6-0 oynayan bir takım gelmiş. Üstelik, korku dağları beklediğinden 4’lü savunmayı Mehmet Topal’la beşlemek de işin cabası... Hatta hatta Keita ve Arda’ya bile takip görevi verilmiş! Böyle olunca da Beşiktaş doğal olarak öne çıktı. Arka arkaya attıkları kornerler çok etkiliydi ama Servet’in yerine oynayan Emre Güngör’le Avustralyalı Neill hiç hata yapmadılar. Yine de kendi alanlarında kümelenen bir takımın her pozisyonu ‘bertaraf’ etmesi olası değildi ve Mehmet’le Uğur’un kaptırdığı toplar Beşiktaş’a direkt ‘asist’ oldu. Ve bu pozisyonların en efektifinde Nobre direğe takılmasına karşın eğer ikinci topa doğru vursa ya da Holosko’nun arka direğe gönderdiği kafa şutunu Leo Franco milimetrik biçimde kurtarmasa Siyah-Beyazlılar alır götürürdü maçı...
Ama koparamamıştı Kara Kartal. Koparamayınca da ibre G.Saray’a döndü. Biraz önde oynamaya başlayıp Jo’yu sahaya süren Sarı-Kırmızılılar, rakip savunmanın dengesini de bozuyordu. Artık Keita sağdan, Arda soldan çullanıyor, araya da Elano giriyordu. Nitekim golde Jo, İ. Toraman’ı dışarı çekti, Sivok ile Ferrari’nin arası açıldı, bütünlük dağılınca Slovak libero topu sektirdi ve Arda da Rüştü’yü kapattığı köşeden avladı...
İnönü’de öne geçen G.Saray artık galibiyete çok yakın derken Arda’nın arka adalesinden sakatlanması ve oyundan sedye ile çıkışı maçın dengesini bir kez daha bozdu. Çünkü kaptansız ve lidersiz kalan Sarı-Kırmızılılar artık doğru dürüst atağa çıkamayacak, ayağına hâkim Nihat-Bobo-Yusuf da oyunu Leo Franco’nun üzerine yıkacaktı. Öyle oldu; bir, iki derken serbest atışta Arjantinli kalecinin kısa düşen topunu takip eden Sivok, ağları havalandırıp yenen goldeki hatasını affettiriyordu.
Evet, işte dünkü 1-1’in özeti de sırrı da bu... Mücadele, mücadele, mücadele, karşılıklı birer hata. Paylaşılan puanlar...
Beraberlik kime yaradı derseniz, açıkçası G.Saray’ın işine daha çok geldi. Çünkü en zor deplasmanlardan birini atlattılar. Beşiktaş ise kazanamadığı bu derbi ile şansını artık tamamen önde gidenlerin kaptıracağı puanlara bıraktı.
Ama koparamamıştı Kara Kartal. Koparamayınca da ibre G.Saray’a döndü. Biraz önde oynamaya başlayıp Jo’yu sahaya süren Sarı-Kırmızılılar, rakip savunmanın dengesini de bozuyordu. Artık Keita sağdan, Arda soldan çullanıyor, araya da Elano giriyordu. Nitekim golde Jo, İ. Toraman’ı dışarı çekti, Sivok ile Ferrari’nin arası açıldı, bütünlük dağılınca Slovak libero topu sektirdi ve Arda da Rüştü’yü kapattığı köşeden avladı...
İnönü’de öne geçen G.Saray artık galibiyete çok yakın derken Arda’nın arka adalesinden sakatlanması ve oyundan sedye ile çıkışı maçın dengesini bir kez daha bozdu. Çünkü kaptansız ve lidersiz kalan Sarı-Kırmızılılar artık doğru dürüst atağa çıkamayacak, ayağına hâkim Nihat-Bobo-Yusuf da oyunu Leo Franco’nun üzerine yıkacaktı. Öyle oldu; bir, iki derken serbest atışta Arjantinli kalecinin kısa düşen topunu takip eden Sivok, ağları havalandırıp yenen goldeki hatasını affettiriyordu.
Evet, işte dünkü 1-1’in özeti de sırrı da bu... Mücadele, mücadele, mücadele, karşılıklı birer hata. Paylaşılan puanlar...
Beraberlik kime yaradı derseniz, açıkçası G.Saray’ın işine daha çok geldi. Çünkü en zor deplasmanlardan birini atlattılar. Beşiktaş ise kazanamadığı bu derbi ile şansını artık tamamen önde gidenlerin kaptıracağı puanlara bıraktı.