Ortada olağanüstü emek veren teknik ekip ve futbolcular var. Kazanan da onlar kaybedenler de. Komploculara değil emekçilere inanırsak Türk futbolunda her şey güzel olacak
Şu sıralar tıpkı önceki sezonlarda olduğu gibi Türk Futbolu’nda komplo teorilerinin ardı arkası kesilmiyor. Ne acıdır ki bu durum futbolumuzda artık alışkanlık haline gelmiş durumda... Kuyuya taş atan deli misali, aklına esen bir tane üretip piyasaya sürüyor.
Teorisyenler işin ucunun nereye gideceğini, bu yalan-dolan işlerden kimlerin zarar göreceğini hiç düşünmüyorlar. Futbolcuların insanüstü emeklerine hiç saygı duymuyorlar. Kaos ve kargaşadan beslenen futbolumuzun karanlık güçleri düşmanlık tohumları ekiyorlar, bırakın insanları, şehirleri birbirlerine düşürüyorlar. İşin üzücü ve şaşırtıcı tarafı ise aklı başında, görmüş-geçirmiş, lider konumuna gelmiş, başkanlık yapanlar bile bu teorileri ciddiye alıyor.
Hatırlayalım geçen sezon bitime 2 hafta kala Bursa Milletvekili ve Devlet Bakanı Faruk Çelik “Bu lig şaibeli, kirli” açıklaması yapmış, hemen bir hafta sonra Bursaspor şampiyon olunca da “Yanlış anlaşıldım” diye yazılı açıklamayla durumu kurtarmaya çalışmıştı.
MAHALLE BASKISI!
O zaman da benzer çirkin söylentiler almış başını gitmişti. Hakemlerle yönelik “Kasıtlı ve taraflı düdük çalıyorlar” açıklamaları, teşvik primi söylentileri, hatır şikesi iddiaları günlük, sıradan konularmış gibi ulu orta konuşulmuştu. Elinde devlet olanağı bulunan Bakan Çelik bile araştırmak yerine komplocuların etkisi altında kalmış, onlara inanmıştı. Sadece geçen yıl mı? Gidebileceğiniz kadar geriye dönün, şampiyonluk yarışının kafa kafaya gittiği her sezon aynı çirkinliklerin sergilendiğini göreceksiniz.
Trabzonspor Asbaşkanı Nevzat Şakar çok değer verdiğim ve sağduyusuna çok güvendiğim bir spor adamıdır. Ne var ki, iki ayrı televizyon kanalına yaptığı açıklamayı işitince onun da ‘mahalle baskısı’ altında kaldığına inandım. Sevgili Şakar diyor ki, “Rakibimiz hakemler üzerinde baskı kurdu ve araya girenlerin verdiği mesajların devlet memuru olan hakemlerimizi baskı altında bıraktığını düşünüyorum. Buca maçında bunu net gördük, Gökhan Gönül topu yere vurdu 2. sarıdan atılmalıydı. Bu hafta Trabzon maçına devlet memuru Bülent Yıldırım’ın, F.Bahçe maçına da yine devlet memuru Bünyamin Gezer’in verilmesi manidardır. Başbakanın ifadeleri bu memurları etkilemiştir...”
Şakar net biçimde “Başbakan F.Bahçeli ve devlet memuru olan hakemleri etkiliyor ve F.Bahçe’nin şampiyon olması için devreye girdi” demeye getiriyor... Acaba Başbakan nasıl etkilemiştir topu topu iki tane olan memur hakemleri? Telefon mu etmiştir, yoksa aracı mı göndermiştir? Ve çok merak ediyorum Nevzat başkan bu söylediklerine kendisi ne kadar inanıyor?
ORTADA ÇABA VAR!
Bunlar Trabzon tarafı. Ve elbette F.Bahçe de farklı değil. Onlarda komplo teorileriyle yatıp, kalkıyorlar. “O takım bize çok sıktı, Trabzon’a gelince rahat oynadı” diyenler de onlar, “Bize çalınmayan penaltılar, Trabzon’a çalınıyor” diyenler de. Hakemlere baskı konusunda ellerine su dökecek yok.
Kısacası al birini vur ötekine... Oysa ortada olağanüstü emek sarfeden teknik ekip ve futbolcular var. Kazanan da kaybeden de onlar. Ekmek parası kazanıyorlar, aile geçindiriyorlar ve bunları yaparken, küfür de yiyorlar, tekme de. Ağır medya ve taraftar baskısı altında dik durmaya çalışıyorlar. Hariçten gazel okuyanların hiç anlayamayacağı ölçüde emek harcıyorlar. Lütfen her iki takımın teknik ekibi ve oyuncularına biraz olsun saygı duyalım. Komploculara inandığınızın yarısı kadar onlara inanırsanız her şey çok daha kolay olur.